Trump yönetimi: “Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimleri ‘bizce’ uluslararası hukuka aykırı değil”

Trump yönetimi, İsrail’in işgali altındaki Filistin topraklarında inşa edilen Yahudi yerleşimleriyle ilgili tutum değişikliğine giderek, bu yerleşimlerin statüsünü uluslararası hukuka aykırı bulmadığını duyurdu.

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo tarafından açıklanan karar, Batı Şeria’daki yerleşimleri “uluslararası hukukun açık ihlali” olarak değerlendiren ve Obama yönetiminin veto etmeyerek kabulünü sağladığı 2016 tarihli Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararının reddi anlamına geliyor.

“Bugüne dek sivil yerleşimler kurulmasının uluslararası yasalarla çeliştiğini söylemek barışa katkı sağlamadı” diyen Pompeo sözlerini şöyle sürdürdü: “Acı gerçek şu ki çatışmanın hiçbir zaman hukuki bir çözümü olmayacak ve kim haklı, kim haksız tartışmasını uluslararası hukuk meselesi gibi ele almak barış getirmeyecek.”

ABD, on yıllar boyuca Yahudi yerleşimlerini “yasa dışı” olarak tanımlamaktan kaçınıp “gayri meşru” ifadesini kullanmış ve BM Güvenlik Konseyi’ndeki veto hakkıyla, İsrail’i yerleşimleri kınayan kararlardan korumuştu. Ancak, 2016 sonlarında Obama yönetiminin attığı son adımlardan biri, BM’de yasadışı İsrail yerleşimlerini kınayan bir kararı veto etmemek olmuştu.

Amerikan Dışişleri Bakanı, bu adımın Batı Şeria’nın statüsü konusunda bir karara vardıkları anlamına gelmediğini, konuyu İsrailliler ile Filistinliler’in müzakere etmeleri gerektiğini söyledi.

Trump yönetimi daha önce de, yine pozisyon değiştirerek, önce Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımış, ardında da İsrail’in 1967 yılında Suriye’den ilhak ettiği Golan Tepeleri’nde İsrail’in egemenliğini tanımıştı. İsrail Batı Şeria’yı da 1967’de işgal etmişti.  

Uluslararası hukuk, silahlı kuvvete başvurarak toprak elde etmeyi ve ilhakı yasaklıyor. Birleşmiş Milletler (BM) Sözleşmesi’ne göre meşru müdafaa saikiyle de olsa ele geçirilen topraklar üzerinde egemenlik tesis etmek hukuk dışı sayılıyor. BM Sözleşmesi ve Güvenlik Konseyi kararları, İsrail’in 1967 yılından itibaren zapt ettiği Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da işgalci olduğunu teyit ediyor. 

“İki devletli çözümün sonu”

İsrail, ABD’nin kararını memnuniyetle karşıladı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da kararı “sahadaki gerçekliğin tanınması” olarak niteleyerek “tarihsel bir hata”nın düzeltildiğini savundu.

Filistin lideri Mahmud Abbas’ın sözcüsü ise ABD’nin bu kararının da tıpkı Yahudi yerleşimleri gibi uluslararası hukuka tamamen aykırı olduğunu söyledi. Filistinli üst düzey yetkili Saeb Erakat da kararın “küresel istikrar, güvenlik ve barışa tehdit oluşturduğunu” vurguladı.

Ürdün’den de ABD’nin kararına tepki geldi. Ürdün Dışişleri Bakanı Ayman Safadi kararın Ortadoğu’da barış sürecini yeniden canlandırma olasılığı konusunda tehlikeli sonuçları olacağını belirtti. Safadi Twitter’dan paylaştığı mesajında, bu bölgedeki Yahudi yerleşimlerinin hukuk dışı olduğunu ve ABD’nin bu kararının iki devletli çözümün sonu anlamına geldiğini yazdı.

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da bu sabah (19 Kasım) sosyal medyadan ABD ya da İsrail’in adını anmadan şöyle bir beyanda bulundu:

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar