Medyascope’un Denizli izlenimleri: Hafize ağır yaralı; “Kan kokusu hâlâ burnumuzda”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Haber: Dilek Şen

Kamera & Kurgu: Egemen Gök

Kendisine boşanma davası açan eşi Uğur Kurban tarafından 27 Ağustos’ta bıçaklanarak ağır yaralanan Hafize Kurban’ın durumu ciddiyetini koruyor.

Hafize’nin maruz kaldığı saldırıyı araştırmak için 29 Ağustos günü Denizli’ye ulaştığımızda Denizli Ekspres haber sitesinin yayın yönetmeni Kadriye Sözeri’yle buluştuk önce. Onun da yardımıyla gün boyunca tüm kaynaklara kolayca ulaşabildik. Sözeri, Emine Bulut’un katledilmesinin ardından gündeme gelen erkek şiddeti konusuna değindi hemen: “Bu, nereye varacak bilmiyorum. Kadın olunca bu haberleri yazmak da duygusal olarak zorlaşıyor, ama soğukkanlılığını koruyup ‘Bunu okuyan bir kişi bile değişse yeter’ diyorsun. Bu haberleri, magazin haberi gibi yazan erkeklere de kızıyorsun. Hele ki, bu saldırılara bir neden arıyorlarsa…”

Pamukkale Üniversitesi Hastanesi’nin yoğun bakım servisine gittiğimizde Hafize’nin annesi Huriye Balık ve babası Mustafa Balık’ı gördük. Her ikisi de iki gündür oradan hiç ayrılmadıklarını söylediler; üzgün, yorgun ama metanetli görünüyorlardı.

Huriye Balık, kızı Hafize’nin gözlerini açıp kapattığını ancak elini tuttuğunda bir tepki vermediği söyledi. Sonra da olayı anlatmaya başladı. Uğur Kurban’ın, o gün evdeki eşyaların bir kısmını sattığını ve Hafize’nin eşyalarını dağıttığını söyledi önce:

“Uğur’a ‘Neyin var neyi yoksa götürmüşsün konuşacak bir şey yok, konuşmayın’ dedim. Hafize de ‘Konuşacağım anne, belki anlaşırız’ dedi. ‘Tamam’ deyip mutfağı toplamaya geçtim. Sonra bir baktım odada yoklar. Eşime baktım, onlar da eşya yüklüyordu dışarda. ‘Nereye gitti’ çocuklar diye sordum. ‘Konuşacaklarmış’ dedi. Eşim iki yaşındaki torunumuzu yanına almış. Hatta Uğur, diğer torunum için de ‘Çocuğu bırak’ demiş. Gitmişler. Sokağı dönmüş, olay olmuş. Benim yanıma torunum koşturdu geldi. ‘Koş anneanneni çağır’ demişler ona. Koşturdu geldi yanıma küçücük ayaklarıyla.”

Huriye Balık’ın bize söylediği son şey, “İyileşecek benim çocuğum” oldu.

“İdam değil, adalet istiyoruz”

Baba Mustafa Balık da, halen olayın şokundaydı. Balık, Uğur Kurban’ın evin geçimini sağlayamadığını ve sürekli kendilerinden maddi yardım istediğini söyledi. Bu nedenle olaydan birkaç gün önce Kurban’ın ailesini aradığını ve “Gelin konuşalım” dediğini anlattı. Hafize’nin 23 Ağustos’ta eşi tarafından dövüldüğünü ve darp raporu aldığını da aktardı. Hafize’nin daha sonra eve döndüğünü söyleyen baba, ev sahibi tarafından arandıklarını ve olay günü dağılmış evi toplamak için orada olduklarını belirtti. “Kadına yönelik bu şiddet son bulsun” diyen Balık; tek isteğinin, adaletin yerini bulması olduğunu söyledi: “İdam değil, adalet istiyoruz. Müebbet alsın, hayatının sonuna kadar çıkamasın.”

Öğle saatlerine doğru olayın yaşandığı mahalleye ve sokağa vardık. Mahalleliler tepkili ve üzgündü. Görgü tanıklarından Nihal Akkuş, olaydan birkaç gün önce çığlıklar duyduğunu ve Hafize’yi koşarak giderken gördüğünü söyledi. Akkuş, artan erkek şiddeti olaylarının tüm kadınları tedirgin etmeye başladığını söyleyerek, “Sokağa çıkmaya korkar olduk. ‘Sıra ne zaman bize gelecek?’ diye bekliyoruz” dedi.

Görgü tanığı Nihal Akkuş

Hafize’nin, önünde saldırıya uğradığı evde yaşayan bir kadın da, “Pazar kuruluydu o gün. Pazardan dönerken elinde bıçakla koşan bir genç gördüm. Eve aceleyle yürüdüm. Biri yerde yatıyordu, anlayamadım olayı. Hemen altı yaşındaki torunumu eve aldım. Mahallenin çocukları her şeyi gördüler” diye konuştu.

Hafize’ye ilk müdahaleyi yapan Rasim Doğan ise, Hafize’nin “Ölmeyeceğim ben. Beni kurtar” dediğini anlattı ve şöyle devam etti: “İki üç günden beri uyuyamıyorum. O anları unutamıyorum. Kan kokusu hâlâ burnumda.”

Hafize’ye ilk müdahaleyi yapan Rasim Doğan

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus