The Guardian: 5G teknolojisinin koronavirüsün yayılma hızını artırdığı yalanı anaakım medyaya nasıl yerleşti?

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
The Guardian muhabirleri Jim Waterson ve Alex Hern, uzmanlarla konuşarak son dönemde 5G teknolojisi ile koronavirüsün yayılma hızı arasında bağlantı kuran haberlerin nasıl yaygınlaştığını anlatan bir yazı kaleme aldı. Haberi özet olarak aktarıyoruz.

Bundan bir sene önce 5G teknolojisinin zararlarıyla ilgili ortaya atılan muzip teoriler, David Icke gibi komplo teorisyenleri dışında pek fazla insanın ilgilisi çekmemişti.

Son haftalarda ise yeni nesil mobil teknoloji ile ilgili ortaya konan komplo teorileri anaakıma da sıçradı. 5G teknolojisinin koronavirüsün yayılmasını hızlandırdığına yönelik komplo teorileri uzmanlar tarafından “tehlikeli saçmalık” olarak tanımlanıyor.

Şu an elimizde bu teoriye inanan ve giderek büyüyen sosyal medya grupları, bu konuyla ilgili bilimsel veri ortaya koyamayan bağlantı ağları ve bu yüzden pek çok kazanımı tersyüz etmeyi bekleyen öfkeli bir toplum kesimi var.

Bazı insanların telekomünikasyon mühendislerine ve henüz 5G ekipmanına bile sahip olmayan tesislere saldırması hükümeti ve mobil ağları çaresiz bıraktı.

Full Fact isimli bilgi doğrulama organizasyonunun editörü Tom Phillips, geçen yaz 5G’nin sağlık sorunlarını yaydığı sanısına olan inancın giderek yaygınlaştığı konusunda uyarılarda bulunduklarını söylüyor. Son haftalarda 5G ile ilgili daha önce çürütülen iddialar, özellikle WhatsApp ve Facebook’taki arkadaş grupları vasıtasıyla daha da yaygın olarak dolaşıma sokuldu. Google Trend verileri de mart ayının sonlarında, yani karantina ilan edilmesinin ardından Britanya genelinde 5G hakkındaki teorilere olan ilginin büyük bir patlama yaşadığını ortaya koyuyor.

Phillips’e göre bu iddialarla mücadele etmenin en büyük zorluklarından biri de ortaya atılan iddianın geçersiz olduğunun tam olarak nasıl ortaya konacağının bilinmemesi. Phillips, “’Virüs gerçek ama 5G bunu daha zararlı hale getiriyor’, ‘semptomlar virüsün değil tamamen 5G’nin sonucu’, ‘aslında virüs yok bu tamamen 5G’nin kurulmasından dolayı ortaya çıkan zararları örtmek amaçlı ortaya atılan bir hikâye’ gibi onlarca teori duyduk” diyor.

Başka pek çok anlatı da farz edilen diğer tesadüfler üzerine kurulu. Bunlardan en popüleri Vuhan’ın 5G teknolojisinin tesislerinin kurulduğu ilk bölge olmasıyla başlıyor. Aslında Vuhan, Londra’da Greenwich’te test için kurulan tesislerden yaklaşık 18 ay sonra, yani Ağustos 2019’da bu tesislere kavuştu. Aynı şekilde İran’da hiçbir 5G uygulaması ve tesisi olmamasına rağmen çok sayıda koronavirüs vakası tespit edildi.

İyonize Olmayan Radyasyondan Korunma Uluslararası Komisyonu da 5G teknolojilerinin kurulumunun normal olarak gerçekleştirildiği bölgelerde insan sağlığını olumsuz etkileyecek en ufak verinin bile bilimsel olarak henüz ispatlanamadığını söylüyor.

Sosyal medyanın konuya ilgisi arttıkça bazı özensiz medya organları da bunu daha fazla tıklanma için fırsata çevirdi. Örneğin 24 Mart günü, yani İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın insanlara evlerinde oturmaları gerektiğini söylediği gün, Daily Star bir makale yayımladı ve başlığı şöyleydi: “Koronavirüs: 5G wi-fi bağlantısı hastalıkta ‘hızlandırıcı’ etki gösteriyor olabilir.” Sayfaya “özel haber” olarak taşınan bu haberde konuşan hiç kimse bilim insanı değildi.

Instagram ve Twitter’daki takipçi sayısı fazla olan pek çok kişi de 5G ve koronavirüs bağlantısıyla ilgili paylaşımlarda bulundu. Hükümetlerden gelen baskılar sonucunda Facebook ise pazartesi günü koronavirüsü 5G ile bağdaştıran ve fiziksel şiddete yol açabilecek haberleri siteden kaldıracağını açıkladı.

Bristol’deki 5G karşıtı gruplardan biri kendisini anaakıma ve bilimsel açıklamalara inanmayan  bir ekip olarak sunarak eleştirileri savuşturuyor. Onlara göre otoriteleri dinlememek gerçekte ne olduğunu anlamanın tek yolu.

İngiltere’de telefon direklerine saldırı yapılması yeni bir gelişme değil. 2000’li yılların ortalarında, 3G ekipmanları kurulmaya başlandığı zaman da toplumun farklı kesimleri sağlığa zararlı olacağı gerekçesiyle benzer eylemler gerçekleştirmişlerdi.

5G’ye ilişkin kaygılar salgın öncesinde ortaya çıkmasına rağmen veri ağları bu kaygıları yatıştırmak için geniş çaplı açıklamalar yapmadı. Bir bilgi ağı çalışanı, “Endüstri olarak daha hızlı davranabilir ve 5G’nin ne olduğu konusunda daha açık olabilirdik. Aslında telefon şebekelerini kullanma yöntemi 4G ile aynı” diyor.

Tom Phillips ise, aklında doğru olarak kodladığı bir hikâyeye inanan insanların fikirlerini değiştirmenin her zaman zor olduğunu belirtiyor: “’Hemen bir bilgi sağlamalıyım’ düşüncesine kapıldığınız zaman verdiğiniz bilgi ile komplo teorisinin bir parçası haline gelebiliyorsunuz. Yalnızca yanlış bilginin kökünü kazımak yetmez, bunun yerine doğru bilgiyi de yerleştirebilmelisiniz.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus