Local Call: Bir gecede Batı Şeria’daki tek cerrahi maske fabrikasını kuran ayakkabı üreticisi Zahir’in öyküsü

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Yeni tip koronavirüsün Batı Şeria’nın merkezi Beytüllahim‘de ortaya çıkmasından iki gün sonra, El Halil’de (Batı Şeria’daki yaklaşık yüzde 20’si İsrail işgal bölgesinde olan bir şehir) bir ayakkabı fabrikası sahibi olan Amjad Zahir, Batı Şeria’daki maske stokunun yakında tükeneceğini fark etti ve ivedilikle bir adım atmaya karar verdi. Zahir şüphelerinde haklıydı, koronavirüs bölgede üç haftadan kısa sürede yayıldı, Zahir ve atölyesi bölgenin imdadına yetişti. 

Amjad Zahir’in hikayesini Filistinli senarist ve yönetmen Suha Arraf, Local Call için kaleme aldı.

Amjad Zahir

Zahir’in bir gecede kurduğu fabrikası, bir günde binlerce maske üretebilen bir tesis haline geldi ve kendisi, Filistinlilere virüse karşı kendilerini koruma imkanı sunduğu için bir ulusal kahramana dönüştü.

Zahir, ilk vaka haberleri gelmeye başladığı andan itibaren çalışmalara başladı. Önce, kendisine bir maske satın aldı ve maskenin tasarımını tüm detaylarıyla inceledi. İncelemeleri devam ederken, ilk başta ayakkabı yapımında kullandığı malzemelerle elindeki maskenin aynısını yapabileceğini düşündü. Amjad Zahir, doğru malzemeye ulaşma sürecini şöyle anlatıyor: “Eczacı bir arkadaşım ile görüştüm ve maske yapımı için kullanılan malzemelerle alakalı bilgi aldım. O da ayakkabı yapımı için kullandığım kumaşın yanlış olduğunu söyleyip beni doğru kumaş çeşidine yönlendirdi.”

Genç ayakkabı üreticisi, daha sonra doğru kumaşı El Halil civarında nerelerde bulabileceğini araştırdı. Aynı dönemde, bir sene önce aynı kumaşı Türkiye’den ithal etmiş ancak daha sonra üretim yapmaktansa Çin’den hazır maske almanın daha ucuza geldiğini fark etmiş, ithal ettiği kumaşı da kullanmamış bir esnaf buldu. Zahir, eczacı arkadaşının da onayladığı kumaşı satın aldı.

Üretim sürecine başlamasını “İlk başta kumaşı ayakkabı yapımı için kullandığım makinalarla dikmeye çalıştım. Ama bu denemem kumaşın çok ince olması ve kolayca yırtılması sebebiyle başarısızlıkla sonuçlandı” diye anımsayan Zahir, “Gerekli pilileri oluşturmak için kumaşı ütülemeye çalıştım ama ütünün ısısıyla kumaş yandı” diyerek henüz “acemi” olduğu günleri anlatıyor. Zahir daha sonra kumaşı bir kuru temizlemeciye götürüp orada ütülemeye çalıştı ancak ısıya karşı aşırı hassas olması sebebiyle kumaş yine yandı.

Her şeye rağmen Zahir’in pes etmeye niyeti yoktu. Özellikle de Batı Şeria’daki maske stokunun tükendiğine dair söylentilerin güçlendiği bir ortamda bu altın fırsatı kaçıramazdı. Ayakkabıcılık işini büyük dedesinden miras alan, esnaf bir ailenin çocuğu olan 30 yaşındaki Zahir’in ticari içgüdüleri de güçlüydü. Ancak onu motive eden şey sadece maddi kazanç değildi. “Bu benim için bir insanlara yardım etme ve istihdam sağlama fırsatıydı” diyor Zahir ve ekliyor: “El Halil’de kriz var ve pek çok kişi işsiz.”

Zahir kapı kapı dolaştı, eczacılar ve terziler ile görüştü. En sonunda kentte maskeleri hem katlayıp hem de ütüleyebilecek bir makina olduğunu öğrendi. Isı seviyesini 400 derecede sabit tutabilmek için de maskeleri iki kağıt arasına koyup ütüledi. Bu süreçlerin her biri denemelerin sonucuydu ve Zahir’in denemeleri sonunda işe yaramıştı. Üretime başladığı günleriyse şöyle anlatıyor: “İlk gün sadece 500 maske üretebildim. Ertesi gün 1000 adet daha yaptım. Sonra da üretimi artırmak için 20 işçi daha aldım işe.”

Fabrikasının ismi ise Arapça’da “küçük” anlamına gelen, genç üreticinin soyadı da olan “Zahir”den (Zaghir)’den geliyor. Fabrikasının boyutları, adı gibi küçük olsa da Filistin’de bu imalatı yapan şu an için tek fabrika. Ayrıca azımsanmayacak sayıda, günde 7 bin ile 9 bin arasında maske üretiyor. Ancak, üretim kapasitesi Amjad Zahir’i halen memnun etmiyor, şimdiden üretimi artırabilecekleri boş bir atölye daha bulmuş, işe alımlara başlamış bile, önümüzdeki hafta üretim kapasitesinin artmış olmasını planlıyor.

İsrail’den de talep var 

Zahir’e göre, maskeler peynir ve ekmekten çok satıyor. Maskeleri memurlara, hastanelere ve hatta Filistin polisine satıyor. Sadece geçen cumartesi günü, Nablus’taki polis teşkilatına 500 maske satmış. Bunun gibi resmi makamlara maske satışını El Halil valisinin belirlediği sembolik bir rakam olan 1,5 şekel, yani 2 lira 60 kuruş civarına yapıyor.

Ürdün, Kuveyt, Körfez ülkeleri ve Kanada’dan talepler almaya başlayan Zahir, “Hatta İsrailli satıcılar bile maskelerle alakalı benimle iletişime geçti ama yeterince çalışanım yok. Keşke herkese yetişebilsem” diyor. Ancak Zahir’in kullandığı kumaş tükenmek üzere. Daha fazlasının siparişini vermiş ama ülkeler koronavirüsün yayılmasını engellemek için sınırlarını kapattığından, siparişler sınırda kalmış. Pandemi, kumaşın en kolay ithal edilebileceği ülkelerden Türkiye’ye de ulaşmış durumda.

Fakat Zahir serinkanlılığını korumaya devam ediyor ve “Gerekli malzemeyi buraya getirebileceğime dair güvenim tam. Filistin Ticaret Bakanlığı ile görüştüm, onlar da İsrail Ticaret Bakanlığı ile görüştü. Küresel pandemi acil bir durum. Bu standart bir ticaret talebi olmadığı için bana bu malların ithali için izin vereceklerini düşünüyorum” diyor.

Zahir, şimdi, sadece bir hafta içinde günde 100 bin maske üretebilecek kapasiteye ulaştığını iddia ediyor. “Bugün yeni bir dikim tekniği denedim ve başarılı olup 15 bin maske üretebildim. Bu, bugüne kadar ulaştığımız en yüksek sayı” diyerek yukarı giden grafiğini anlatıyor. Zahir maskeleri konusunda oldukça iddialı: “Benim maskelerim eşsiz, dünyadaki hiçbir örneğe benzemiyor. Bu maskeyi görenler anında bu maskenin El Halil’de üretildiğini anlayacaklar.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus