Şantiyede ekmek arası ıspanak dağıtıldığını duyurduğu için işten atılan Bedirhan Aslan: “İşçiler köle gibi çalıştırılmasın, işçi hakları artık gündeme gelsin”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Metro şantiyesindeki işçilerin mağduriyetlerini kamuoyuyla paylaşan inşaat işçisi Bedirhan Aslan, Medyascope’a konuştu: “’Ben gurbetçi bir insanım, eve gidecek param yok, yatacak yerim yok, nasıl olacak?’ diye sordum. ‘Bedirhan biz burada doğruları tartışamayız, büyükler böyle karar vermiş’ dediler. Aynı gün şantiyeyi terk etmemi istediler.”

Karayolu, metro, tünel ve havaalanı gibi projelerde çalışan Bayburt Grup’un yüklenici olduğu Bakırköy Meydanı’ndaki metro şantiyesindeki işçilerin mağduriyetlerini kamuoyuyla paylaşan inşaat işçisi Bedirhan Aslan, “şirketin açığını ortaya çıkardığı” gerekçesiyle önceki gün işten çıkarıldı. Medyascope’a konuşan Aslan, üç ay önce memleketi Mardin’den çalışmak için geldiği şantiyede koşulların en başından beri insan sağlığına uygun olmadığını söyledi: 

“Günü geldi, el deterjanını kendi paramızla aldık. Bunu kamp amirine söylediğimde ‘Ben de kendi paramla alıyorum’ dedi. İstiyoruz istiyoruz, şirket göndermiyor. Çamaşır makinesi bile yoktu. Üç ay boyunca elbiselerimizi elimizle yıkadık. Gün geldi, kurumadan alıp nemli giymek zorunda kaldık, çünkü yapacak bir şey yoktu.”

“Bu yaştan sonra nerede çalışacağız? Bu köleliğe razı geliyoruz”

Çalışma arkadaşlarının maruz bırakıldıklarını ve yaşadıklarını, “Hamallık gibi bir işimiz vardı. Orada çalışan insanların çoğu 45-50 yaş üstüydü. ‘Bu yaştan sonra nerede çalışacağız? Bu köleliğe razı geliyoruz’ diyorlardı” diyerek anlatan Aslan, şantiyede ekmek arası ıspanak dağıtıldığı gün sosyal medyadan yiyeceklerin fotoğraflarını paylaştı.

“Şantiyede ‘Burada doğruları tartışamayız, büyükler böyle karar vermiş’ dediler”

Aslan, o günü ise şöyle anlattı: “Virüsten dolayı yemekhaneyi kapatmışlardı. Bundan üç gün önce şantiyeye bir torba geldi, baktık ekmek arası, streçlemişler. Bir açtık, ekmek arası ıspanak çıktı. Ben çok sinirlendim, ‘Bizi sabah 08.00’den akşam 19:00’a kadar çalıştırmasını biliyorlar’ dedim. ‘Çok ağır koşullar altında çalıştırmasını biliyorlar. Şirkette milyonlarca veya milyarlarca (liralık) iş dönüyor. Biz bu işi yapıyoruz. Bize bunu mu layık gördüler?’ dedim ve bunu sosyal medyada paylaştım. İnsanlar sesime ses oldu. Ertesi gün muhasebeden beni aradılar, iş sözleşmemin feshi verildi. Savunmamı yazdım. ‘Ben gurbetçi bir insanım, eve gidecek param yok şimdi, yatacak yerim yok, nasıl olacak?’ diye sordum. ‘Bedirhan biz burada doğruları tartışamayız, büyükler böyle karar vermiş’ dediler. Aynı gün şantiyeyi terk etmemi istediler.” 

Maaşların 50 günde bir ödendiğini ve iki haftada bir izin hakları olduğunu söyleyen Aslan, “Şantiyeden çıktım, eşyalarımı topladım ve bazı eşyalarım hâlâ orada duruyor, alamadım. Yol paramı istediğim zaman ‘Paranı nisanın 20’sinde alacaksın’ dediler. Mecburdum çalışmaya, ama bardağı taşıran son damla oldu o olay. Bu olayın telafisi olamaz. İşçiler köle tarzında çalıştırılmasın. İşçi hakları da artık biraz gündeme gelsin. ‘Ne olursa çalışacaksın, ses etmeyeceksin’ diyor. Kardeşim, biz yirmi birinci yüzyıldayız! Köle mi çalıştırıyorsunuz?” dedi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus