Koronavirüs günlerinde İstanbul sokaklarından izlenimler: İnsan yoğunluğu azalmış ancak bu yeterli mi?

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye’de ilk koronavirüs vakasının resmi olarak duyurulduğu 11 Mart’tan bugüne tam iki hafta geçti. Uzmanlar ve kamu otoriteleri, aşı ve tedavi çalışmaları devam ederken salgını yavaşlatmanın tek yolunun sosyal izolasyon olduğunu söylüyor. Vatandaşların dışarıda geçirdikleri vakitleri sınırlandırmak adına çeşitli düzenlemeler yapılıyor. Bunlar arasında kafe ve restoranlardaki masaların kaldırılarak müşterilerin buralarda vakit geçirmesinin önüne geçmek ya da 65 yaş üstü vatandaşların sokağa çıkmasının kısıtlandırılması gibi düzenlemeler de var. Peki ya İstanbul sokakları?

İstanbul’un en işlek semtlerinden Beşiktaş’tayız. İnsan yoğunluğu normal koşullarda olduğundan çok daha az. Kafe ve restoranlar kapalı, açık olanlar ise yalnızca paket servis ve gel-al yöntemiyle çalışıyor. Alışveriş yapmak ya da çalışmak için sokağa çıkan vatandaşların çoğunluğu maske ve eldiven kullanıyor. Ancak yine de salgının yayılma hızı düşünüldüğünde, sokaktaki insan yoğunluğu uzmanların olması gerektiğini söylediği kadar düşük değil. Bunun en büyük sebeplerinden biri, çalışan insanlar için henüz yeterli düzenlemelerin sağlanmamış olması.

Sokakta karşılaştığımız insanlara neden dışarıda olduklarını sorduğumuzda çoğunlukla tepkiyle karşılaşıyoruz çünkü çalışmak zorundalar ve çalışmadıkları takdirde geçimlerini sağlamaları bu koşullarda mümkün değil. Yaşı geçkin vatandaşlar ise son dönemde karşılaştıkları ayrımcı ve kaba tutumlardan dolayı kamera ve mikrofon görünce bile huzursuz oluyor.

Türkiye’de şu ana kadar resmi olarak açıklanan vaka sayısı 1872 iken, hayatını kaybedenlerin sayısı 44. Yeterli sayıda testin yapılmadığı konusunda genel bir kanı var. Vakalar ise kısıtlı test sayısına rağmen her gün katlanarak artıyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus