Korona günlerinde çalışma hayatı (9): “Salgın ortaya çıktığından beri günde 15 saat çalıştığım oluyor. 10-15 dakika yemek molasına çıkabilirsem ne mutlu bana”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Sanem (*), 22 yaşında bir üniversite öğrencisi. Beş aydır aslında ismini herkesin bildiği en büyük market zincirlerinden birinin İstanbul-Esenyurt’taki şubesinde çalışıyor. Sanem’in anlattığına göre koronavirüs salgınından önce de ağır olan koşullar, salgın başladıktan sonra iyice ağırlaşmış. Markete günde ortalama 350-400 müşteri gelmeye başlamış. Medyascope’a korona sürecinde yaşadıklarını anlatan Sanem şöyle konuşuyor:  “Müdüre ‘dört gün üst üste 14 saat çalışmaya dayanamadığımı’ söyleyince korona varken başka bir iş bulamayacağımı ve çalışmaya mecbur olduğumu söyledi.”

Çalıştığı markette iki personel, müdür ve müdür yardımcısı toplam dört kişi olduklarını anlatan Sanem, “Biz aslında markette iki personel çalışıyoruz. Diğer arkadaş benden daha şanslı, İŞKUR’la işe girdiği için ona zorla fazla mesai yaptıramıyorlar, böyle bir kural varmış. Haliyle fazla mesai yaptırılıp mesai ücreti verilmeden çalıştırabilecekleri bir tek ben kalıyorum geriye” diyor. 

“Bölge sorumlusu korona geçtikten sonra beni işten çıkarmakla tehdit etti”

Sanem işe aslında kasiyer olarak alınmış, ama kasa boş olduğu anda hem manav tezgâhına hem de reyonlara bakmak zorunda. Ne kadar mesai yaparsa yapsın maaşının asgari ücretten bir kuruş bile hiçbir zaman fazla yatırılmadığını aktaran Sanem, şunları ekliyor: “Salgın ortaya çıktıktan sonra günde 15 saat çalıştığım oluyor. 10-15 dakika yemek molasına çıkabilirsem ne mutlu bana.”

Sokağa çıkma yasağının olduğu günlerde marketlerin 14.00’e kadar açık olduğunu ancak kendilerinin en erken 19.00’da marketten çıkabildikleri anlatan Sanem, “Pazar günü bizi işe çağırdılar, sokağa çıkma yasağı olduğu, marketler kapalı olduğu halde izin belgesi çıkarmışlar, ‘Reyonları düzenleyeceğiz’ dediler” diyor.

Kendini çalıştığı markette güvencesiz hisseden Sanem, özellikle salgın günleriyle birlikte ciddi bir baskı altında olduğunu şu örnekle anlatıyor: “Geçen günlerde markette temassız ödeme olmadığı için bir adam bana hakaret ve küfürler etti, müdürüm hiçbir şey yapmadı, beni savunmadı. Ben de kendimi savundum. Adam beni merkez şubeye şikayet etmiş. Bölge sorumlusu korona geçtikten sonra beni işten çıkarmakla tehdit etti.”

Sanem’in koronavirüs kapmakla ilgili de haklı endişeleri var. Markette eldiven takmaları yasaklanmış, kasanın önüne el dezenfektanı konmuş ancak Sanem’in anlattığına göre dezenfektan müşteriler içinmiş, “Müşteriler kullanırken siz de kullanın” demişler. 

Çalışmaktan ayak tabanlarımda yaralar oluştu”

Salgın geçtikten sonra başka bir iş bulmak istediğini söyleyen Sanem, “İnanır mısınız çalışmaktan ayak tabanlarımda yaralar oluştu. Kasadayken bile ayaktayım. Oturmak yasak” diyor. 

Sanem kendisi gibi pek çok işçinin sömürüldüğünü, haksızlığa uğradığını bildiğini söylüyor ve herkesi dayanışmaya çağırıyor. 

*Röportaj yapılan kişinin adı güvenliği için değiştirildi. Fotoğraf temsilidir.

 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus