Tunus’ta 160 yıl sonra ilk kadın belediye başkanı : Suad İbrahim

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

The Washington Post’un haberine göre Suad İbrahim, Tunus’un daha önceki 32 belediye başkanından biraz farklı. Daha önceki belediye başkanları zengin ve nüfuzlu ailelerden gelirken, Suad İbrahim bulunduğu yere kendi çabasıyla gelmiş bir işkadını – diğerleri genelde siyasi atamalarla gelmişlerdi. Fakat İbrahim geçtiğimiz ay ilk defa düzenlenen belediye seçimlerinde bu pozisyona seçildi.

Ve tabi kendinden önceki bütün belediye başkanlarından farklı olarak Suad İbrahim bir kadın.

İbrahim, Arap dünyasında çok sık görülmeyen bir olayın aktörü; bir kadının seçimle üst düzey bir siyasi konuma gelmesi. Kadın haklarının diğer Kuzey Afrika ülkeleri ve Orta Doğu ülkelerinden çok daha fazla gelişmiş olduğu Tunus’ta bile, İbrahim’in yükselişi kadınlar için büyük bir atılım olarak görüldü ve toplumsal cinsiyet eşitliğine doğru atılmış umut verici bir gelişme olarak değerlendirildi.

İbrahim’in zaferi Arap dünyasındaki kadınlara karşı olan tutumun kademeli olarak değiştiğinin örneklerinden bir tanesi. Kısa bir zaman önce de Suudi kadınlarının araba kullanılmasına izin verilmişti. Tunus’un başı çekmesiyle geçtiğimiz yıl Lübnan ve Ürdün’de de tecavüz suçlularını kurbanlarıyla evlendikleri takdirde serbest bırakan yasalar kaldırıldı.

Tarafsız bir aktivist grubu Al Bawsala’nın yönetici direktörü Nesrine Jelalia; “Suad İbrahim şeytanın bacağını kırdı. Bir kadın belediye başkanı, bu 1858’den beri gerçekleşmemişti. Tunus için büyük bir adım”.

Başka yönleriyle de İbrahim değişimi temsil ediyor. Başkente ilk defa orta sınıf aileden gelme, güneyli kökleri olan bir belediye başkanı seçildi. Tunus çok uzun zamandan beri Kuzeyli, varlıklı elit kesim tarafından yönetiliyordu.

Aynı zamanda başkentin ilk İslamcı belediye başkanı, Mısır’daki Müslüman Kardeşlerden ilham alan ve bazı bölgesel güçler tarafından aşırılıkçı bazıları tarafından ise ılımlı olarak kabul edilen siyasi partinin adayı.

Müslüman Kardeşler ve şubelerinin Ortadoğu‘da genel olarak saldırı altında olduğu bir dönemde İbrahim’in yükselişi, diplomatlar ve siyaset analizcileri tarafından partisi Ennahda’nın kendisini daha ‘hoşgörülü’ bir şekilde tasvir etme çabası olarak değerlendirildi.

İbrahim ayrıca partinin diğer kadın üyelerinin çoğunluğuna da benzemiyor. Bakır renkli saçları ve modaya uygun Batılı görünümlü kıyafetleriyle İbrahim, baş örtüsü de takmıyor.

Özel bir şirkette müfettiş olarak görevli 34 yaşındaki Miriam Ben Romdhan, Suad İbrahim hakkında; “Bir kadın ve başörtüsü takmıyor, kahkahalar atıyor ve komik biri. Tunuslu kadınların bir yansıması gibi” dedi.

Kadınların erkekler tarafından genellikle aşağı olarak görüldüğü bir bölgede olmasına rağmen Tunus bu duruma istisna bir ülke olmuştur.

Ülkenin 1956’da Fransa’dan bağımsızlığını almasından sonra, anayasada cinsiyet eşitliği sağlandı. Çok eşlilik kaldırıldı ve evlilik için asgari bir yaş sınırı getirildi. Kadınlar Amerikan kadınlarından tam sekiz yıl önce boşanma hakkını ve kürtaj yaptırabilme hakkını elde ettiler. Kadınların yüksek eğitime ve genellikle erkeklerin yoğun olduğu mühendislik, askeriye gibi alanlara giriş hakları vardı. Ayrıca kendi işlerini ve bankada hesap açma haklarına da sahiptiler.

İbrahim üniversitede tıp okudu ve kampüsteki öğrenci birliğinin lideriydi. Mezun olduktan sonra bir eczacıyla evlendi ve ilaç satan küçük bir şirket kurarak iki çocuğuyla birlikte diktatörlük altındaki Tunus’ta sessiz bir hayat sürmeye başladı.

Ancak 2011 yılında hem ülkesel hem de bölgesel olarak yayılan popülist ayaklanmalarda eski öğrenci birliği yoldaşlarıyla beraber yüzbinlerce protestocuyla birlikte sokaklarda yürüdüler.

Tunus’un uzun süreli başkanı Zine-el-Abidine Ben Ali’nin sürgüne gönderilmesinden sonra, siyasi ve dini özgürlükler giderek arttı ve İbrahim, eski rejimin ezdiği siyasi eylemciler için tazminat talep etmek üzere oluşturulmaya çalışan birliğin kurulmasına yardım etti.

“Siyasi hayatım devrimden sonra başladı. İnsanlar bana üniversitedeki aktivist kişiliğimi hatırlattı. Eski günlerime dönüş gibiydi” dedi İbrahim.

2011 yılında İbrahim, Ennahda’yla bağlantılı bir biçimde meclise seçildi. Üç yıl sonra kadın sorunlarıyla ilgilenen bir grup kurdu ve kısa süre içinde televizyonda siyaset analizi yaptı.

O zamanlar parti Tunuslular tarafından muhafazakar eğilimleri ve Tunus’un ekonomik problemlerine karşı gerekli çözümleri sunamamış olması sebebiyle eleştirileri toplamıştı. Popülerliğini arttırmak için Ennahda, 2016 yılında dini siyasetten ayırdıklarını, siyasal İslam fikrini terk ettiklerini açıkladılar.

Şu an İbrahim partinin en görünür ismi.

Siyasi eğitim üzerine çalışan, sivil toplum kuruluşu Kolna Tounes’in başkanı Moez Attia, “Bu Ennahda’nın politik bir oyunu” dedi. “Ennahda var olabilmek için Tunus’taki insanların ideolojilerini ve algılarını değiştirmek zorunda”.

İbrahim partiye Tunus’taki kadınların İslamcı partilere duydukları derin korkuyu değiştirmek ve onlara olumlu bir mesaj göndermek adına katıldığını ifade etti. Aynı zamanda Ennahda’nın Tunus toplumunun doğasını değiştiremeyeceğini garanti etmek istediğini ekledi. Dinin, Tanrı ve insanlar arasında kalması gerektiğini, politika malzemesi olmaması gerektiğini söyledi.

İbrahim’in seçimlerdeki rakibinin ona yaptığı, kadın olması yüzünden camilerde gerçekleştirilecek bazı seremonilere katılamayacağı eleştirisi üzerine İbrahim seçildikten hemen sonra Tunus’un ana camisine bir ziyaret düzenledi.

İbrahim “Bir kadının camiyi ziyaret etmesinin önünde hiçbir dini veya hukuki engel yoktur” dedi.

Devrimden beri Tunus’ta kadın haklarında bir sürü gelişmeler oldu. ‘Tecavüzcüsüyle evlenme’ yasasını ilk kaldıran Arap ülkesiydi, geçtiğimiz yıl ise parlamentoda, aile içi şiddet suç eylemi olarak kabul edildi. Bundan birkaç ay sonra ise kadınlar Müslüman olmayan erkeklerle evlenme hakkı kazandı.

Fakat başka alanlarda mücadeleler hala devam ediyor. En çekişmeli olan tartışma ise kadınların miras olarak erkeklerin aldıklarının sadece yarısı kadar pay alabileceklerini söyleyen yasa hakkında. Cumhurbaşkanı El-Beci Kaid es-Sibsi yasayı yürürlükten kaldırmaya çalışıyor fakat İslami organizasyonlar bu yasayı kaldırmanın Kur’an-ı Kerim’e ve İslam hukukuna karşı olduğunu söyleyerek yasanın kaldırılmasına karşı çıkıyorlar.

Bazı kadın gruplarının desteğini arkasına alan İbrahim’den herkes aynı derecede memnun değil. Bir kadın hakları savunucusu olan Bochra Belhaj Hmida, “Benim endişem onun konumundan faydalanarak kendi fikirlerini bir gruba dayatarak bunun dışında kalanları dışlaması” diyerek endişelerini dile getirdi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus