Amerika Açık kadınlar finali sonrası yayımlanan Serena Williams karikatürüne ‘ırkçı ve cinsiyetçi’ suçlaması

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Hafta sonu yapılan finallerle sona eren Amerika Açık Tenis Turnuvası’nda Serena Williams’ın kadınlar finalinde maçında hakemle yaşadığı tartışma hâlâ gündemde. WTA’nın kurucusu eski tenisçi Billie Jean King, Williams’ın maruz kaldığı muameleyi “cinsiyetçi” olarak tanımlarken, efsane tenisçi Martina Navratilova ise Williams’ın da hatalı olduğunu ve erkek tenisçilerin benzer durumlarda tolere edilmesinin birtakım davranışları haklı çıkarmayacağını belirtmişti.

Şimdiki tartışma konusu ise final maçı sonrası Melbourne-Avustralya merkezli The Herald Sun dergisinde yayınlanan Williams karikatürü. Karikatürde Serena Williams, raketinin üstünde zıplarken betimlenirken hakem de Williams’ın rakibi Naomi Osaka’ya “Lütfen, bırak kazansın!” derken resmedilmiş.

Karikatür, yayınlandıktan sonra yazılı basın ve sosyal medyada ırkçı ve cinsiyetçi olmakla eleştirildi. Karikatürist Mark Knight ve derginin yayın yönetmeni Damon Johnston ise karikatürlerinin ırkçılıkla bir ilgisi olmadığını ve bu eleştiriyi yapanların esas meseleyi kaçırdıklarını iddia ediyor. Knight, “Bu karikatür Serena’nın korttaki kötü tavrıyla ilgili, ten rengiyle ilgili değil” dedi. Daha önce de ırkçı karikatürler çizmekle suçlanan Knight, Avustralyalı tenisçi Nick Kyrgios’un da karikatürlerini çizdiğini söyleyerek, tarafsız olduğunu söyledi. Johnston da, “Büyük bir şampiyon tüm dünyanın gözleri önünde öfke nöbeti geçiriyor. Knight da karikatüründe bunu resmetmiş. Bu karikatürün ırk ya da cinsiyetle bir ilgisi yok” diyerek karikatüristi savundu.

Aborjin kökenli Avustralyalı aktivist Shareena Clanton ise Avustralya’da bu tarz ırkçı söylemlerin, özellikle siyahlara karşı halen yaygın olduğunu söylüyor: “Bence karikatür tümüyle çirkin. Williams’ın rakibinin de beyaz olarak çizilmesi niyeti ortaya koyuyor. Zirvede olan siyah kadınlara karşı böyle yaklaşılmasına yabancı değiliz ama böyle bir karikatürün editörün onayından geçmiş olması dahi Avustralya’da medyanın durumunu gözler önüne seriyor.”

Bu yılın başında Mark Knight imzalı bir başka karikatürde, kavga eden ve kamusal alanı tahrip eden siyah gençler yer alıyor.

Knight, karikatürü “ırkçı niyetlerle” çizmediğini söylerken, diğer karikatüristler ise bunu inandırıcı bulmuyor. Karikatür ve çizgi romanlarla toplumsal cinsiyet ve feminizm çalışmaları yapan yazar Noah Berlatsky, “Irk özelliklerinin abartılarak çizilmesi karikatür tarihinde önemli bir yer tutuyor. Bu açıdan karikatürün tarihi kısmen ırkçılığın da tarihidir ve Bay Knight’ın bunu bilmemesi mümkün değil. Siz ne kadar da bunu görmezden gelip ‘Ben işimi yapıyorum’ deseniz de bu sizi ırkçı olmaktan kurtarmaz. Çalışmalarınızda bu tarihi tamamen reddedip, ırkçılığa karşı çizebilirsiniz ya da ırkçı olabilirsiniz. Bay Knight ikinci seçeneği seçmişe benziyor” diye konuştu.

Peki, Amerikan standartlarının bir Avustralyalı için uygulanması adil mi? Birçok karikatüriste göre Amerikan olmamak bir bahane değil. Irkçılık ve çizgi roman üzerine çalışmalarıyla bilinen sanatçı Ronald Wimberly’ye göre Avustralya’nın kendi sömürge geçmişi olsa da Avustralya’nın dahil olduğu Batı dünyasının ortak bir estetik tarihi var.

Wimberly konuyla ilgili kaleme aldığı yazıda şunları kaydetti: “Karikatür ve ırkçılıkla ilgili bir şeyler bilenlerin varacağı tek bir sonuç var: Mark Knight çizdiği bu karikatürde isteyerek ya da istemeyerek ırkçı çizgiler kullanmıştır. Kastının ne olduğunun bir önemi yok. O ya doğrudan ırkçı ya da dikkatsiz ve yetersiz bir karikatürist.”

Virginialı karikatürist Kindred’e göre ise mesele sadece duyarlılıkla değil kaliteyle de ilgili. Kindred, “İnsanların daha kaliteli yorum ve eleştiri yapması lazım. Irkçılık çok kolay yapılan bir eleştiri” diye konuştu.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus