Barış Bildirisi’nin dördüncü yılı: “Bu suça ortak olmamaya devam edeceğiz”

“Bu Suça Ortak Olmayacağız!” bildirisinin ardından dört yıl geçti. Barış Akademisyenleri dört yılda yaşanan hukuksuzlukları, baskıları ve şiddeti bugün İstanbul Tabip Odası’nda düzenledikleri basın toplantısında anlattı.

İstanbul’daki etkinlik ile eşzamanlı olarak, Ankara ve Kocaeli‘nde de basın açıklamaları gerçekleştirildi. İstanbul’daki toplantı, imzacıların yaşadıkları süreci anlatan sinevizyon gösterimi ve basın açıklamasıyla başladı.

Akademisyenler açıklamada, “Darbe girişimi ve cemaat yapılanmalarıyla hiçbir ilişkimiz olmadığı bilindiği halde FETÖ şüphelisi diye yazılarak hak arama yollarımız kapatıldı. İtibarımız lekelenmeye çalışıldı. KHK’liler olarak sağlık ve sosyal güvenlik sigortalarımız iptal edildi. Kamu görevinden men edildik, pasaportlarımız iptal edildi, eşlerimiz ve çocuklarımız da bizimle beraber cezalandırıldı. Ülkeden çıkmamız veya yurdumuza geri dönmemiz fiilen yasaklandı. Yurttaşlık haklarımız askıya alındı. Sivil ölüme mahkum edildik” denildi. 

Açıklamanın devamında ihraç ve tutuklama süreçlerinin nasıl başladığından bahsedildi: “Diyarbakır, Suruç, Ankara Garı ve İstanbul’da peş peşe patlayan bombalar, tüm ülkede yaşanan dehşet, Sur, Cizre, Nusaybin. En temel insan hakları tank paletleriyle çiğnendi. Sivillerin, çocukların, yaşlıların pervasızca öldürülmesi bile siyasi elit tarafından olağan gösterilmeye çalışıldı. 1128 akademisyen, ‘Bu Suça Ortak Olmayacağız!’ bildirisini bu koşullarda imzaladık ve bundan tam dört yıl önce bugün 11 Ocak 2016’da kamuoyuyla paylaştık. Bildirinin açıklanmasının ardından cumhurbaşkanının ve Sedat Peker isimli mafya liderinin hedefi olduk. Bize destek olmak üzere, binden fazla meslektaşımız daha ‘Bu Suça Ortak Olmayacağız’ dediler ve böylece toplam imzacı sayısı 2212’ye ulaştı.”

“OHAL sözcüğü dilimizi ve hayatımızı işgal etti”

Basın toplantısında 15 Temmuz 2016’nın AKP için bir lütuf olduğu değerlendirmesi yapıldı: “OHAL sözcüğü dilimizi ve hayatımızı işgal etti, yeni hukuksuzlukların yolu açıldı. Gece yarıları ilan edilen KHK listeleriyle bizim gibi sorgusuz sualsiz işten atılan 120 binden fazla insan sivil ölüme mahkûm edildi. Hakkımızı aramak içinse bize gösterilen adres, Avrupa Venedik Komisyonu’nun 15 Temmuz olaylarının muhatapları için önerdiği, kararları tartışmalı, OHAL icadı bir kurumdu. Oysa ifade özgürlüğü kapsamındaki eylemimizin muhatabının bu kurum olamayacağı çok açıktı.

“Bu suça ortak olmadık, olmayacağız!”

Üniversitelerden uzaklaştırılmış, işinden edilmiş, evleri basılmış, medyada hedef gösterilmiş Barış Akademisyenleri olarak yaşadıklarımızın telafisi mümkün değil. Ancak şimdi hep birlikte daha güçlüyüz. Bu gücü, türlü baskılara rağmen hakikatin yanında bir arada durarak kazandık, birbirimizle dayanışmaya ve haklılığımızı erişebildiğimiz her platformda duyurmaya devam ediyoruz: Bu suça ortak olmadık, olmayacağız!”

Toplantıya, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, HDP İstanbul Milletvekili Oya Ersoy, HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ile çok sayıda sendika ve sivil toplum kuruluşu temsilcisi de katıldı.

Medyascope'a destek olmak ister misiniz?

Yayınlarımızı sürdürebilmek ve daha kaliteli kılmak için desteğinize ihtiyacımız var

Merhabalar!

Medyascope olarak Ağustos 2015’ten itibaren, çölleşen haber ikliminde her kesimden herkese su verecek bir vaha olmaya çalışıyoruz. Özgürlüğümüzden, bağımsızlığımızdan, ve çok yanlı habercilik anlayışımızdan taviz vermemekte kararlıyız. Çoğunlukla gençlerden oluşan kadromuzla, dijital medyanın olanaklarını kullanarak yayın yapıyor ve her geçen gün hem içerik hem de teknik olarak büyüyoruz. Hedefimiz yayın gün ve saatlerimizi artırmak; içeriklerimizi daha da zenginleştirmek. Bu da sizin desteklerinizle mümkün. Çok teşekkürler.  

Öne Çıkanlar