Koronavirüs tedavisi nasıl uygulanıyor, hangi ilaçlar ve yöntemler kullanılıyor?

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Koronavirüsün neden olduğu hastalık için güvenilirliği ve etkinliği kanıtlanmış özel bir tedavi henüz yok. Hastalığa etkili bir tedavi bulabilmek için şu anda 100’ü aşkın aşı ve ilaç üzerinde çalışılıyor, ancak bilim insanları bunun vakit alacağını söylüyor. Koronavirüse ilişkin bilimsel veriler şimdilik sınırlı olsa da salgına yönelik acil çözüm ihtiyacını karşılayacak tedavi seçenekleri tüm dünyada benzer şekilde uygulanıyor. Bu tedavi yöntemleri, enfeksiyonların genelinde olduğu gibi SARS’tan ve gripten elde edilen deneyimlerden yola çıkılarak belirlendi.

Koronavirüsün en çok karşılaşılan ateş, öksürük ve nefes darlığı gibi belirtilerini gösteren bir kişiden alınan örnekler, Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’nca yetkilendirilmiş 114 halk sağlığı laboratuvarında inceleniyor. Bakanlığın verilerine göre, bugüne dek bu laboratuvarlarda 1 milyon 75 bin 48 test yapıldı. Bu testlerin kaçının mükerrer olduğuysa hiç açıklanmadı. Belirti göstermeyen vakalar da yok değil, ancak bunların oranı bilinmiyor.

Hafif hastalık saptanan, kronik hastalığı olmayan ve 50 yaşından genç hastalar hastaneye yatırılmayabiliyor. Bu vakaların evde izlenmesi kararı; hastanın klinik tablosu, destek tedavisi gereksinimi, ağır hastalık tablosu gelişimi için risk faktörlerinin varlığı, hastanın kendini evde izole edip edemeyeceği, hastanın ve yakınlarının işbirliğine uyup uyamayacağı göz önünde bulundurularak hekimler tarafından veriliyor. Ağır hastalık gelişme riskine karşı evde izlenmesine karar verilen vakalara, nefes darlığı gelişmesi ve ateşin düşmemesi gibi durumlarda mutlaka hastaneye başvurmaları gerektiği belirtiliyor.

Plaquenil 200 Mg ilacı nedir? Plaquenil coronayı tedavi ediyor mu ...

Ayakta izlenecek belirti göstermeyen kesin vakalar ile hafif zatürresi olan olası ya da kesin vakalara, piyasada Plaquenil adıyla bilinen ve sıtma türlerinin tedavisi için kullanılan hidroksiklorokin verilebiliyor. Ancak Sağlık Bakanlığı, bu konuda “Mevcut bilimsel veriler, asemptomatik olup Kovid-19 PCR testi pozitif saptanmış bireylere hidroksiklorokin başlanmasını güçlü bir şekilde desteklememektedir. Ancak erken başlanan ilaçların daha etkili olduğuna ilişkin genel bilgilere dayanarak, hastayı değerlendiren hekimin uygun bulması halinde ve yan etkiler konusunda dikkatli olmak kaydıyla bu hastalara hidroksiklorokin verilmeye başlanabilir” uyarısını yapıyor.

Dünya kamuoyunda hidroksiklorokinle ilgili çok sayıda tartışma var. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, nisan ayı başında, Amerikan kamuoyunda da daha önce tartışmalara neden olan hidroksiklorokinin virüse karşı işe yaradığını ve kullanılabileceğini söylemişti. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) ise, 24 Nisan’da hidroksiklorokinle ilgili bir uyarı yayımladı. Uyarıda, ABD’de de salgının en çok etkilediği New York’taki bir hastanede çalışan hekimlerin hazırladığı bir rapor paylaşıldı. Hekimler, bu raporla hidroksiklorokin ile birlikte antibiyotik azitromisin tedavisi uygulanan 84 koronavirüs vakasının çoğunda kalp ritminin anormal seyrettiğini bildirdi. Hidroksiklorokinin ve benzeri klorokin ilaçlarının yan etkilerine vurgu yapan FDA, sağlık çalışanlarını bu ilaçların yol açabileceği hayati riskler konusunda uyardı.

Türkiye’de Sağlık Bakanlığı, Oseltamivir adlı ilacın da sadece influenza tanı testi pozitif çıkan vakalara verilmesi gerektiğine dikkati çekiyor ve Oseltamivir’i Kovid-19 tedavisi için önermiyor.

Komplike olmayan olası veya kesin tanılı vakalarla hafif seyirli ve zatürreli olası veya kesin tanılı vakalara hidroksiklorokine ek olarak Azitromisin kullandırılabiliyor. Ağır zatürreli olası veya kesin vakalarda buna bir de Favipiravir eklenebiliyor. Hidroksiklorokin tedavisi alırken kliniği ağırlaşan ya da zatürre bulguları ilerleyen vakalara da Favipiravir veriliyor.
İmmün plazma uygulaması ve kök hücre gibi alternatif tedaviler ise ancak Sağlık Bakanlığı’nın ilgili kurullarının izniyle denenebiliyor.

Koronavirüs tedavisinde kullanılan bir yöntem de özellikle yoğun bakım hastalarının yüzükoyun yatırılması. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) mart ayında, ağır solunum yetmezliği olan hastaların günde 12 ila 16 saat boyunca yüzükoyun yatırılması tavsiyesinde bulunmuştu. American Thoracic Society tarafından yapılan bir araştırmada şubat ayında Çin’in Vuhan bölgesindeki bir hastanede solunum yetmezliği nedeniyle tedavi gören 12 ağır hasta incelenmişti. Sonuçta yüzükoyun yatırılmayan hastaların akciğer genişleme kapasitesinin, yüzükoyun yatırılan hastalara kıyasla çok daha zayıf olduğu görülmüştü.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus