Keşmir’de gerginlik tırmandı. Pakistan, iki Hint savaş uçağını düşürdü. Peki neden? İşte 5 soruda, yeniden alevlenen Keşmir Sorunu

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

14 Şubat’ta Keşmir’de düzenlenen intihar saldırısı, Güney Asya’nın iki nükleer gücünü karşı karşıya getirdi. İki ülkenin 1947’de ayrılarak bağımsızlaşmasından beri çetrefilli bir sorun haline dönüşen Keşmir, Hint ordusunun bugün Pakistan merkezli militanlara karşı gerçekleştirdiği hava saldırısıyla yeni sıkıntılar yaratacağa benziyor.
Hindistan, Keşmir’de ateşkes hattı yakınında, 14 Şubat’ta 45 Hindistan askerinin öldüğü saldırıyı gerçekleştiren Pakistan yanlısı Ceyş-i Muhammed grubuna ait büyük bir eğitim kampını bombaladığını açıkladı. Bu, iki ülkenin birbiriyle savaştığı 1971 yılından beri ilk hava bombardımanı.

Laurel Miller’in Crisis Group için hazırladığı analizi kısaltarak siz okuyucularımıza sunuyoruz.

1) 14 Şubat’taki Pulwama saldırısı nasıl gerçekleşti ve Hindistan buna nasıl cevap verdi?

Pakistan’da yerleşik Ceyş-i Muhammed isimli terör örgütü, 14 Şubat 2019’da Cemmu ve Keşmir bölgesinin son otuz yılda gördüğü en kanlı saldırıyı gerçekleştirdi. 45 Hint güvenlik görevlisinin hayatını kaybettiği saldırı sonrasında Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Pakistan’ı suçladı ve intikam sözü verdi. Komşu ülkeyi uluslararası sahada yalnız bırakmak için harekete geçen Modi, İslamabad’daki Hindistan Büyükelçisini çekip ekonomik yaptırım kararı aldı. Pakistan da Yeni Delhi’deki büyükelçisini çekerken Hindistan’ın suçlamalarının dayanaktan yoksun olduğunu öne sürdü. 

İki ülkenin zaten gergin ilişkileri iyiden iyiye kötüleşiyor. Hindistan’da baharda yapılacak seçimler öncesinde Modi’nin Bharatiya Janata Partisi’nin (BJP) Keşmir’deki Müslüman azınlığa yönelik baskıyı artırmasından çekiniliyor. Böylece daha fazla Keşmirli gencin bu gibi terörist gruplara yönelmesinden endişe duyuluyor.

Hindistan Başbakanı Narendra Modi


2) Pakistan Pulwama saldırısının sorumlusu mu?

Hindistan’ın suçlamalarını reddeden İslamabad hükümeti, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin yaptırım listesinde de bulunan ve Mesud Ezhar’ın yönettiği Ceyş-i Muhammed örgütünün Pakistan’da yasaklı olduğunu iddia ediyor. Ceyş-i Muhammed, Leşker-i Tayyibe/Cemaat-üd-Dava ile birlikte en önemli Hindistan karşıtı cihadcı örgüt olarak görülüyor. Pakistan, Ceyş’in 2001’de Hint Parlamentosu’na düzenlediği saldırı sonrasında örgütü yasaklamıştı. Fakat örgüt sonradan isim değiştirdi. Ülke içindeki kimi saldırılardan da (Pervez Müşerref’e Aralık 2003’te düzenlenen saldırı gibi) sorumlu olan Ceyş-i Muhammed, yine de militan toplamaya, medrese ve bağış yoluyla gelir sağlamaya devam ediyor. Pakistan yönetiminin herhangi bir bağı kanıtlanamasa da örgütün Hindistan’a yönelik saldırılarına sağladığı geçirgenlik, kasıtlı bir politika olarak görülebilir.

Ceyş-i Muhammed lideri Mesud Ezhar 

3) Keşmir’in yerli militanları Pulwama saldırısının faili miydi?

14 Şubat’taki intihar saldırısının faili Adil Ahmed Dar, saldırının gerçekleştiği alanın yakınlarındaki bir köyde yetişmiş ve Ceyş’e geçen yıl katılmış bir gençti. Ahmed’in babası, Hint askerleri oğlunu dövdükten ve aşağıladıktan sonra örgüte katıldığını söylüyor. Hindistan’ın bölgeyi militarize etmesinin, Keşmirlilerin yerli militanlarının sayısının ya da bunlara desteğin artmasında rol oynadığı düşünülüyor. BM’nin Haziran 2018 tarihli bir raporuna göre; Hint ordusuna sağlanan dokunulmazlık ve haklar, Keşmirli ayrılıkçı ve Pakistanlı cihadcı grupların militan toplamasında önemli bir etken. Yine Hint güvenlik güçlerinin 2017 ortalarından 2018’e dek süren “Topyekûn Operasyonu”nda 500 kadar insan hayatını kaybetmişti.

4) Pulwama saldırısı Yeni Delhi’nin, yönetimi altındaki Keşmir’e yönelik politikalarını nasıl etkileyecek?

45 güvenlik görevlisinin hayatını kaybettiği saldırı, ülkede zaten gergin olan Hindu-Müslüman ilişkilerini daha kötü hâle getirdi. Keşmir’de ve ülkenin geri kalanındaki Müslüman nüfus saldırılara maruz kaldı. Yaşanan gelişmelere ve intikam arzusuna rağmen, yaklaşan seçimler BJP’nin aşırılıkçı çizgisinin yumuşamasını da beraberinde getirecektir. Gelgelelim, Yeni Delhi, yerel meclisi feshettiği Kasım 2018’den bu yana Keşmir’i doğrudan yönetiyor. Keşmirli ayrılıkçılar bağımsızlık ya da Pakistan’a bağlanmayı isteyedursun, yerel meclisin feshedilmesi gibi bir adım siyasal krizi de tırmandıracak gibi görünüyor. Otonomi eksikliği, sert güvenlik önlemleriyle birleşince bölgede şiddetin artacağını öngörmek zor değil.

Pakistan Başbakanı İmran Han 


5) Pakistan, Hindistan karşıtı cihadcı gruplara desteği kesmeyi düşünecek mi?

Pakistan’ın cihadcı gruplara uzun süredir destek verme politikası, ülkede güçlü bir yere sahip olan ordunun iç ve dış kazanç ve kayıplarını yeniden hesaplamasına imkan verecektir. Hindistan, daha önce de, 2016’da gerçekleşen saldırılar sonrasında, Pakistan cihadcı gruplara desteğini bitirmezse İslamabad’la diyaloğu keseceğini söylemişti.

Başbakan Narendra Modi, “Uygun bir cevap vereceğiz, komşumuzun bizi istikrarsız hale getirmesine izin vermeyeceğiz” derken yer, zaman ve cevabın doğasına karar verme konularında inisiyatifi güvenlik güçlerine bıraktı. Pakistan Başbakanı İmran Han ise, Hindistan’ın olası bir saldırısında “anında karşılık” vermekten başka çareleri olmadığını açıklamıştı.

Artan gerilim sonrası endişelenen ABD, Pakistan’ın terörist gruplara karşı “kendi toprağında ezici operasyonlar düzenlemesi” konusunda ısrar ediyor. İslamabad’ın en yakın müttefiki olan Çin ise, Hindistan’ın BM Güvenlik Konseyi’nde Ceyş’in lideri Ezhar’ı “küresel terörist” olarak sınıflandırma çabalarına karşı koyuyor. Eğer Yeni Delhi, Kontrol Çizgisi ya da Pakistan’la sınırını aşacak bir askerî operasyon düzenlerse, bu durum nükleer güce sahip iki komşu arasında hızla tırmanacak bir savaş riskini artıracaktır.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus