Bale mutfakta: Salgının ortasında sanat eve taşınıyor, sanatçıların gelecek kaygısı ise sürüyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Rusya’nın başkenti Moskova’da, tarihi Bolşoy Tiyatrosu’nun balerin ve baletleri bu kez kırmızı perdeler, spot ışıkları, seyircinin alkışları olmaksızın, mutfakta, yemek odasında, evlerinin bahçesinde sergiliyor performanslarını. Özenle hazırlanmış kareografisiyle üç dakikalık kısa bir videoda Rus balet Ivan Vasiliev ve arkadaşları, koronavirüs salgınının ortasında yemek pişirmeyi, bulaşık yıkamayı ve yerleri süpürmeyi sanata dönüştürüyor. 

St. Petersburg şehrindeki Mikhailovsky Tiyatrosu için hazırladıkları videoda seyircilere “EvdeKal” diyen sanatçıların aslında güçlü bir mesajı daha var. Ne zaman sona ereceğini henüz bilmediğimiz bu salgının ortasında, dünyanın dört bir yanından sanatçılar, bilet satışları ve gelirleri olmadan daha ne kadar ayakta kalabileceklerini merak ediyor. Washington Post’tan Isabelle Khursuhdyan’ın sanatçıların endişelerine dikkat çeken haberini sizlerle paylaşıyoruz.

Rus gazetesi Kommersant’a  konuşan Bolşoy Tiyatrosu Müdürü Vladimir Urin, “Eylül ayında perdeleri açamazsak, tiyatronun mahvolması dahil, muhtemel sonuçları düşünmesi bile ürkütücü. Elbette burada söz konusu tehlike tiyatro binasından çok sanata ve sanatçılara yönelik” dedi. 

Ama ilham ve umut, tecrit altında da olsa yürütülen egzersizler ve dans sayesinde var olmayı sürdürüyor. “Sahneyi ve tiyatroyu gerçekten çok özlüyoruz. Canlandırdığımız karakterleri, oynadığımız rolleri, kanlı canlı seyircilere teşekkür edebildiğimiz performansları özlüyoruz” diyor Rusya’nın en başarılı solo baletlerinden Ivan Vasiliev.

27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü’nde, burada sergilenen bale performanslarını internet üzerinden bütün dünyada erişime açtıkları projenin hemen öncesinde, Moskova’daki Bolşoy Tiyatrosu’nun boş koltukları (Solda)
Koronavirüs salgını yüzünden aniden perdelerini kapatan St. Petersburg kentindeki Mikhailovsky Tiyatrosu (Sağda)

Eylem I: Direniş

Moskova’da yer alan Bolşoy Tiyatrosu 1776 yılında kuruldu ve dört yıl sonra 1780’de Kremlin’in yanıbaşındaki yeni yerine taşındı. 1805’te baştan aşağı yanan bina, 1853’te bu kez başka bir yangında oldukça büyük hasar gördü. İkinci Dünya Savaşı sırasında bu kez de bir bombanın isabet ettiği tiyatro binası, 2005 yılında oldukça detaylı ve maliyetli tadilatları sürdürmek için kapatıldı, ancak sanatçılar performanslarını farklı mekanlarda sürdürdü.

Tiyatronun müdürü Urin, Bolşoy’un kapalı kaldığı her gün için satılamayan biletler nedeniyle 100 bin doların üzerinde zarar etmesini öngördüğünü belirtiyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, koronavirüs salgını nedeniyle belirsiz bir süre için kapatılan işletme sahiplerine, çalışanlarına ödeme yapmaya devam etmelerini buyurdu ve Bolşoy Tiyatrosu’nun maaş bekleyen yaklaşık 3 bin 400 çalışanı var. 

Tiyatro yönetimi, hükümetten bir kurtarma paketi haberinin gelmesini umuyor. Urin, Washington Post’a yaptığı açıklamada, “Elbette, bilet satışları olmaksızın kâr etmemiz mümkün değil. Ancak Bolşoy’a azımsanamayacak miktarda devlet desteği sunuluyor. Ayrıca devletin küçük ve orta ölçekli işletmelere yardım etmeye istekli olmasını umuyoruz, böyle bir yardım tiyatroların, dolayısıyla Bolşoy’un da kayıplarını karşılaması noktasında yardımcı olabilir” dedi.

Rusya’daki koronavirüs vakaları Avrupalı ve Asyalı komşularına göre daha geç tırmanışa geçti, ki bu durumda vakaların zirve noktasına ulaşmasının da aynı şekilde gecikmeli olarak gerçekleşmesi bekleniyor. Ülke genelinde 74 binden fazla koronavirüs vakası tespit edildi. 

Bolşoy bu krizde ayakta kalmaya çalışan tek sanat merkezi değil. New York’ta bulunan Metropolitan Operası da geçtiğimiz ay salgın nedeniyle sezonun geri kalanında perdelerini kapatacağını ve 60 milyon doları bulması beklenen zararı karşılamak amacıyla acil bağış kampanyası başlatacaklarını duyurdu.

Washington’da bulunan John F. Kennedy Sahne Sanatları Merkezi de son dönemde açıklanan 2 trilyon dolarlık teşvik paketinden 25 milyon dolarlık bir acil yardım fonu aldı, ancak sonrasında Ulusal Senfoni Orkestrası’nın müzisyenlerine zorunlu ücretsiz izin verildiğini duyurdu. Halkın tepki göstermesinin ardından zorunlu ücretsiz izinler askıya alındı ama bunların yerini ağır ücret kesintileri aldı. 

St. Petersburg kentindeki Mikhailovsky Tiyatrosu’ndan balerin Valeria Zapasnikova, kendisi ve diğer dansçıların sahnelere dönüşün nasıl olacağını merak ettiklerini söylüyor. Tiyatro binaları yeniden kullanıma açıldığında, perde kalkmadan, seyircileri karşılamadan önce sanatçıların bir araya gelerek prova yapmaları için zamana ihtiyaçları olacak. 

Ancak koronavirüs salgınının neden olduğu yıpratıcı ekonomik gerileme düşünülünce, insanlar yeniden sokağa çıkmaya başladıklarında pahalı biletler için bütçe ayırmaya istekli olacak mı? Kalabalık bir tiyatro salonunda, tanımadıkları insanlarla oturmaya hevesli olacaklar mı? Sınırlar turistlere kapalı olmaya devam ederse, bunun da düşük seyirci sayısında payı olacaktır. 

Bolşoy Tiyatrosu Müdürü Urin, “Yeniden bilet satışına başladığımızı duyurduğumuzda insanların anında bilet almaya koşacağını mı sanıyorsunuz?” diye soruyor Rus Kommersant gazetesine konuşurken, “Seyircinin tiyatroya dönmesi zaman alacak. Bunun arkasında sadece ekonomik değil, psikolojik nedenler de var. Bence bu salgın, tiyatro ile seyirci arasındaki ilişkide pek çok değişikliğe neden olacak” diye de ekliyor. 

Eylem II: Ev

Adrian Mitchell ve Andrea Lassakova çiftinin yemek odasındaki sandalyeler, ağzına kadar dolu su damacanalarının ağırlığı ile sabitlenmiş, çiftin günlük bale dersleri için geçici olarak kullandıkları bar görevini üstlenmiş durumda. 45 dakikalık ders süresince tek seyircileri olan küçük köpekleri Beau’yu yanlışlıkla tekmelememek için özen gösteriyorlar. 

Mitchell, geçici bir önlem olarak evde bale dersleri veriyor. Çünkü hem onun hem de Lassakova’nın sahne aldığı Mikhailovsky Tiyatrosu kısa bir süre önce aniden kapılarını seyircilere kapatmak zorunda kaldı. Öyle ki, Lassakova yedek bale pabucu alma şansı bile bulamadı ve elindeki yıpranmış bir çift pabuçla idare etmek zorunda kaldı. 

26 yaşındaki Mitchell Amerikalı, “Rusya’ya geldik çünkü burada sanata ve sanatçıya değer veriliyor. Bu aynı zamanda devlet desteği anlamına geliyor. Rusya’da olan biten bunca olaydan, yüzyıllar boyunca yaşanan savaşlardan sonra bile bale ayakta kalmayı başardı” diyor. 

Adrian Mitchell ve Andrea Lassakova, köpekleri Beau ile evde. 

Mitchell, balenin salgından sonra da ayakta kalacağından emin. Ancak tecrit süreci uzadıkça, evde sürdürdükleri bale pratiklerinde alternatifler azalıyor. Evin zemini bazı hareketleri denemeye elverişli değil, hatta bunları denemek tehlikeli hale geliyor. Diğer dansçılar bu dönemi daha çok yoga ve kaslarını güçlendirecek egzersizlere odaklanarak geçirdiklerini söylüyor. Balerin Zapasnikova da, “Evde büyük atlamalar ve sıçrayışları yapmanız mümkün değil” diyor. 

2014 yılında Rus devleti tarafından onur sanatçısı olmaya layık görülen balet Ivan Vasiliev, tiyatrolara bu zor süreçte sanatçıları desteklemek, onları güvence altına almak için daha çok çaba göstermeleri çağrısında bulundu. 

“Sanatçılar evden çalışamaz. Evde performans sergileyebilecekleri bir sahne yok” diyor Vasiliev, ve “Özellikle de solo dansçı olmayanlar, sahne aldıkları şov başına ödeme alamadıkları için başka iş arayışında olacaklar. Bu da pratik yapamadıkları için form kaybedecekleri anlamına geliyor. Onlar olmadan tiyatro sadece boş bir kutu” diye ekliyor.

Koronavirüs salgını yüzünden kapatılana kadar Mikhailovsky Tiyatrosu’nda dans eden balerin Andrea Lassakova (Solda)
Adrian Mitchell, su damacanasıyla sabitledikleri, geçici olarak bar görevini üstlenen sandalyeyi kullanarak evde bale dersi veriyor (Sağda)

Eylem III: Yayın akışı

26 yaşındaki Lassakova, önümüzdeki ay itibariyle Kuğu Gölü balesinde başrol oyuncusu olarak Odette karakterini canlandırmak üzere seçilmişti. Bunun yerine, Mitchell ile birlikte akşamları Viyana, Monako gibi dünyanın farklı yerlerinden sanatçıların salgın öncesinde gerçekleştirdikleri, internet üzerinden yayınlanan performanslar izleyerek vakit geçiriyorlar. Bu genelde kendi yoğun programlarından dolayı yapmaya vakit bulamadıkları bir şey. 

Mitchell, “Bale sanatı, bu süre zarfında insanlardan daha çok takdir toplasa ne güzel olurdu” diyor. Tiyatrolar internet yayınlarına dönüştü. Urin, Bolşoy Tiyatrosu’nun erişime açtığı “Uyuyan Güzel”, “Kuğu Gölü” ve “Fındıkkıran” eserlerinin 900 binden fazla izleyici tarafından görüntülendiğini söylüyor ve bunu bir tür “insani jest” olarak niteliyor. 

Balerin Lassakova, bale dersi öncesi ısınıyor

Rusya’nın Ural dağları yakınındaki bir sanayi şehri olan Perm’de bulunan Perm Opera ve Bale Tiyatrosu, tek seferde yalnızca bir kişinin izleyebileceği performanslar düzenlemeyi planladı. Şanslı seyircinin kim olacağı ise bir tür piyango sistemiyle belirlenecek. 

Rusya’da mart ayının sonuna doğru koronavirüs salgınıyla mücadele kapsamında katı önlemlerin alınmasıyla birlikte masaya yatırılan proje fikrine olumlu dönütler alındı. Perm Tiyatrosu Genel Müdürü Andrey Borisov, tiyatrolar perdelerini yeniden açabildiğinde inisiyatif alınarak bu planın uygulamaya geçirileceğini belirtti.

Rusya’da tanınan bir oyuncu ve yönetmen, aynı zamanda Rus Tiyatro Sanatçıları Sendikası Başkanı Alexander Kalyagin, “Salgından sonra insanları destekleyecek olan kafeler, restoranlar yada kuaförler değil, tiyatrolar, sinemalar ve müzelerdir” diyor ve ekliyor: “Tiyatronun karakteristik bir özelliği var. Tiyatrolar savaş dönemlerinde bile faaliyet göstermeyi sürdürdü. Oyuncular cepheye gitti. Sovyetler Birliği’nde komünist sisteme karşı sesini çıkaranların cezalandırıldığı Gulag kamplarında bile tiyatro vardı.”

Bolşoy Tiyatrosu, bu ay başında kapılarını yalnızca bir geceliğine açtı. Seyircisiz salonda gerçekleştirilen canlı performans, devlet televizyonunda yayınlandı. Yüzlerce kişinin düzenlenmesine katkıda bulunduğu gecenin amacı, koronavirüs salgınıyla mücadelede en ön safta yer alan sağlık çalışanlarına teşekkür etmekti.

Ancak devlet yönetimindeki Tass haber ajansına konuşan tiyatro müdürü Urin, bu performanstan sadece birkaç gün sonra, konserde görev almadıkları halde tiyatro bünyesindeki 34 sanatçının koronavirüs testinin pozitif çıktığını söyledi.

Balet Vasiliev, “Salgın devam ederken böyle bir performansın ne kadar gerekli olduğu tartışmaya açık bir konu. Bize sürekli evde kalmamız salık veriliyor. Eğer doktorlara teşekkür etmek için bir konser düzenlenecekse, bu pekala salgın bittikten sonra da gerçekleştirilebilir” diyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus