“Kimsenin kaçmasına izin vermeyin”: Çin’in Müslüman Uygurlar’ı topladığı kamplarda kullandığı ‘beyin yıkama’ yöntemleri basına sızdırıldı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Çin Halk Cumhuriyeti yönetiminin Şincan’da Uygurlar’a ve diğer Müslüman azınlığa yönelik tedhiş ve baskı politikasının detaylarını ortaya koyan bir dizi yeni gizli belge basına sızdırıldı.

Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu’nun (ICIJ) edindiği “Çin yazışmaları”, yüzbinlerce kişinin tutulduğu kamplarda uygulanması istenen beyin yıkama yöntemleriyle ilgili talimatlar içeriyor. Gizli belgeler, Çin polisinin Şincan’da yaşayanlar arasında kimlerin sözkonusu kamplarda alıkonacağına da yapay zekâ yazılımıyla karar verdiğini gösteriyor.

ICIJ’ye sızdırılan ve aralarında BBC ve Guardian‘ın da bulunduğu 17 basın kuruluşunun işbirliği ile incelenen belgeler, Çin hükümetinin Müslüman Uygurlar’a yönelik sistematik bir beyin yıkama faaliyeti içinde olduğunun bugüne kadar ulaşılabilen en somut kanıtı.

Telegram adı verilen talimatnameyi, Çin Komünist Partisi’nin Şincan’daki güvenlikten sorumlu organı hazırlamış.

Sızdırılan belgeler arasında en çarpıcı olanı, toplama kamplarının yöneticileri için hazırlanmış, Çin yönetiminin Telegram adını verdiği bir talimatname. 2017 yılında Şincan bölgesinin en yüksek seviyeli yetkilisi olan, o dönemde bölgenin Komünist Parti başkan yardımcılığını yapan Zhu Hailun‘un kamp yöneticilerine gönderdiği bu kitapçıkta:

  • Kullanılacak endoktrinasyon (beyin yıkama) yöntemlerine,
  • Kampların varlığının kamuoyundan nasıl gizleneceğine,
  • Kamplardan kaçışların nasıl engelleneceğine,
  • Salgın hastalıkların nasıl kontrol altına alınacağına,
  • Kampta tutulanların yakınlarını hangi koşullarda görebileceğine, hatta ne zaman tuvalete gidebileceğine

ilişkin talimatlar yer alıyor.

“Telegram”, kamplarda tutulanlara, davranışları için bir puanlama sistemi uygulandığını, ideolojik dönüşüm, uyum gibi alanlarda topladıklar puanlara göre ödüllendirilip cezalandırıldıklarını ortaya koyuyor.

Belgeler kamplarda geçirilen minimum sürenin, büyük çoğunluk için, en az bir yıl olduğunu da gösteriyor.

Çin yönetimine göre Şincan Özerk Bölgesi’nin Dabençeng kentindeki yüksek güvenlikli bu merkez, gönüllü katılımla gidilen bir mesleki eğitim kampı.

Çin Komünist Partisi yöneticilerinin sızdırılan gizli istihbarat yazışmaları, güvenlik güçlerinin yapay zekâ ile desteklenmiş bir yazılım platformunu kullanarak “suç işleyeceği öngörülen” kişileri kamplara kapattığını, bir keresinde Şincan’ın güneyindeki bir bölgeden tek seferde 15 bin kişinin bir hafta içinde kamplara gönderildiğini gösteriyor. Akıllı telefonlarında kullandıkları bir uygulama yüzünden iki milyona yakın kişinin fişlendiği de sızdırılan belgelerde yer alıyor.

Çin, Şincan’da yaşayan Müslümanlar’ı gönderdiği kampların “meslek edindirme amaçlı eğitim merkezleri” olduğunu ileri sürüyor. Talimatnamenin kampların gizli kalması gerektiğine dair bölümünde de sözkonusu merkezlerle ilgili politikanın “çok gizli ve hassas” olduğu, kamp çalışanlarının gizliliğin önemini kavraması gerektiğine vurgu yapılıyor.

Daha önce New York Times (NYT) gazetesi de Çin yönetiminin Şincan Uygur Özerk Bölgesi’nde yaşayan Müslüman nüfusa yönelik asimilasyon amaçlı baskı, sindirme ve tedhiş politikasının nasıl icra edildiğini gösteren bazı başka belgeler yayınlamıştı. 400 sayfadan fazla olan belgeler arasında Çin Devlet Başkanı Şi Cinping‘in Komünist Parti üyelerine yönelik bir konuşması da bulunuyordu. Gazete Şi’nin “Şincan’da ayrılıkçı terörle mücadelede kesinlikle merhamet göstermeyin” sözlerinden sonra Uygurlar’ın kitlesel olarak kamplara alınmaya başladığını yazmıştı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus