Bir Nazi kızının, babasının mirası ile mücadelesi

Hilde Schramm’a Hitler’in baş mimarı ve Silahlanma Bakanı olan babası Albert Speer’den birkaç resim miras kaldı. Schramm’ın emin olduğu tek bir şey vardı, onları istemiyordu.

Bunların Yahudilerden yağmalanmadığını teyit etmesine rağmen o, resimleri başkalarının yararına kullanmak istedi. Böylece arkadaşlarıyla birlikte, resimleri satıp, elde edilen parayla Almanya’da Yahudi kadınların yaratıcı projelerine destek vermek için bir plan hazırladı.

1994’te plan, ismi “geri dönmek, geri ödemek, tazmin etmek” anlamına gelen Zurueckgeben Vakfı’nın kurulmasına vesile oldu. Schramm bu provokatif ismi, “Almanya’da Yahudilerde açılan yara konusunda bilinç yaratmak” için bilerek seçtiklerini söyledi.

Bugün Almanya’da, Nazilerin değerli sanat eserlerini ve mülkleri yağmalaması konusu hakkında yaygın bir görüş hâkim. Bunda hükümetin, yağmalanan eserlerin gerçek sahiplerini belirleyip zararın tazmin edilmesini sağlamaktaki çabasının önemli bir payı var.

Fakat şimdiye dek genellikle değerli resimler ve heykellerin tazminine yoğunlaşılırken, Schramm’ın kurduğu vakıf, Almanları evlerindeki sıradan eşyaların nereden geldiğini araştırmaları yönünde teşvik ediyor.

Evinde Suriyeli ve Afgan göçmenleri ağırladı

Proje başladığından beri yüzlerce Alman bağışta bulundu ve vakıf, 130’dan fazla Yahudi kadının projesi için toplam 500 bin euroluk fon oluşturdu. Projelerin arasında çocuk tiyatroları, sergiler, dans gösterileri, kitaplar ve filmler bulunuyor.

Eski Yeşiller milletvekili ve aynı zamanda bir eğitimci ve yazar olan 82 yaşındaki Schramm, Nazi dönemine yapılan yağmaları tazmin etmekle ilgili başka birkaç projede de yer aldı. Daha önce Berlin hükümeti tarafından hoşgörü kültürüne katkılarından ötürü Yahudi filozof Moses Mendelssohn adına verilen ödüle layık görüldü.

Ekonomik krizden sonra Yunanistan’daki projeleri desteklemek için de bir vakıf kuran Schramm, kendi evini de Afgan ve Suriyeli yedi sığınmacıya açmıştı.

“Ben çok şanslıyım. Kuşağımdan nice insanın, ailelerinin o dönemde ne yaptığı konusunda hiçbir fikri yok”

İkinci Dünya Savaşı bittiğinde Schramm dokuz yaşındaymış. Babasının Adolf Hitler ve diğer yüksek Nazi yetkilileriyle dirsek dirseğe çalıştığı zamanları görmüş fakat Holokost’tan hiçbir zaman haberi olmamış.

Savaştan sonra idam edilen ya da intihar eden diğer Nazilerin aksine babası Albert Speer, Nürenberg yargılamalarında hüküm giydikten sonra, Berlin’de 20 yıl hapis yattı. 1981’de Londra’da hayatını kaybeden Speer mahkemede ahlaki sorumluluğunu kabul etmesine rağmen Holokost’tan haberi olmadığını söylemiş, pek çok insan bunu şüpheyle karşılamıştı.

Schramm babasıyla konuşup ve ona sorular sorabilme fırsatına erişmiş. Kendisi bunu bir şans olarak görüyor:

“Bir anlamda, her zaman iyi bir durumda olduğumu düşündüm, babamın kim olduğunu ve neler yaptığını bu kadar çabuk öğrendiğim için. Benim kuşağımdan nice insanın, ailelerinin ne yaptığı konusunda hiçbir fikri yok.”

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar