17 Ağustos’un yirminci yıldönümü: Hâlâ güvende değiliz

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

17 Ağustos Depremi’nin üzerinden yirmi yıl geçti. Merkez üssü Gölcük olan depremde resmi rakamlara göre 18 bin 373 kişi hayatını kaybetti, 48 bin 901 kişi ise yaralandı. Yirmi yıl sonra hâlâ merak ediyoruz: Güvende miyiz?

Türkiye, “Coğrafya kaderdir” cümlesinin hakkını, hâlâ aktif olan toplam 485 fay hattıyla veriyor. Bu hatlar, 81 ilin 68’ini etkiliyor. 17 Ağustos 1999’daki büyük depremin meydana geldiği Kuzey Anadolu Fay Hattı, uzmanlara göre, bunların en tehlikelisi.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İl Koordinasyon Kurulu’nun 2017 yılında yayınladığı İstanbul Deprem Raporu‘na göre, Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın kırılmayan bölümü, olası bir depremde kırılabilir. Rapora göre, İstanbul’un 17 ilçesi birinci derece risk alanı.

İmar afları riski artırıyor mu?

Peki İstanbul, yeni bir depreme hazır mı? Hazırsa ne kadar hazır? Sözkonusu risk bölgesinde tam yedi milyon kişi yaşıyor. Bu da olası tehlikeyi gözler önüne seriyor.

Uzmanlara göre, İstanbul’un en riskli bölgelerinden biri Ataköy-Bakırköy sahil şeridi. 2000 yılından bu yana bu bölgeye çok sayıda otel ve rezidans yapıldı. İnşaatı devam edenler de var, yeni yapılması planlananlar da. Hatırlatmak gerekirse, Deprem Riskinin Araştırılarak Deprem Yönetiminde Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu‘nun 2010’daki raporuna göre 17 Ağustos’ta yıkılan veya hasar gören 364 bin 905 konut var. Bu konutların yüzde 80’i için geçmiş imar aflarından yararlanılmıştı.

Medyascope’tan Hazar Dost’un konuştuğu İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Cemal Gökçe’ye göre de iktidarın hayata geçirdiği son imar barışı da riski artıran bir gelişme.

İktidarın vaat olarak sunduğu “imar barışının” tamamen bir çıkar politikası olduğunu belirten Gökçe şöyle konuştu: “İstanbul’da kendiliğinden yıkılan binalar var. Sütlüce’de hiçbir bilimsel teknik olmadan yapılan bina çöküyor, Kartal’da beş katı yasal, üç katı kaçak yapı çöküyor. Bunlar imar affıyla affediliyor, katliama zemin hazırlanıyor. İmar affından yararlanan, depreme dayanıklı mı değil mi belirsiz olan 12 bin yapı var.”

Gökçe, kentsel dönüşüm projelerinin riski yüksek alanlardan başlanarak değil, rantı yüksek alanlardan başlanılarak yapıldığını da belirtti. Gökçe’ye göre, 17 Ağustos’ta zarar gören yapıların büyük çoğunluğu da hâlâ ayakta.

Bir diğer tartışma konusu da afet toplanma alanları. Cemal Gökçe, 17 Ağustos’tan sonra İstanbul Valiliği tarafından oluşturulan İl Afet Kurulu’ndaydı. Gökçe’ye göre, o tarihte belirlenen alanların sayısı bile yetersizdi. Bugünse, bu alanların çoğuna rezidanslar, AVM’ler yapıldı. Gökçe, bu alanların sermayeye açılmaması ve acilen artırılması gerektiğini hatırlattı.

İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Cemal Gökçe ile yaptığımız görüşmeyi buradan dinleyebilirsiniz.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus