Ceren Damar davasında ikinci duruşma geride kaldı: “Katil gökyüzünü ve güneşi görecek ama benim çocuğum göremeyecek”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

2 Ocak 2019’da, Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ndeki odasında öğrencisi Hasan İsmail Hikmet tarafından öldürülen Araştırma Görevlisi Ceren Damar Şenel’in davasının ikinci duruşması bugün Ankara 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Duruşmayı takip etmek isteyenlerin yoğunluğu nedeniyle iki salon birleştirildi. Savcı, Sanık Hasan İsmail Hikmet hakkında ağırlaştırılmış müebbet istedi. Mahkeme heyeti sanığın tutukluluk halinin devamına karar verip davayı 24 Ocak 2020 tarihine erteledi.

Duruşma salonunda bir konuşma yapan Ceren Damar Şenel’in eşi Levent Şenel, “İlk duruşmada yapılan ağır tahrikler devam edebilir. Duruşmanın gizli olması için birtakım kişiler tahrik etmek için buraya yerleştirilmiş olabilir. Katile, katilin ailesine ve avukatına hiçbir şekilde hakaret etmeyin. Yakınınızda bunu yapan varsa izin vermeyin. Nazikçe uyarın. Bu duruşma ne kadar şeffaf olursa adalet de o kadar erken tecelli edecek” dedi.

Sanık avukatı Vahit Bıçak’a tepki gösterildi

Sanık Hasan İsmail Hikmet‘in avukatı Vahit Bıçak, hasta olduğu gerekçesiyle duruşmaya katılmadı. Bıçak, duruşma  öncesi mahkemeye dilekçe sunmuş ve duruşmaların kapalı yapılmasını istemişti. Bıçak’ın mahkemeye sunduğu dilekçesinde geçen, “Başta devlet erkanı olmak üzere sayısız üniversite, sivil toplum örgütü, kurum, kuruluş ve kişiler tarafından sanığı suçlu gösteren açıklamalar yapılmıştır. Sanığı suçlu gösteren, birçok haber ve köşe yazısı yazılmıştır” ifadelerine Damar ailesi ve avukatları tepki gösterdi.

Baba Mustafa Damar dilekçeye tepki gösterip sözlerini şöyle sürdürdü: “Hepimiz hukuka saygı duyarak adaletin yerini bulmasını bekliyoruz. Birinci duruşmada ve sonrasında savunma hakkı arkasına gizlenilerek kızıma iftira attılar ve atmaya devam ediyorlar. Şu an bizimle ve mahkemeyle dalga geçiyorlar. Sizden beklentim bir an önce bu katile hak ettiği cezayı vermeniz”

Savcılık sanığa ağırlaştırılmış müebbet cezası verilmesini istedi

Mahkeme salonunda yerini alan katil zanlısı Hasan İsmail Hikmet ise avukatının mahkemede olmadığını belirterek savunma yapmadı. Savcı, mütalaasında katil zanlısı Hasan İsmail Hikmet’in “ifadeleriyle kendini suçtan ve cezadan kurtarmaya çalıştığını” belirtip, “canavarca hisle eziyet çektirerek kasten adam öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırılmasını istedi. 

“Birçok arkadaşım sanığın ailesinden korktuğu için ifade vermeye gelmedi”

Mahkemede tanık olarak dinlenen Çankaya Üniversitesi öğrencisi Feyza Erbaş, sanık avukatlarının “olayı gören yok” ifadelerini yalanladı. “Olayın yaşandığı zaman 4. sınıf ögrencisiydim. Sınavdan çıkmıştım. Yüzüm Ceren Hoca’nın odasına dönüktü. Tak tak şeklinde bir ses duydum. Önce kapıların yumruklandığını düşündüm. Ceren Hoca’nın odasına bakınca sanığın yüzünü gördüm” diyen Erbaş, birçok arkadaşının da  sanığın ailesinden korktuğu için ifade vermeye gelmediğini belirtti.

“Çok tekin bir tipi yok”

Çankaya Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olan Setanay Aytemir de tanık olarak dinlendi. Aytemir, “ Olay günü saat 13.00’da sınav gözetmeniydim. Ceren ile sınavdan sonra görüştük. Kendisi kopya konusunda çok hassas bir insandı. Ceren biraz tedirgindi kopya olayı sonrası bana sanıktan çekindiğini belirtip ‘çok tekin bir tipi’ yok demişti” şeklinde konuştu. 

“Katil gökyüzünü ve güneşi görecek ama benim çoçuğum göremeyecek”

Davada söz alan Ceren Damar’ın annesi Feyza Damar gözyaşları içinde sanık ve mahkeme heyetine seslendi. Damar, “Benim kızım hala yaşıyor ve insanlara ders veriyor. Böyle bir caniyi hapse tıktırdı. Bir pisliği aldı aramızdan. Teselli olsun diye gidip öğrencilerine sarılıyorum. Kız evladınız var mı? Varsa düşünün. Kocasına ihtiyaç duymasın diye yetiştirdim ben onu. Katilin annesi yine sarılacak ona. O katil gök yüzünü görecek. Benim kızım göremeyecek.  Hala kızımın öldüğünü kabul edemiyorum. Bir mucize olsun kızım geri gelsin diyorum” dedi. 

“10 aydır işkence çekiyoruz”

Sanık avukatı Vahit Bıçak’ın gazetecilere yaptığı açıklamalar ve sosyal medya paylaşımlarını hatırlatan Ceren Damar’ın eşi Levent Şenel, “10 aydır işkence çekiyoruz. Vahit Bıçak’a ne olmuş da buraya gelemiyor. Biz acılarımızla iftiralara maruz kalıyoruz. İlk günden bu yana bizi tahrik edip davanın basına kapalı olmasını sağlamaya çalışıyorlar ama biz aile olarak duruşumuzu ve adabımızı bozmadık. Vahit Bıçak ve onun iftira örgütü Türk toplumunun ahlak radarına yakalanmıştır” dedi. 

Mahkeme heyeti, sanık avukatlarının dosyanın genişletilmesi talebini reddetti.  Ceren Damar’ın avukatlarının sanığın annesini dinleme talebini de kabul etmeyen heyet  sanığın tutukluluk halinin devamına karar verip davayı 24 Ocak 2020 tarihine erteledi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus