Hindistan Müslümanları, Hindu milliyetçilerinin “inekleri koruma yasaları”nın kıskacında

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Hindu milliyetçisi Hindistan Halk Partisi (BJP) lideri ve Başbakan Narendra Modi’nin, Hindular için kutsal sayılan inekleri koruma amaçlı yürürlükte olan kanunları giderek sıkılaştırması, ülkedeki Müslümanlar’ı, sadece işlerini değil hayatlarını kaybetme riskiyle de karşı karşı karşıya bırakıyor. Son olarak 18 Haziran’da Uttar Pradeş eyaletinde bir Müslüman, bir ineği öldürdüğü gerekçe gösterilerek Hindularca linç edilerek öldürülmüştü.

Washington Post gazetesinin haberine göre; hükümetin, Hindular’ın üstünlüğünü savunan politikaları nedeniyle Hindistan’da yaşayan 172 milyon Müslüman, yaşamlarından giderek daha fazla endişe duyuyor.  Hindistan’da yaşayan Müslümanlar için özellikle son beş yılda hayatın çok daha zorlaştığını söyleyen yazar Nazia Erum, “son zamanlarda Müslümanlar’a karşı nefret artık vakayı adiye haline geldi ve meşruiyet kazandı” ifadelerini kullanıyor.

Üstelik Başbakan Modi ve hükümetinin “inekleri koruma yasaları”, Hindistan ekonomisine de darbe vuruyor. 4 milyar dolarla dünyanın en büyük et ihracatçısı konumunda olan Hindistan’ın bu ihraç kaleminde, Modi döneminde yüzde 15’lik küçülme yaşandı. Kanunların sıkılaştırılması ve Hindu elitlerinin vejetaryen kültürü dayatmaları nedeniyle kapanan yüzlerce mezbaha ve binlerce kasap dükkanı, özellikle çok sayıda Müslüman’ın işsiz kalmasına da yol açtı. Ancak sıkı bir vejetaryen olan Başbakan Modi bu durumdan memnun görünüyor ve Hindistan’ın et ihracının azalmasını alaycı bir şekilde “Pembe Devrim” olarak nitelendiriyor.

Screen Shot 2018-07-17 at 17.09.01

Geçen yıl Uttar Pradeş eyaletinde iktidara gelen ve Müslümanlar’a karşı nefret söylemleriyle ünlü Hindu milliyetçisi bir din adamı olan Yogi Adithyanath; eyaletteki mezbahaları kapatmış ve 50 bin kasap da kapanmak zorunda bırakılmıştı. Eyalette halen sığır taşıma işi yapmayı devam edenleri ise, polis tarafından hapse atılma ya da Hindu milliyetçileri tarafından mallarına el koyulması gibi tehlikeler bekliyor. Polisin kötü muamelesine maruz kalmak istemeyenler ise bir miktar rüşvet ödemek zorunda. Bu da nakliye masraflarını arttırıyor. Son zamanlarda yaşanan linç olayları da, kasaplık ya da sığır taşımacılığı yapan Müslümanlar’ın çoğunun işlerini bırakmasına sebep oluyor.

Screen Shot 2018-07-17 at 17.04.25

Yogi Adithyanath’ın sözcüsü Mrityunjay Kumar ise sadece mahkemelerin çevre korumayla ilgili 2015 yılında verdikleri kararları uyguladıklarını ve kayıtdışı çalışan mezbahaları kapattıklarını savunuyor. Kumar; Müslümanlar’a düşman olmadıklarını söylüyor ve buna kanıt olarak da eyaletteki 16 bin medrese ve İslami okulu modernize ettiklerini gösteriyor.

Eyalette sahibi olduğu kasap dükkanı kapatılan Yunus Qureshi ise aynı görüşte değil. “Hükümet bizi vejetaryen olmaya zorluyor, yediğimiz yemeği değiştirmek istiyor. Artık sadece Müslüman olduğumuz için cezalandırıldığımızı düşünüyoruz” diyen Qureshi, Hindular ve Müslümanlar arasındaki birbirinden giderek uzaklaşma durumunu şöyle ifade ediyor: “Vejetaryenliğe zorlamaktan daha da kötüsü, hükümetin eylemleri nedeniyle Hindu ve Müslüman köyleri arasındaki bölünme ve yalıtılmışlık daha da artması. Hükümet göreve geldiğinden beri bazı Hindular’ın, beni gördüklerinde hayatlarında ilk kez bir Müslüman gördüklerini hissediyorum”.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus