Ekonomi Tıkırında(8): Bereketli topraklar üzerinde

Ekonomi Tıkırında programının sekizinci yayınında Sedat Pişirici, Türkiye İstatistik Kurumu ile Merkez Bankası’nın resmi verilerini yorumlayarak, Türkiye’nin bereketli toprakları üzerinde hangi ekonomik sıkıntıların çekildiğini anlattı.

Yayına hazırlayan: Gamze Elvan

Orhan Kemal, Bereketli Topraklar Üzerinde adlı romanını yayınladığında yıl 1954’tü. Yazar romanda, para kazanmak umuduyla köyden ayrılıp şehre göç eden üç arkadaşın İflahsızın Yusuf’un, Köse Hasan’ın ve Pehlivan Ali’nin başından geçenleri anlatır. Orhan Kemal roman hakkında şöyle der: “Bu kitap, kendi bilgi ve görgülerim dışında bir lokma ekmek için kötü iş şartları içinde, zehir gibi bir hayat yaşayanlardan derlenmiş malzemeyle meydana gelmiştir. Yayınlanmadan önce çeşitli ırgat, usta, usta yardımcısını toplayarak bir gece sabaha kadar okudum onlara. Dinlediler, ‘Pardon’ dediler, ‘Bu kadar olur. Bütün anlattıkların doğru. Hatta eksik bile. Çukurova’nın bereketli topraklarında öyle işler olur ki aklın durur. Sana anlatsak bir değil beş roman çıkarırsın”. Romanın ilk yayınından 65 yıl sonra, bakın Türkiye’nin bereketli toprakları üzerinde neler oluyor? 

İşsizlik her geçen gün artıyor, oran yüzde 12,3. Resmî işsiz sayısı 3 milyon 981 bin ve bu veriler geçen kasım ayına ait. Ekim ayının işsizlik oranı yüzde 11,6. Ekimden kasıma işsiz sayısı 706 bin kişi arttı, daha bunun aralıkı var, ocakı var şubatı var. 

Tüketici fiyatları enflasyonu yüzde 20. Tüketici alışverişte frene bastı, perakende satış hacminde yüzde 9,2 oranında azalma var.

Üretici fiyatları enflasyonu yüzde 33. Sanayi üretimi daralıyor

Konut satışları çöktü, yıllık toplam daralma oranı yüzde 25. Banka kredili konut satışlarındaki daralma oranı ise yüzde 77,2. 

Hükümetin iç borcu 581,5 milyar lira. Memleketin dış borcu 450 milyar dolar. Buna karşılık Merkez Bankası’nda 77 milyar dolar dövizimiz, 5 milyar dolar değerinde altınımız var. 

Faizin göstergesi yüzde 18. Ticari kredinin, tüketici kredisinin, ihtiyaç kredisinin faizini varın siz hesaplayın. 

Dolar kuru 5 lira 30 kuruş ve üzerinde. Avro kuru 6 lira. İstanbul’da benzinin litresi yerine göre 6 lira 30 kuruş ve üzerinde, mazotun litresi yerine göre 6 lira ve üzerinde. Anadolu’ya giderseniz bu fiyatlar daha da yukarıda. 

Buna mukabil, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Genel Başkanı, memleketin cumhurbaşkanı, hükümetin başı Recep Tayyip Erdoğan geçen hafta Denizli mitinginde tanzim satış kuyrukları hakkında şöyle diyordu: “İki kuyruk var. Bir kuyruk yokluklar kuyruğudur, bu Cumhuriyet Halk Partisi’nin dönemlerinde rastlar. Şimdiki kuyruk yokluk kuyruğu değil, bereket kuyruğu, varlık kuyruğu”. 

İstatistiki gerçek ise bundan farklı. Devletin istatistik kuruluşu TÜİK yaşam memnuniyeti araştırmasının 2018 yılı sonuçlarını açıkladı geçen hafta. Buna göre, memlekette mutlu olduğunu beyan eden bireylerin oranı yüzde 53,4. Bu oran 2017 yılında yüzde 58’miş. Mutsuz olduğunu beyan eden bireylerin oranı ise yüzde 11,1’den yüzde 12,1’e yükselmiş. 

Kadın erkek ayrı ayrı da soruşturmuş mutluluğumuzu TÜİK. Erkeklerin mutluluk oranı 2017 yılında yüzde 53,6 iken 2018 yılında yüzde 49,6’ya gerilemiş. Kadınların 2017’de yüzde 62,4 olan mutluluk oranı ise 2018’de yüzde 57’ye düşmüş. 

Çalışma mutluluk düzeyini eğitim durumuna göre de incelemiş TÜİK: En yüksek mutluluk oranı yüzde 59’la bir okul bitirmeyenlerde görülmüş. Eğitime göre mutluluk sıralaması şöyle devam ediyor:

*Yükseköğretim mezunlarının mutluluk oranı yüzde 53,9. 

*İlköğretim veya ortaokul mezunları da mutluluk oranı yüzde 52,6. 

*İlkokul mezunlarının mutluluk oranı yüzde 52,3. 

*Lise ve dengi okul mezunlarının mutluluk oranı yüzde 51,3. 

Dikkat ettiyseniz kimse yüzde 100 mutlu değil, yüzde 90 mutlu değil hatta yüzde 80, yüzde 70, yüzde 60 bile mutlu değil. Ve başka istatistiki gerçek. TÜİK ve Merkez Bankası işbirliğiyle yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi sonuçları.

Ocak ayında 58,2 olan endeks, şubat ayında 57,8’e gerilemiş. 100 üzerinden hesaplanan bu veri, tüketicinin güvensizlik içinde olduğunu gösteriyor. Gelecek 12 aylık döneme ilişkin hanenin maddi durum beklentisi endeksinde de gerileme söz konusu. Endeks değeri ocak ayında 77,1 iken, şubat ayında 75,2’ye gerilemiş. Tüketici maddi durumunda bir iyileşme olmasını beklemiyor.

Tüketici genel ekonomik durum hakkında da umutsuz: Gelecek 12 aylık döneme ilişkin genel ekonomik durum beklentisi endeksi ocak ayında 76,5 iken, şubat ayında 75 olmuş. 

-Gelecek 12 aylık döneme ilişkin işsiz sayısı beklentisi endeksi de ocak ayında 60,9 iken şubat ayında 59 olmuş. Tüketici işsizliğin artacağına inanıyor. 

Endekste artan tek değer; tasarruf etme ihtimaline ilişkin. Ama bu değer de çok düşük: 22. Yani tüketici gelecek 12 ayda neredeyse hiç tasarruf etmeyeceğini düşünse de bu alanda ocak ayına daha iyimser. Ocak ayında 18,3 olan endeks değeri şubat ayında 22 olmuş. 

Bakınız geçen hafta çarşamba günü Türk Sanayici ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) İstanbul’da 49. genel kurulunu gerçekleştirdi. Görevi devreden Başkan Erol Bilecik veda konuşmasında genel olarak Türkiye kamuoyuna, özel olarak iş dünyasına seslenirken şunları söyledi: “Güçlüyüz demekle güçlü ülke olunmuyor. Ülkeleri güçlü yapan özgürlükler, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan haklarına saygıdır. Türkiye’nin güçlü ülkeler liginde yer alması ancak ve ancak çoğulculuk, hoşgörü, adalet, dayanışma, kadın-erkek eşitliğinin sağlanması ve çağdaş bir eğitim sistemiyle mümkündür.”

Türkiye iş dünyasının en büyük şirketlerinin, varlıklı insanların temsil eden TÜSİAD için bile öncelik özgürlükler, demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan haklarına saygı, çoğulculuk, hoşgörü, adalet, dayanışma, kadın-erkek eşitliğinin sağlanması ve çağdaş bir eğitim sistemi. 

Bilecik konuşmasında benim bu yayının başında az önce yukarıda saydıklarıma benzer ekonomik verilerden ve bunların Türkiye ekonomisi için yarattığı sıkıntılardan da söz ederek şunları söyledi: “İş dünyası olarak daima ekonomideki risklere karşı görüş ve önerilerimizi açıklıkla dile getirdik. Daha önce de söylediğimiz gibi doğru bildiğimiz yol netti. İnsan, yalnızca söylediklerinden değil, sustuklarından da sorumludur”.

Toparlarsak, Türkiye Cumhuriyeti’nin resmî istatistik kurumu diyor ki  “İnsanlarımız mutsuz, genel ekonomik durum hakkında umutsuz”. Ülkeyi 17 yıldır yöneten partinin genel başkanı tanzim satış kuyrukları hakkında diyor ki “Bu kuyruk yokluk değil bereket kuyruğu”. TÜSİAD’ın eski başkanı diyor ki “insan sustuklarından da sorumludur”. 

Peki siz ne diyorsunuz? İşsizliğin, hayat pahalılığın canını en çok sıktığı, bunların yarattığı sıkıntıyı iliklerine kadar hisseden sizsiniz. O nedenle her şeyden ve herkesten önce önemli olan sizin ne dediğiniz. Vekalet verdiklerinizin hiçbirinden daha az değerli değilsiniz ama sustukça başkaları konuşuyor. Unutmayın ki zengin de olsanız yoksul da insan yalnızca söylediklerinden değil aynı zamanda sustuklarından da sorumlu oluyor.

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar