Hong Kong’da yönetim halktan özür diledi ama protestolar dinmiyor: “Hâlâ öfkeliyiz! Yargı bağımsızlığını tehdit eden tasarı rafa kalksın”

Hong Kong’da suçluların Çin’e iadesini kolaylaştıracak tartışmalı yasa tasarısını protesto eden yüzbinlerce kişi bugün bir kez daha özerk bölgenin sokaklarını doldurdu.

Hong Kong en son 1997’de Çin’e devri sırasında bu kadar geniş katılımlı gösterilere sahne olmuştu. 9, 12 ve 16 Haziran’daki protestolarda katılımın her seferinde bir milyon kişi civarında olduğu tahmin ediliyor.

Çarşamba günkü gösterilerde pankart asmaya çalışırken düşüp ölen göstericinin yasını tutmak üzere siyahlar giyip, ellerinde beyaz çiçekler taşıyan kitleler hükümet binalarının olduğu kent merkezinde insan seli oluşturdu.

Hong Kong sakinleri pankart asarken ölen göstericiyi düştüğü yere beyaz çiçekler bırakarak andı.

Yedi milyon nüfuslu Hong Kong’un Çin yanlısı yöneticisi Carrie Lam hava karardıktan sonra gösteriler devam ederken yazılı bir açıklama yayınlayarak, yönetiminin eksiklerini kabul etti ve halktan özür diledi. Protesto edilen tasarının “tartışma ve karşıtlık” yarattığını belirten Lam, “halkı üzerek hayal kırıklığına uğrattığını” da teslim etti. Açıklamada eleştirilerin dikkate alınacağı bildirildi.

Pekin hükümetinin 2014 yılında Hong Kong’da uygulanan seçim sistemini değiştireceğini açıklamasının ardından başlayan ve çoğu üniversite öğrencisi olan göstericiler gaz bombalarına karşı korunmak için şemsiye kullandığından “Şemsiye Devrimi” olarak anılan protestolardan farklı olarak, bu kez sokağa dökülen kitlelerin öne çıkan liderleri bulunmuyor.

Ancak bu açıklama, aralarında avukatlardan öğrencilere, iş insanlarından aktivistlere ve dini gruplara kadar her kesimden ve her yaştan yüzbinlerce insanın bulunduğu göstericilerin güvenini kazanmaya yetmiş görünmüyor. Medyaya konuşan çok sayıda kişi, Lam’ın kameraların önüne çıkmak yerine yazılı açıklama yapmasını “halkla yüzleşmekten kaçtığı” gerekçesiyle eleştirdi. Kitleler, çarşamba günkü protestolar sonrasında süresiz askıya alındığı bildirilen yasa tasarısının tamamen rafa kalktığından ve bir daha gündeme gelmeyeceğinden emin olmak istiyor, ama yönetime güvenmiyor.

Gösterilere 15-16 yaşlarında öğrenciler de, 70-80 yaşlarında emekliler de katılıyor.

Göstericiler gösteri ve ifade özgürlüğü bulunan Hong Kong’da geçen pazar gününden beri her seferinde bir milyona yakın kişinin katıldığı eylemlerin şiddet kullanılarak bastırmaya çalışılmasını da eleştiriyor. Bugüne kadar gösterilerde 22’si polis, en az 80 kişi yaralandı; 11 kişi de gözaltına alındı. Cumartesi günü ise pankart asmak isterken çatıdan düşen bir gösterici yaşamını yitirmişti.

Çarşamba günkü gösterilerde polis kitleleri dağıtmak için biber gazının yanı sıra plastik mermi de kullandı ve Hong Kong’lu kadınların “Çocuklarımıza ateş etmeyin” pankartlı protestoları ile karşılaştı.

Hong Kong’un egemenliği, kendine özgü yasaları olan yarı özerk bir yönetim olarak 1997’de İngiltere’den Çin Halk Cumhuriyeti’nin devredildi. Hong Kong sakinleri eski İngiliz sömürge yönetiminden kalma, geniş hak ve özgürlüklerin bulunduğu bir ortamda yaşıyor ve Çin’in yasalarına tabi olmak istemiyor. Protestoların gerisinde de sözkonusu tasarının Hong Kong’daki yargı bağımsızlığını tehlikeye atacak olmasından duyulan endişe yatıyor.

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar