İklim krizi: 50 sene içinde dünya nüfusunun üçte biri çöl sıcaklarıyla yaşamak zorunda kalacak

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
Jonathan Watts, Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Bilimler Akademisi’nin iklim değişikliği ile ilgili yaptığı araştırmayı The Guardian için derledi. 

Yapılan bir araştırma, iklim krizinin insanlığa olan etkisinin tahmin edilenden daha sert ve daha erken olacağını gösteriyor. 50 sene içinde bir milyar insan dayanılmaz iklim koşullarının altında yaşamak zorunda kalacak.

İklim krizinin yıkıcı etkileri tahmin edilenden kısa sürede ve kapsamlı şekilde hissedilmeye başlayacak. Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Bilimler Akademisi’nin (PNAS) çalışmasına göre; yaklaşık bir milyar insan, hava sıcaklığının her sene ortalama bir derece yükselmesiyle ya yaşadıkları yerden göç etmek zorunda kalacak ya da dayanılmaz hava sıcaklığıyla yaşamaya çalışacak. En kötü senaryoya göre ise gaz emisyonunun artması sonucu dünya nüfusunun üçte birinin yaşadığı alan 50 sene içinde Sahra Çölü’nün en sıcak yerleri ile aynı hava sıcaklığına ulaşacak.

Araştırmacılar, türümüzün bu kadar savunmasız olmasını beklemediklerini, araştırmada ortaya çıkan sonuçların ardından yerle bir olduklarını ve şaşkına döndüklerini söyledi.

Exeter Üniversitesi’nden Tim Lenton “Rakamlar korkutucu. Onları ilk gördüğümde kelimenin tam anlamıyla afalladım. Daha önce genellikle kıyamet olarak kabul edilen iklim kırılma noktaları üzerinde çalıştım. Ama bu bulgular çok daha sertti. Bu da insanlığı tehdit ediyor” dedi.

PNAS tarafıdan yayımlanan makale, iklim değişikliğini fiziğin ya da ekonominin sorunu olarak görmek yerine, ilklim değişikliğinin insanların yaşadığı ortam üzerindeki etkisini değerlendiriyor.

İnsanlığın büyük bir kısmı, her zaman insan sağlığı ve gıda üretimi için ideal olan, ortalama yıllık sıcaklıkların 6 derece ile 28 derece arasında değiştiği bölgelerde yaşamıştır. Ancak bu bölgeler, insanların sebep olduğu küresel ısınma sonucunda değişiyor ve alanlar daralıyor. İnsanlar, okyanus ve denizlerden daha hızlı ısınan karalarda yaşıyor. İnsan popülasyonunun çoğu, halihazırda sıcak olan ve gitgide ısınan Afrika‘da ve Asya‘da yaşadığı için durum çok hassas. Bu demografik faktörlerin bir sonucu olarak, küresel sıcaklıklar bu yüzyılın sonuna doğru tahmin edildiği gibi 3 derece arttığında ortalama bir insan 7.5 derece sıcaklık artışı yaşayacak. Bu durumda dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 30’u aşırı sıcak bölgelerde yaşıyor olacak. Bu sıcaklık koşulları, Sahra Çölü dışında çok nadir görülüyor ancak 3 derecelik bir sıcaklık artışının ardından küresel ısınmanın, Hindistan‘da 1.2 milyar, Nijerya‘da 485 milyon ve Pakistan, Endonezya ve Sudan‘ın her birinde 100 milyondan fazla insanı etkileyeceği tahmin ediliyor. Isınma, insanları göç etmeye zorlayacak ve gıda üretiminde büyük zorluklar yaşatacak.

“Önümüzdeki 50 yılda son 6 bin yıldan daha fazla değişiklik olacak”

Araştırmanın başyazarlarından Wageningen Üniversitesi’nden Profesör Marten Scheffer, “29 derecenin üzerindeki sıcaklıkların yaşanamaz olduğunu söyleyebiliriz. Göç etmek veya adapte olmak zorundasın. Ancak adaptasyonun sınırları vardır. Eğer yeterli enerjiniz ve paranız varsa hava koşullarını kullanabilir ve gıda üretebilirsiniz. Ancak çoğu insan için durum böyle değildir” dedi.

Ekolog Scheffer, çalışmanın bir düşünce deneyi olarak başladığını belirtti. Scheffer daha önce, yağmur ormanları ve ovaların iklim dağılımını incelemiş ve aynı yöntem insanlara uygulanırsa sonucun nasıl olacağını merak etmiş: “Canlıların çoğunun yaşam alanlarının sıcaklıkla sınırlı olduğunu biliyoruz. Örneğin, penguenler sadece soğuk suda ve mercanlar sadece ılık suda yaşarlar. Fakat insanların bu kadar hassas olmasını beklemiyorduk. Kendimizi çok uyarlanabilir olarak düşünüyoruz çünkü giysiler, ısıtma ve iklimlendirme cihazları kullanıyoruz. Fakat aslında, insanlığın büyük çoğunluğu şu an daha önce hiç olmadığı kadar hareketli olan bir iklim kuşağının içinde yaşıyor. Önümüzdeki 50 yılda son 6 bin yıldan daha fazla değişiklik olacak.”

Araştırmacılar bulguların, politikacıları emisyon yasaklarını hızlandırmaları ve göçle başa çıkmaları konusunda teşvik etmesi gerektiğini çünkü bir derecelik artışın engellenmesinin bile bir milyar insanın yaşam alanını koruyacağının altını çizdi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus