Diğer İskandinav ülkeleri, İsveç’in koronavirüs mücadelesindeki rahat tutumundan rahatsız

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

New York Times muhabirleri Christina Anderson ve Henrik Pryser Libell, İsveç’te koronavirüs kapsamında alınan önlemler ile diğer İskandinav ülkelerinde alınan önlemleri kıyaslayan bir haber yazdı. 28 Mart günü yayımlanan bu haberi özet olarak aktarıyoruz.

İskandinavya’daki koronavirüs mücadelesinde İsveç’in farkı: “Restoranlar, barlar ve kayak merkezleri hâlâ açık”

Diğer komşuları sıkı önlemlerle mücadele etmeye çalışırken İsveç alışılmadık bir yol takip ediyor. Danimarka ile Norveç sınırlarını ve restoranlarını kapatıp bütün öğrencilerin bir ay boyunca evlerinde oturmalarına karar verirken İsveç, yalnızca liseleri ve üniversiteleri tatil etti. İlkokulları, anaokullarını, barları, restoranları ve ülke sınırlarını ise açık tuttu, hem de hiçbir sınırlama getirmeden. 

İsveç’in bu politikası oldukça önemli soruları da beraberinde getirdi. İsveç aşısı bulunmayan bir hastalık üzerinden kumar mı oynuyor yoksa oldukça ağır sonuçlara yol açan bu hastalığa karşı akıllıca bir strateji mi geliştiriyor?

Cumartesi günü itibarıyla 5,3 milyon nüfusu olan Norveç’te 3 bin 700’den fazla vaka tespit edildi ve 19 kişi koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti. 5,6 milyon nüfusa sahip Danimarka’da 2 bin 200 vaka ve 52 ölüm gerçekleşirken 10,2 milyon nüfuslu İsveç’te 3 bin 60 vaka ve 105 ölüm belirlendi.

Aslında İsveç hükümeti de koronavirüsü hafife almıyor. Ülkenin siyasî liderleri toplumu düzenli olarak el yıkamaya, sosyal mesafeyi, korumaya ve 70 yaşın üzerindekilerle teması azaltmaya davet ediyor. Ancak başkent Stokholm’de iki kişiden kalabalık arkadaş grupları akşam yemeğine veya kahve içmeye birlikte gidebilyor. Oyun bahçeleri koşup oyun oynayan çocuklarla dolu. Alışveriş merkezleri, restoranlar, spor ve kayak merkezleri ise kullanımları azalmakla birlikte hâlâ açık tutuluyor. 

“İsveç’in bu politikası bilimsel”

Epidemiyolog Anders Tegnell bir röportajda İsveç’in takip ettiği politikanın bilimsel olduğunu vurgularken “Salgını azaltmaya çalışıyoruz, böylece yeni gelen hastaları tedavi edebiliyoruz” diyor. Tegnell şöyle devam ediyor: “İsveç’te işleri bu şekilde hallediyoruz. Salgın hastalıkla bütün mücadele şeklimiz gönüllü pratiklere dayanıyor. Bağışıklık sistemimiz tamamen gönüllülük üzerine kurulu ve toplumun yüzde 98’ini kapsıyor. İnsanlara, hayatlarında en iyi yaptıkları şeyleri yapmaya devam etmelerini seçenek olarak sunuyoruz. Tecrübelerimize göre bu politikamız gayet iyi işliyor.”

Tarihçi Lars Tragardh’a göre ise İsveç halkının siyaset kurumlarına duyduğu güvenin yanı sıra, toplumdaki bireylerin birbirlerine duyduğu güven de oldukça yüksek. 

Norveç, İsveç ile olan bütün sınırını kapatmazken yurtdışından gelen insanlar iki haftalık karantina uygulamasına tabi tutuluyor. Danimarka da sınırlarının yanı sıra gece kulüpleri, bar ve restoran gibi yerleri kapadı. Danimarka 10’dan, Norveç ise 5’ten fazla insanın yan yana gelmesini yasaklarken İsveç’te bu sınır iki gün önceye kadar 500 kişiydi. 

Tegnell’e göre salgının bütün ülkelere sıçradığı bu dönemde sınırları kapamanın bir anlamı yok, çünkü bu uzun ya da kısa bir dönemde kaybolacak bir hastalık değil. Önleme aşaması geride kaldı ve şu an yatıştırma aşaması yaşanıyor. Tegnell yine de okulların kapatılmasının da bir seçenek olarak değerlendirilmeye devam ettiğini belirtiyor. Ayrıca Sağlık Bakanlığı sınırların kapatılmasını ve sokağa çıkma yasağı ilan edilmesini isterse hükümet bunu dinleyecektir.

Şu ana kadar 9 bin 700 vakanın tespit edildiği ve 639 ölümün yaşandığı Hollanda da İsveç’e benzer bir çizgi izliyordu. 16 Mart günü Başbakan Mark Rutte 17 milyonluk ülkenin “kontrollü salgın” politikası izleyerek salgının ciddi risk grubunda bulunmayan insanlara kontrollü olarak bulaşabileceğini açıklamıştı. Ülkeyi “tamamen” kapatmak için oldukça geç olduğunu da vurgulamıştı.

Geçen hafta İsveç’teki kayak merkezlerinde kayak sonrası eğlenceye giden bir grupta koronavirüs tespit edilmişti. Bu yüzden hükümetin üzerinde tramvay yollarını, barları ve restoranları kapatması için yeni bir baskı oluştu. İskandinavya’daki pek çok koronavirüs vakası İtalya’ya kayak için gidip geri dönen kişilerden yayılmıştı.

Bu bağlamda bazı İsveçliler hükümetin sürü bağışıklığına ivme kazandırarak salgına cevap verme politikasının artık yoldan çıktığını ve insanların hayatının gereksiz yere riske atıldığını düşünüyor.

Bu arada İsveç’teki vaka grafiği de keskin bir artış göstermeye başladı. Cuma günü de hükümet elliden fazla kişinin bir araya gelmesini yasakladı.

İsveçli bir otelci olan Elisabeth Hatlem gibi bazı kişiler ise olaya iki yönden bakıyor. İşyerini açık tutabildiği için mutlu olan Hatlem altı çocuğunu okula gönderdiği için ise oldukça tedirgin. Hatlem şöyle diyor: “Her şeyin kapatılması bizim için büyük bir facia olur. İsveç’in bir noktada patlayacağından endişeliyim. Bu olaylar ile büyük bir deneyim kazanıyorum. Ancak bu tecrübeyi edinmek isteyip istemediğim hiçbir zaman sorulmadı.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus