Venezüela’da siyasi kriz giderek derinleşiyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Venezüela’da muhalefet lideri Juan Guaido’nun kendisini geçici devlet başkanı ilan etmesi ile artan ‘meşruiyet’ tartışmaları, ekonomik krizdeki ülkeyi daha da şiddetli bir başka krize sürükledi. ABD, Kanada, İsrail gibi pek çok ülke Maduro hükümeti yerine Guaido’yu tanırken Rusya, Çin ve Türkiye ABD’yi darbe yapmakla suçlayıp, Maduro hükümetine desteğini açıklamıştı. Avrupa Birliği ise Maduro’yu tekrar seçim yapmaya davet ederken, Maduro hükümeti ve muhalefet arasında seçim uzlaşısı olup olmayacağı veya darbenin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği gibi pek çok konu hâlâ belirsizliğini koruyor.

Venezüela Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaido, 23 Ocak’ta Venezüela halkını Devlet Başkanı Nicolas Maduro karşıtı protestolara davet etmiş ve protestolar sırasında yaptığı konuşmada “Ülkeyi diktatörlükten kurtarmak ve anayasal düzeni yeniden tesis etmek için tek seçeneğin bu olduğunu” söyleyerek kendisini geçiş dönemi geçici başkanı ilan etmişti. Ardından, Maduro hükümeti ile ilişkileri kötü olan ABD Başkanı Donald Trump tarafından, hükümet lideri olarak tanınmış ve tam destek görmüştü.

Daha önce de Maduro tarafından darbe planı yapmakla suçlanan ABD’nin bu hamlesine yönelik, Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov’dan “Askeri müdahalede bulunmama konusunda uyarıyoruz. Bu, Latin Amerika’da gözlediğimiz kalkınma modelini temelden sarsacak bir felaket senaryosuna yol açar” açıklaması geldi. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova da “Venezüela örneği, bu ülkedeki iktidarı ‘manüel olarak’ değiştiren ilerici Batı toplumunun uluslararası hukuka, egemenliğe ve içişlerine müdahale etmeme ilkesine gerçekte nasıl yaklaştığını çok açık şekilde gösteriyor” paylaşımı ile ABD’yi sert bir şekilde eleştirdi.

AB yeniden seçim çağrısında bulundu

Avrupa Birliği ise ABD yanlısı bir tutum sergileyerek, önümüzdeki bir hafta içerisinde Venezüela’da seçim kararı ilan edilmezse Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaido’yu geçici başkan olarak tanıyacağını açıkladı. AB, başkanlık seçimlerinin anayasal düzene ve uluslararası demokratik standartlara uygun özgür, şeffaf ve güvenilir biçimde yapılması çağrısında bulundu.

Maduro ise, CNN Türk’ten Cüneyt Özdemir’e verdiği röportajda “Avrupalılar bu süreçte küstahtı. Bu ültimatomu çekmeliler. Kimse bize ültimatom veremez. Venezüela Avrupa’ya bağlı değil. Güneyde olduğumuz için bize karşı olan küçümseme küstahça. Bahsettiğimiz Avrupa elitleri Avrupa halkının görüşünü yansıtmıyor. Avrupa’da birçok iyi dosta sahibiz. Avrupa’daki liderler Trump’ın ağzından çıkacak bir kelimeye bakıyorlar. Tüm Avrupa Trump’ı izliyor, özellikle de Venezüela olayında” diyerek seçimleri yenilemeyeceğini duyurdu.

ABD’nin Guadio’yu tanımasından sonra Maduro’nun ilk tepkisi, ABD ile diplomatik ilişkileri kesmek ve ABD’li diplomatların ülkeyi terk etmesini istemek olmuştu. Diplomatlara 72 saat süre tanıyan Maduro’nun bu kararı ABD tarafından tanınmamıştı. Ancak Washington daha sonra güvenlik sebebiyle personel sayısını azaltacağını açıklamıştı. Maduro ise aynı röportajında, ABD’li tüm personelin Venezüela’dan ayrıldığını açıkladı.

Rusya, Venezüela’ya asker gönderdiği iddialarını yalanladı

Reuters’ta yer alan bir haberde Rusya’nın, saldırı ihtimaline karşı Maduro’yu koruması için 400 kadar özel askeri gizlice Venezüela’ya gönderdiği iddia ediliyordu. Kremlin Sözcüsü bir televizyon programında bu iddiaları yalanladı.

Maduro ise dün, uluslararası bir ültimatoma karşı, ordunun gücünü ve kendisine olan sadakatini gösterme amaçlı bir tatbikat düzenledi.

Guaido’dan İngiltere’ye: “Maduro’nun altın transferi talebini reddedin”

Muhalefet lideri Juan Guaido, partisinin yayınladığı mektuba göre, İngiliz yetkililerden Başkan Maduro’nun İngiltere Merkez Bankası’ndaki Venezüela altın rezervlerine erişimini durdurmasını talep etti.

Bloomberg’de yer alan habere göre, Venezüela Merkez Bankası’nın, İngiltere Merkez Bankası’ndaki 8 milyar dolarlık altın rezervinden, 1.2 milyar dolarlık kısmını transfer talebi reddedildi. Habere göre bu kararda, Donald Trump ve John Bolton gibi isimlerin İngiltere üzerindeki baskıları etkili oldu.

Guaido’nun tercihi “yıpratma savaşı”  

Yeni Meclis Başkanı 35 yaşındaki Juan Guaido, Maduro’nun 10 Ocak’taki yemin töreninden bir hafta önce göreve başlayan, Chavez karşıtı (anti-Chavista) hareketin içinde yer alan bir isim. Sağ yoğunluklu Ulusal Meclis’in diyalog yanlısı birinci kanadında değil, Maduro’nun seçimle gitmeyeceğine inanan ve iktidara karşı şiddeti destekleyerek bir “yıpratma savaşı” politikası izlemeyi tercih eden ikinci grupta yer alıyor.

Guaido, ABD başta olmak üzere Kanada, Kolombiya, Peru, Ekvador, Paraguay, Brezilya, Şili, Panama, Arjantin, Kosta Rika ve Guatemala gibi ülkeler tarafından tanınmıştı. Bu gruba dün İsrail de eklendi.

Maduro’nun baskıcı bir rejimle ülkeyi ekonomik krize sürüklediği iddiasında bir kesim varken, Venezüela’da “Batı müdahalesine” karşı Madurocu bir kesim de mevcut. Aynı şekilde ABD politikalarını, Maduro’yu meclisi tanımaya veya muhalefetle uzlaşmaya zorlamak gibi daha ılımlı politikalar varken darbeyi meşrulaştırmaya çalışmakla eleştirenlerin sayısı da hayli fazla.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus