AİHM Osman Kavala kararını yarın açıklayacak – Sezgin Tanrıkulu: “AİHM’in en az iki maddeden ‘hak ihlali kararı’ vermesini bekliyorum”

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 769 gündür tutuklu bulunan iş insanı Osman Kavala‘nın başvurusuna ilişkin kararını yarın (10 Aralık Salı) açıklayacağını duyurdu.

Kavala’nın, avukatları aracılığıyla 8 Haziran 2018’de AİHM’ye yaptığı başvurusunda hakkındaki geçici tutukluluk kararının ve bu kararın uzatılmasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) emniyet ve güvenlik haklarıyla ilgili 5’inci maddesine aykırı olduğu savunulmuştu.

“Çıkarılan zorluklar” nedeniyle hakkındaki geçici tutukluluk ve tutukluluğun devamı kararlarına itiraz edememiş olmasının ve Anayasa Mahkemesi önündeki sürecin uzunluğunun da AİHS’nin aynı maddesine aykırı olduğu belirtilen başvuruda ayrıca, Kavala hakkındaki tutukluluk kararının siyasi nedenlerden ötürü verildiği, bu durumun AİHS’nin 18’inci maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştü.

CHP İstanbul Milletvekili ve insan hakları hukukçusu Sezgin Tanrıkulu, AİHM’in dosya üzerinden açıklayacağı karara ilişkin beklenti ve düşüncelerini Medyascope’a anlattı.

“AİHM’in ‘kişi özgürlüğü ve güvenliği’ ve ‘adil ve dürüst yargılanma’ haklarının ihlal edildiğine ilişkin karar vermesini bekliyorum”

Osman Kavala’nın tutukluluğunun AİHS’nin hem 5. maddede belirtilen “kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkına” hem de 6. maddedeki “adil ve dürüst yargılama hakkına” tamamen aykırı olduğunu belirten Tanrıkulu, “Mahkemenin en az bu iki maddeden ihlal tespiti yapmasını bekliyorum” dedi.  Tanrıkulu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Başvuruda ifade özgürlüğü ile ilgili kısımlar var, örgütlenme özgürlüğü ile ilgili kısımlar var. AİHS’nin 18. maddesiyle ilgili de başvuru var ama ben öncelikle ‘kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı’ ve ‘adil ve dürüst yargılanma hakkı’ noktasında hak ihlali kararı verilmesini bekliyorum.”

“İhlal kararı verilirse hükümet bunu derhal uygulamalı”

Tanrıkulu mahkemenin açıklayacağı kararın uygulanmasına ilişkin ise şunları söyledi:

“Tutuklamanın hukuki bir nedene dayanmadığı konusunda ve tutukluluğa devam kararının koşullarının oluşmadığı tespitiyle sözleşmenin 46. maddesi uyarınca hükümetten de bunu derhal yerine getirmesi noktasında bir beklentim var.”

“Maalesef AİHM kararlarının uygulanmasına ilişkin ülkemizde kötü örnekler var”

AİHM kararlarının Türkiye’de uygulanmasına ilişkin kötü örnekler olduğunu belirten Tanrıkulu, “Maalesef AİHM kararlarının uygulanmasına ilişkin ülkemizde kötü örnekler var. Selahattin Demirtaş örneği var. 46. madde uyarınca böyle bir gereklilik yerine getirilmesi istendiği halde uzun süre mahkeme bu kararı uygulamadı. Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi, Kasım 2018’de karar verilmesine rağmen Büyük Daire duruşmasından önce 2 Eylül 2019 tarihine kadar AİHM kararına uymadı ve kararın gereğini yerine getirmedi. Sonrasında mahkeme, Selahattin Demirtaş’ın Büyük Daire’deki duruşmasından önce duruşmada Türkiye hükümetinin elini güçlendirmek adına tahliye kararı verdi. Kavala dosyasının böyle bir aşamaya geleceğini tahmin etmiyorum” dedi.

“Eğer AİHM ihlal kararı verirse, kararın internet sitesinde yayınlanmasıyla Kavala’nın tahliyesi için beklemeye gerek yok”

Tanrıkulu sözlerini şöyle noktaladı:

“Eğer yarın mahkeme bir ihlal kararı verirse, kararın AİHM’in internet sitesinde yayınlanması bir tebliğdir aynı zamanda. Bu nedenle tahliyesine ilişkin başka bir sürecin beklenmesine ihtiyaç yoktur.”

Ne olmuştu?

Gezi Parkı eylemlerini organize ve finanse ettiği iddiasıyla 769 gündür tutuklu bulunan iş insanı Osman Kavala, davanın üçüncü duruşmasında da tahliye edilmedi. Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, başkanvekilleri ve iki üye tarafından özgürlüğünün ihlal edildiği tespit edilen Kavala, 1 Kasım 2017’de Gezi Parkı soruşturmasının yanı sıra, darbe soruşturmasından da tutuklandı. Kavala, Gezi Parkı eylemlerine ilişkin iddianame için 15 ay bekledi. Darbe soruşturmasıyla ilgili ne iddianame hazırlandı ne de takipsizlik kararı verildi.

Osman Kavala’nın avukatları tarafından 8 Haziran 2018 tarihinde yapılan AİHM başvurusuyla ilgili dosya hızlandırılmış prosedürle işleme koyuldu. Dava başvurusunu Türk hükümetine tebliğ eden AİHM, savunma yapması için Ankara’ya bir dizi soru yöneltti.

Osman Kavala kimdir?

Osman Kavala, Manchester Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden mezun olduktan sonra, 1982 yılında Kavala Grubu şirketlerinin yönetimini üstlendi. 12 Eylül sonrasının baskıcı ortamında etkili, yaygın ve popüler bir yayıncılık faaliyeti yoluyla, ülkenin demokratikleşme ve sivilleşmesine hizmet etmesi amacıyla 1983 yılında İletişim Yayınları’nın kuruluşuna katıldı. Sonraki yıllarda yürüttüğü çalışmalarda hedeflerine kültürel çeşitliliğin tanınması, kültür sanat diyaloğu ve kültürel işbirliği eklendi.

1999 depremi ardından önayak olduğu dayanışma faaliyetlerinden sonra aktif iş hayatını bırakıp tamamen sivil toplum alanına yönelen Osman Kavala, Türkiye’de 1990’lardan itibaren gelişmeye başlayan sivil toplum hareketliliğinin önemli aktörlerinden biri oldu.

Osman Kavala, ana uğraşı olan ve 2017 yılında 15. yılını dolduran Anadolu Kültür Yönetim Kurulu Başkanlığı’nın yanısıra Açık Toplum Vakfı, TESEV, TEMA Vakfı, Tarih Vakfı, Diyarbakır Siyasal ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü, Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı gibi pek çok sivil toplum örgütünde kurucu üye, yönetim kurulu üyesi veya danışma kurulu üyesi olarak bulunuyor.

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar