George Soros: “Avrupa Birliği koronavirüsle mücadele etmek için vadesiz tahviller çıkarmalı”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
Macar asıllı ABD'li milyarder yatırımcı George Soros, Project Syndicate için kaleme aldığı yazıda Avrupa Birliği’nin koronavirüs salgınıyla mücadele etmek için alması gereken ekonomik önlemleri yorumladı. Yazının çevirisini paylaşıyoruz.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa’nın koronavirüs salgınıyla mücadele etmek için yaklaşık 1 trilyon dolara (873 milyar euro) ihtiyacı olacağını açıkladı. Bu para bir “Avrupa kurtarma fonu” kurmak için kullanılabilir. Ancak para nereden gelecek?

Benim önerime göre, Avrupa Birliği (AB) anaparanın geri ödenmesinin gerekmediği (parayı ihraç edenin takdirine bağlı olarak paranın geri alınabileceği veya kullanılabileceği şekilde) “kalıcı tahviller” satarak fon için gereken parayı oluşturabilir. 23 Nisan’da yapılacak Avrupa Konseyi Zirvesi için bu konuda bir yetkilendirme yapmak öncelik olmalı.

soros112_Thierry MonasseGetty Images_lagardemichelvonderleyenEUfinance

Elbette, AB’nin özellikle de bu kadar büyük miktarda vadesiz tahvil çıkarması eşi benzeri görülmemiş bir şey olur. Ancak geçmişte bazı hükümetler bu vadesiz tahvillere güveniyordu. Buna verilebilecek en iyi örnek, Napolyon Savaşları’nı finanse etmek için konsolide edilmiş borçlar karşılığında çıkartılan tahvilleri ve Birinci Dünya Savaşı’nı finanse etmek için çıkartılan savaş tahvillerini kullanan İngiltere’dir. Bu tahvil çıkarma işlemleri, ikisinin de itfa edildiği 2015 yılına kadar borsada işlem gördü. 1870’lerde de, ABD Kongresi hazineyi yetkilendirerek halihazırda mevcut olan tahvilleri konsolide etmek için devlet tahvillerini çıkarmalarını istedi ve ilerideki yıllarda bu tahviller çıkarıldı.

AB, yalnızca insanların yaşamlarını değil aynı zamanda birliği de tehdit eden bir virüse karşı hayati bir savaş veriyor. Eğer üye devletler ulusal sınırlarını diğer AB üyelerine karşı korumaya başlarlarsa; bu, birliğin kurulduğu dayanışma ilkesini yok eder.

Avrupa’nın bütün AB üyelerini kapsayan bu olağanüstü durumla başa çıkmak için olağanüstü önlemlere başvurması gerekiyor. Bu da normale dönüldükten sonra ortak bir AB borcunun çıkarılmasını haklı kılacak bir emsal teşkil etme korkusu olmadan yapılabilir. Tüm AB’nin güvenini ve inancını taşıyan bu tahvillerin çıkarılması, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) tahvil satın alma programındaki çoğu kısıtlamayı ortadan kaldırmasına da politik bir onay sağlayacaktır.

Vadesiz tahvilleri bu şartlar için uygun kılan üç avantaj daha var.

Bu vadesiz tahviller, oluşturacakları büyük finansal güce rağmen geri ödenmeleri gerekmediğinden dolayı AB’ye şaşırtıcı derecede hafif olacak bir mali yük getireceklerdir. Buna ek olarak, AB, vadeleri geldiğinde onları yeniden finanse etme, amortisman ödemelerini yapma ve hatta nihai geri ödemeler için para ayırmak zorunda bile kalmayacaktır.

AB, vadesiz tahviller için yalnızca düzenli faiz ödemeleri yapmakla yükümlüdür. Yüzde 0.5 faiz oranıyla oluşturulacak 1 trilyonluk bir vadesiz tahvil, AB bütçesine yılda sadece 5 milyar euroya mal olacak. Bu da AB’nin 2020 bütçesinin yüzde 3’ünden bile az.

İkinci avantaj daha teknik fakat neredeyse aynı derecede önemli. Piyasalar ilk seferde 1 trilyon euroluk bir çıkarmayı karşılayamayabilir. AB, her seferinde yeni bir tahvil çıkarmadan tek bir vadesiz tahvil çıkararak bu miktarı taksitlerle ödeyebilir.

Üçüncü avantaja gelirsek, AB tarafından çıkartılan bir vadesiz tahvil ECB’nin tahvil alım programı için çok cazip bir kazanç olabilir. Bir vadesiz tahvilin ödeme tarihi her zaman aynı olduğundan, bu doğrultuda ECB’nin portföyünü dengelemesi de gerekmeyecektir.

AB’nin tahvil çıkarmak için yeni bir mekanizma veya yapı oluşturmasına gerek yok çünkü AB geçmişte de tahviller çıkardı. Gelirler, salgınla mücadele ile ilgili yatırımlar ve hibeler için kullanılmalıdır. Avrupa Komisyonu fonları doğrudan ya da üye ülkeler ve belediyelerin idari teşkilatları gibi Kovid-19 salgınıyla doğrudan mücadele eden diğer kurumlar aracılığıyla dağıtabilir.

Salgının yol açtığı bu parçalanma geçici olmalıdır. Bu, yalnızca Avrupa liderlerinin AB’ye uzun vadeli zararlar gelmemesi için gereken olağanüstü önlemleri almalarıyla olur. Bu yüzden AB’nin bir kurtarma fonuna ihtiyacı var. Bu fonu vadesiz tahvillerle finanse etmek en kolay, en hızlı ve az maliyetli yol olacaktır.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus