Kürtaj olan kadınlar anlatıyor (5): “İstenmeyen bir çocuk doğurmaktansa hiç doğurmayayım daha iyi”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Elif yirmili yaşlarının sonunda kendi ayakları üzerinde duran genç bir kadın. Güzel bir hayatı ve iyi giden bir ilişkisi var. Her şey güzel giderken bir gün Elif’in regli gecikiyor, normalde düzenli regl olduğu için panikliyor, bununla birlikte vücudunda bazı değişmeleri de fark ediyor: “Daha ödemli oluyorsun, göğüslerin şişiyor falan filan. Bir de inanılmaz da bir açlık oldu bende.”

Fakat Elif bu belirtileri umursamıyor. Erkek arkadaşının kendisinden daha telaşlı olduğunu anlatıyor: “Ben ona, saçmalama bir şey olmamıştır. Birkaç güne olurum merak etme dedim.”

Aradan iki gün daha geçiyor fakat Elif regl olmuyor. 

“Ne yapacağız şimdi?”

Elif gebelik testi yapıyor fakat testteki çubuk silik kırmızı çıkıyor. Testteki çubuğunn kırmızı olması Elif’in hamile olması demek. Elif, test silik çıktığı için bu durumu yine çok önemsemiyor. Fakat olayı arkadaşlarına anlattığında arkadaşları onu uyarıyor ve testi tekrarlıyor: “İkinci testte daha kalın bir çizgi gördüm. Eyvah dedim, ne oluyor? Hemen arkasından kan testi yaptırdım.” 

Elif’in kan testi de pozitif çıkıyor. Durum böyle olunca partneriyle birlikte paniklediklerini anlatıyor Elif: “Paniklememizin sebebi de malum, evli değildik. Ailelerin bunu duymaması lazım. Ama bunun dışında en önemli sebebi zaten çocuk istemiyorduk. Ne yapacağız şimdi? Nereye gideceğiz, kime soracağız? dedik. Benim kadın olarak korkum bir yere giderim, kayıt olur bir yerde. Ailem duyar. Böyle bir şeyle karşılaşmak istemem. Bunlar da ekstra tabii ki korkuttu.”

“Bizim toplumumuzda paylaşmak da sıkıntılı”

Etrafındaki kimseden daha önce böyle bir şey duymadığını anlatıyor Elif: “İlk defa şoka giriyorsun. Etrafında doğru düzgün kimse yaşamamış, kimseden duymamışsın ya da en azından belki yaşadılar, söylemediler. Ben de insanlarla paylaşırım, özellikle de paylaşırım yaşayan varsa en azından güç bulsun, destek alsın diye. Ama maalesef bizim toplumumuzda paylaşmak da ekstra bir sıkıntı.”

“Kürtaj mı oldunuz, doğurmaya mı karar verdiniz?”

Elif kürtaj hakkında internetten hemen bilgi toplamaya başlıyor. Devlet hastanesinde 10 haftaya kadar kürtaj yapıldığını fakat devlet hastanelerinde kürtaj yaptırmanın zor olduğunu okuyor. Elif’in bir diğer korkusu da hastanede hamile olduğuna dair kaydının alınması: “Şöyle şeyler okumuştum, devlette kayıtlı olan size ait bir numarayı arıyorlar. ‘Böyle bir hamileliğiniz vardı ne oldu?’ diye soruyorlarmış. Bunlar internette okuduğum bilgiler. Daha sonra sağlık ocağı da sizi arayabiliyor. Sizin böyle bir gebelik durumunuz varmış. Ne yaptınız? Kürtaj mı oldunuz, doğurmaya mı karar verdiniz? gibi. Öyle bir durumda bir şekilde bana ulaşamayıp aileme ulaşabilmeleri ihtimali beni çok korkuttu.”

“Arada arkadaşım olduğu için daha güvenli hissettim”

Özel hastaneye gitmek Elif’i ve erkek arkadaşını zorlayacağı için, bir arkadaşının aracılığıyla onun çalıştığı bir devlet hastanesine gidiyor. Devlet hastanesine gitmek kayıt tutulma ihtimali olduğu anlamına geldiği için bu fikir Elif’i korkutsa da arada arkadaşı olduğu için güveniyor: “Kayıt işlemini ne yaptılar bilmiyorum açıkçası. Bir de arada arkadaşım olduğu için daha güvenli hissettim. O olmasaydı devlet hastanesine gider miydim bilmiyorum.”

Elif, doktorla görüşüp muayene oluyor ve kürtaj için gün belirleniyor.

“Folik asit vereyim doğur”

Elif, doktorun operasyon öncesinde kendisine şöyle bir şaka yaptığını anlatıyor: “Bak emin misin? dedi. ‘Emin değilsen sana hemen folik asit vereyim, doğur’ dedi. Ben de ‘Yok eminim. İstemiyorum kesinlikle’ dedim.” 

“Niye böyle dedi ki şimdi? Keşke demeseydi”

Doktorun bu konu hakkında şaka yapması Elif’i huzursuz ediyor: “Doktor, kendince bir espri yaptığını düşündü ama insan ‘Niye böyle dedi ki şimdi? Keşke demeseydi’ diye düşünüyor. Kötü bir şey demedi ama zaten onun şokundayım, bir an böyle acaba yanlış bir şey mi yapıyorum hissini verdi açıkçası.”

“Düşmüş, gidebilirsin”

Elif’in kürtaja gitmeden önce bir kanaması oluyor ama normal olduğunu düşünüyor. Düşük yaptığını ancak hastanede fark ediyor: “Hastaneye gittiğimizde doktor kürtajdan önce tekrar muayene etti. ‘Ne oldu?’ dedi. ‘Bir şey olmadı’ dedim. ‘Kanaman oldu mu biraz?’ dedi. ‘Oldu’ dedim. ‘Düşmüş, gidebilirsin’ dedi.”

Elif düşük yaptığı için kürtaj olmuyor. Partneriyle birlikte hastaneden ayrılıyorlar.

Elif ikinci defa hamile kalıyor

Elif düşük yaptıktan yaklaşık altı ay sonra yeniden hamile kalıyor. İkinci hamilelik onu ilkinden daha çok sarsmış: “Korktum, ‘Niye böyle oluyor?’ dedim. Neden böyle art arda oldu? İnsan gerçekten çekiniyor yine mi falan diye. Çünkü korunuyorduk da. İlk hamilelikte de korunuyorduk. Belki dikkatsizlik bilmiyorum. Bunu üzerimizden atmamız biraz zaman aldı. İnsanı cinsellikten bir anlamda soğutuyor.”

Doktor konusunda yine panik yaşanıyor

Elif, doktor konusunda tekrar bir panik yaşadıklarını anlatıyor: “İlk seferde bize yardımcı olan arkadaşımı tekrar araya sokmak istemiyorum. Ayıp geliyor, çok utanıyorum. Hem yaşadığım durum o kadar yakın art arda, hem ‘Yine böyle bir durumumuz var. Yardımcı olur musun?’ demek istemiyorum. Ama ne yapacağımı da bilmiyordum.”

Kürtajın hem maliyeti hem de sağlığına kötü bir etkisi olup olmayacağı Elif’i düşündürüyor: “O dönem maliyeti de bizi düşündürüyordu. O da önemliydi bizim için. Hadi tamam parasını verdik ama iyi bir doktor mu gerçekten? Bir de o da var. Çok güvenilir adı olan doktorlar da çok pahalı. Bizim bütçemize uygun değildi. Ama herhangi bir yere gitmeye de güvenemedim.”

Elif’e yine bir arkadaşı yardım ediyor

Elif bu durumu bir arkadaşıyla paylaşıyor. Şansına o arkadaşının da tanıdığı bir doktor var: “Tamamen tesadüf konuşurken bir arkadaşımızın doktor bir arkadaşı olduğunu öğrendik. O da bir özel hastanedeydi. Bütçe olarak bize yardımcı oldu, sağ olsun.”

“Kesenin oluşması lazım”

Elif partneriyle birlikte doktora gidiyor, muayene oluyor. Üç buçuk-dört haftalık hamile olduğunu öğreniyor. Fakat Elif altı haftadan önce kürtaj yapılmadığını söylüyor. Bunun nedeni ise altı haftadan önce rahimde kese oluşmaması. Kese oluştuktan sonra ise kürtaj yapılabiliyor: “O zaman üç buçuk ya da dört haftalıktı.  Doktor ‘Kese oluşması lazım’ dedi. O yüzden ileri bir tarihe gün belirledik.”

Partneri, Elif’e destek veriyor

Elif tüm bu süreçlerde partnerinin kendisine destek olduğunu anlatıyor: “Onun desteği gerçekten çok önemliydi. Benden fazla gergindi. Belki kendini kurtarmaya çalışıyordu ama bana bunu böyle yansıtmadı. Sürekli ‘İyi misin? Nasılsın? Nasıl hissediyorsun?’ diye soru sorup destek oluyordu. Sonraki muayenede de benimle birlikte geldi. Ben ‘Doğurmak istiyorum’ deseydim o konuda destek olmayacağı kesin. Benim de öyle bir düşüncem yoktu zaten.”

Elif’e operasyon için gergin olup olmadığı sorduğumda rahat olduğunu anlatıyor: “Bir şey olur gerginliği olmadı. Genel olarak rahat girdim. Ama ben genel olarak rahat bir insanımdır. Bu tarz şeylerde panikleyen birisi değilimdir. O yüzden çok sıkıntı yaşamadım. Ama arada birinin olmadığı, hiç bilmediğim bir özel hastane olsaydı gerilebilirdim. Onu düşünüyorum şimdi. ‘Doğru yapacaklar mı işlerini?’ gibi bir soru işareti olurdu.”

Elif, operasyondan çıktıktan kısa bir süre sonra kendine geldiğini fakat kürtaj sonrası yapılan kontrole gidene kadar gergin olduğunu anlatıyor: “15-20 dakikada kendine geliyorsun ama çok ciddi bir halsizlik sözkonusu oluyor tabii. Halsizsin ama yürüyebilirsin. Eve gidip yatıp dinlendikten sonra ertesi gün hiçbir şey yokmuş gibi devam edebiliyorsun. En azından bendeki süreç böyle oldu. Fakat sonra insan tekrar kontrole gidene kadar tamamen temizlendi mi, içeride bir şey kaldı mı? diye düşünüyor. Onun gerginliğini yaşadım. Bir kez kontrole gitmek yeterli oluyor. Ultrasonla bakıyor. Bir şey yoksa ‘Tamam, sıkıntı yok, devam edebilirsin’ diyor doktor. Tabii o süreçte antibiyotik, ağrı kesici veriyor enfeksiyon kapmamak için. ‘Ağrın olursa ağrı kesici iç’ diyor.”

“Acaba tekrar hamile kalır mıyım?”

Kürtajın psikolojik olarak kendini çok etkilemediğini söylüyor Elif. Ama arka arkaya hamile kalmanın kendisini tedirgin ettiğini anlatıyor. “Acaba tekrar hamile kalır mıyım? Tekrar kürtaj olmak zorunda kalır mıyım?” soruları kafasında çok dönmüş: “Bunu atlatmam belki bir yıl sürdü. Belki fark etmeden cinsellikten kendimi geri çektim. Belki erkek arkadaşım da kendini geri çekti. Bunun şakasını yapıyorduk ilk zamanlarda. Sonra şakasını yapmayı da bıraktık. Belki ciddi konuşmamak için de şakasını yapıyorduk. Bu anlamda biraz sıkıntı yaşadık diye düşünüyorum.”

“Kendimi dönüp sorguladım”

Elif, o dönem bu yaşadıklarını arkadaşlarıyla paylaşıyor ve arkadaşlarının çoğu benzer yorumları yapıyor: “Ben bir çocuk aldırsam ruhsal olarak çok ciddi sıkıntıya girerdim.”

Elif bu tür tepkiler alınca kendini sorgulamaya başlıyor: “O anlamda kendime dönüp kendimi bir sorguladım. ‘Bende mi bir sıkıntı var acaba? Ben de böyle üzülmeli miyim?’ gibi düşündüm. Ama yok öyle hissetmiyorum, gerçekten hissetmiyorum.”

Elif bugün, o zamanki partneriyle evli. Şu anda yine bir hamilelik yaşasa yine kürtaj olacağını söylüyor: “Evliyim, şu an öyle bir şey olsa yine kürtaj olurum. Oldu bir kere, orada bir canlı var. Ben onun ölümüne sebep oluyorum gibi düşünür müyüm? Hayır, yine kürtaj olurdum. Şu anda da aynı şey geçerli.”

Fakat şu anda hamile kalsa daha sakin karşılayacağını düşünüyor: “Şu an hamile olsam kürtaj olurum ama tabii daha rahat, daha sakin olurum. Çünkü şu an evliyim, legal. Maalesef her ne kadar bir şekilde toplumun baskısından kurtulmaya çalışsak da bu çok kolay değil.”

“Bilimsel olarak bunun belli bir süresinin olması orada nefes alıp veren bir canlı olduğu anlamına gelmiyor”

Elif, toplumda yaygın olan “Kürtaj bir canlının ölümüne sebep olmaktır” algısı hakkında da şunları söylüyor: “Bilimsel olarak bunun belli bir döneme kadar aldırma süresi varsa demek ki orada nefes alıp veren bir canlı yok. Bu yapılabilir bir şey.

“İstenmeyen bir çocuk doğurmaktansa hiç doğurmayayım daha iyi”

Elif’in çocuk konusundaki fikri ise çok net, çocuk istemiyor.

“İstenmeyen bir çocuk doğurmaktansa hiç doğurmam daha iyi” diyor. “İstenmeyen bir çocuk doğurmaktansa yer yer keşke yapmasaydım, geri dönseydim, ne bileyim çocuk doğduktan bir süre sonra ara ara bunu düşüneceksem bu his bir şekilde o çocuğa da geçecektir. Bunu yapmaktansa hiç doğurmayayım daha iyi. Bir çocuk doğursaydım eğer mutlaka pişman olduğum yerler olurdu diye düşünüyorum. Zaten o duygu o çocuğa ben hamileyken bile geçerdi. O panik anı. Genel olarak zaten hamilelikten itibaren duyguların çocuğa geçtiği söyleniyor.”

“Korunarak da her cinsel ilişkide çocuk öldürüyoruz o zaman”

Elif, rahimdeki embriyonun “canlı” olduğu düşünülecekse spermlerinde “canlı” olarak düşünülmesi gerektiğini söyleyip “Korunarak da her cinsel ilişkide çocuk öldürüyoruz o zaman” diyor: “Sonuçta spermler de canlı baktığımızda. Her cinsel ilişkide korunarak bir çocuğu öldürüyoruz o zaman. Öyle bakacaksak böyle de bir şey var. O zaman hiç korunmayalım, kader deyip razı olalım.”

Elif, hamilelik öncesi dönemin de çocuk açısından önemli olduğunu dikkat çekiyor

Elif, hamile kalmadan önceki sürecin de çok önemli olduğunu düşünüyor ve kendi hamileliği için, “Hazır olmadığım bir hamilelik. Hamile kalmanın öncesi de çok önemli. Alkol, sigara kullanımını bırakmak lazım. Niye ben bu çocuğa böyle bir bağımlılık vereyim? O da beni çok etkilerdi mesela. Zaten buna hazırlanıyor olsaydım bir süre alkol kullanmazdım falan filan. Ona dikkat ederdim. Bunun da bir sorumluluk olduğunu düşünüyorum” diyor.

Kürtajdan sonra düzenli regl olmaya başlıyor

Elif, kürtajdan sonra regl olmaya devam etse de birkaç ay boyunca tedirgin olduğunu söylüyor. Nedeni ise internette dolaşan “Çok nadir de olsa bazı kadınlar hamile kalsa bile regl olmaya devam edebiliyor” haberleri. Bu bilgi Elif’i korkutmaya yetiyor. Bir süre regli birkaç gün bile gecikse hemen test yapıyor Elif. Ama herhangi bir gebelik durumuyla karşılaşmıyor.

“Spiral taktırdım”

Elif, kadınlar için bir doğum kontrol yöntemi olan spirali evlendikten sonra taktırmış: “Niye bunun için evlenmeyi bekledim bilmiyorum ama evlendikten sonra spiral taktırdım. Şimdi daha rahatım. O da yüzde yüz bir güvence değil biliyorum ama en azından biraz daha kendimi güvende hissediyorum. Üç senedir hiç sıkıntı yaşamadım.”

Fakat spiral olmasına rağmen kadınların yine de hamile kalabilmesi Elif’i tedirgin ediyor.

Doktor, spiral taktırıldıktan sonra ilk zamanlar regl kanamasının daha fazla olacağını söylüyor: “İlk bir sene kanamam daha çok oldu. Zaten regl kanaması çok olanlara spiral takılmıyormuş. Çünkü spiral kanamayı artıyor ve ciddi kan kaybına sebep oluyor.”

“Toplumda ne kadar regl olursan o kadar kadınsın algısı var”

Daha sonraki zamanlarda ise kanamasının azaldığını ve erken menopoza girdiğini sandığını anlatıyor: “Reglim azalmıştı. Hatta ben bu azalmayı negatif bir durum olarak düşünmüştüm. ‘Kürtaj oldum, hormonlarım etkilendi, bir şey oldu ve benim reglim azaldı’ diyordum. ‘Acaba erken menopoza mı giriyorum?’ diye düşünmeye başladım. Fakat doktorum kanamanın az olmasının olumlu bir şey olduğunu söyledi. Toplumda şey var ya ne kadar regl olursan o kadar kadınsın. Ama hayır, öyle bir şey yok. Aksine reglin az olması, üç dört gün sürmesi rahmin temiz olduğu, yani kist falan olmadığını gösteriyormuş.”

“Kendim korunuyor olmaktan rahatsızım”

Elif, spiral takıldığından beri, regl olmadan bir hafta önce yoğun bir şekilde karın ağrısı çekiyor. Bu ağrının spiralle alakalı olduğunu düşünüyor: “Spiral taktırdığımdan beri regl olmadan bir hafta önce ağrım çok oluyor. Eskiden olmayan bir ağrı oluyor. Ben spiralle alakalı olduğunu düşünüyorum açıkçası. Sonra birkaç kez kontrole de gittim. Ama sormak aklıma gelmedi.”

Elif, cinsel ilişkide kendisinin korunuyor olmasından ise rahatsız: “Şu an benim korunuyor olmamdan biraz rahatsızım. Ben vücuduma bir metal alıyorum. Spiralin çok da temiz olduğunu düşünmüyorum. Gerçi erkekler içinde doğum kontrol hapı çıktı diye duymuştum. Ben bir dönem spirali çıkarayım. Dört beş sene de eşim bir şeyler yapsın. Biraz vücudu dinlendirmek gerek. Böyle bir ilaç var desem eşim kullanır.”

“İstenmeyen bir gebelik hem annenin hem çocuğun psikolojisini etkileyecek”

Elif, kürtaj konusunda kadınlara şunları söylüyor: “Çocuğu bir kere kendileri istiyor mu yoksa istemiyor mu? İstemedikleri bir çocuğu doğurmaktansa hiç doğurmamak çok çok daha iyidir. İstedikleri zaman da doğurabilirler zaten. Öyle bir şans da var ellerinde. İstenmeyen bir gebelik hem kendi psikolojilerini hem de çocuğun psikolojisini etkileyecek fark etmeden. Belki çocuğa yansıtmadığını düşünecek ama mutlaka yansıyacak.”

“Bu dünyaya illa bir canlı getirmeye gelmedik”

Elif, kadınların toplumsal olarak “çocuk doğurma” baskısına maruz bırakıldıklarını söylüyor. Bunun yanında da eğer çocuğu aldırmak isterlerse “Acaba bir canlı mı öldürüyorum?” gibi bir algının kadınların kafasını karıştırdığını da ekliyor: “Acaba bir canlı mı öldürüyorum? Hayır, bence kesinlikle böyle düşünmemeleri gerekiyor. Her cinsel ilişkiden sonra öldürüyoruz o zaman canlıları. Bence bu biraz da bize dayatılmış bir şey açıkçası. Yoksa çok saçma bir yere gitmez miydi? Tecavüze uğrayan kadınlar da mı doğursun o zaman? Bu dünyaya biz illa bir canlı getirmek için gelmedik. Birinin katili illa fiziksel olarak olunmuyor. Ruhsal olarak da öldürebiliriz o canları.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus