Bir cinayetin anatomisi: Araştırmacı gazetecilik sitesi Bellingcat, Türkiye-Yunanistan sınırında öldürülen mültecinin Yunan askerlerince vurulduğunu kanıtladı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Pakistanlı mülteci Muhammed Gülzar (42), 4 Mart 2020’de Türkiye-Yunanistan sınırında vurularak hayatını kaybetti. Türkiye ve Yunanistan, olaydan birbirini sorumlu tuttu. Araştırmacı gazetecilik internet sitesi Bellingcat, aylar süren araştırmanın sonucunda Gülzar’ın Yunanistan tarafından açılan ateşle öldürüldüğünü ortaya çıkardı. Sadece açık kaynaklar kullanılarak yürütülen çalışmanın nasıl yapıldığını Hazar Dost ve Eylül Eylem Kırhan derledi. İşte, bir cinayetin anatomisi.

Olay günü, öncesi ve sonrasında çekilen binlerce görüntü izlendi

Bellingcat’in araştırma ekibinin başındaki Nick Waters, Muhammed Gülzar’ın kim tarafından öldürüldüğünü ortaya çıkarmak için binlerce görüntü izlediklerini söyledi. Görüntüler, sadece olay günü çekilmiş olanlar değildi. Araştırma için, Türkiye’nin sınırlarını açtığını duyurduğu 27 Şubat’tan itibaren bölgede çekilen videolar da incelendi. Facebook, Twitter, TikTok, Instagram ve WhatsApp üzerinden görüntü toplayan ekip ayrıca, Gülzar’ın arkadaşları ve eşinden de görüntü aldı.

Araştırmanın ilk aşaması: Yaralıların belirlenmesi

4 Mart günü açılan ateşte yedi kişi de yaralandı. Bellingcat ekibi, yüzlerce fotoğraf ve videoyu inceleyip önce yaralıları belirledi. Bunun için sadece yaralıların elbiseleri değil, sedye olarak kullanılan battaniyeler de incelendi.

4 Mart 2020’de açılan ateşte yaralanan mültecilerin fotoğrafları.

İkinci aşama: Görüntülerden Muhammed Gülzar’ı bulmak

Bellingcat ekibi, yaralanan altı kişiyi hızlı bir şekilde tespit etmeyi başardı. Ama Gülzar’ı bulmak o kadar da kolay olmadı. Nick Waters, “Muhammed Gülzar’ı bulabilmek en zoruydu. Onu sadece bir videoda yakalayabildik. Ardından, başka üç videoyla kesiştiğini fark ettik” diyor.

Muhammed Gülzar’ın vurulduktan sonra çekilen görüntüleri.

Gülzar’ın izi elbiselerini takip edilerek sürüldü

Muhammed Gülzar’ın eşi Sabah Gülzar’ın ekiple paylaştığı görüntüler ve anlattıkları sayesinde ekip, Pakistanlı mültecinin o gün sınırda nasıl giyindiğini belirledi: Yandan fermuarlı siyah deri botlar, dizi yamalı bir mavi kot pantolon, gri çizgili üst, gri kazak ve siyah bir ceket. Aşağıdaki videonun 43. saniyesinde siyah ceket, yırtık kot pantolon ve siyah çizmeler açıkça görülüyor:

The Killing of Muhammad Gulzar from Forensic Architecture on Vimeo.

Olay öncesine ait çekimler de Gülzar’ın yüzünü, gri kazağını, pantolonunu, iç çamaşırını ve göğsünün yanındaki yarayı açıkça gösteriyor:

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Hakan Çavuşoğlu, yayınlanan görüntüleri doğruladı.

Bu videolar Gülzar’ın o sabah sınırda olduğunu ve gerçekten saat 10:30’dan kısa bir süre önce yaralandığını ortaya koydu. Hastane kayıtları ve eşinin ifadesi de Gülzar’ın vurularak öldürüldüğünü doğruladı. Ancak Bellingcat ekibinin asıl amacı, Gülzar’ın nereden açılan ateşle vurulduğunu bulmaktı.

Üçüncü aşama: ” Jeolokasyon” yani görüntülerin coğrafi konumlandırması

İncelenen binlerce video ve fotoğraftan Gülzar’ın olay anına kadar olan hareketlerini tespit etmek mümkün oldu. Ama görüntüleri coğrafi olarak konumlandırmak, yani harita üzerinde tespit edip ardından hangi zamanda gerçekleştiğini bulmak, o kadar da kolay değildi. Türkiye-Yunanistan sınırının düz bir arazi olması nedeniyle zorlanan Waters, “Etrafta sadece birkaç referans noktası bulunuyordu” dedi. Waters, alanların rengi ve ekili bahçelerin yönü gibi daha belirsiz ayrıntılar da dahil olmak üzere bu az sayıdaki referans noktalarını dikkatle inceleyerek, her videonun nerede çekildiğine dair kapsamlı bir model oluşturdu. Bu modelleme için Planet Labs’ın mart ayında bölgede çektiği uydu görüntülerinden de yararlanıldı.

Ama en fazla ipucu bu videodan çıktı:

Bellingcat’in referans noktası belirleyebilmek için kullandığı videolardan biri.

Yukarıdaki videoda 01:22’de geniş bir alanın panoraması var. Burada üç tarafı kahverengi alanlarla çevrili ince, yeşil bir alan şeridi görebiliyoruz. Yeşil alanın sol tarafında çalılar var ve sağ tarafta, sadece kameranın odağında bir beton yapı dikkat çekiyor. Bu referans noktalarının hepsi 13 Mart 2020’de çekilen uydu görüntülerinde görülen alanla örtüşüyor.

Üstteki görsel videodan, alttaki görsel uydu fotoğraflarından.

Waters, manzara görüntüsünden yola çıkarak, referans videosu olarak adlandırdığı videonun çekiminin nereden yapıldığının koordinatlarını da belirliyor. Waters, “Bu görüntü ve referans noktaları kamerayı 41.649408, 26.496010 koordinatlarına sabitlememizi sağladı” dedi.

7 saat 48 dakikalık görüntü arşivi incelendi

Olay anına dair görüntülerin başlangıçta zorlayıcı olduğunu belirten Nick Waters, “Keşif yaptıktan sonra, ilgilendiğimiz zaman dilimiyle, yani 4 Mart sabahı ile doğrudan ilgili olan toplam 7 saat 48 dakika video belirledik” diye konuştu. Bellingcat ekibi, 39 videonun nerede ve ne zaman çekildiği kesin olarak tespit etti ve bir zaman çizelgesi oluşturdu. İzlenen görüntüler içinde Facebook’tan yapılan canlı yayınlar da vardı. Bu canlı yayınları izledikten sonra, ne zaman çekildiğini bulabilmek için yapılan çalışmayı Waters şöyle açıkladı:

“Tüm Facebook videoları, web sayfasındaki öğeleri inceleyerek kolayca erişilebilen bir Unix zaman damgası içerir. Bu Unix zaman damgasını UTC’ye (Eşgüdümlü Evrensel Zaman) dönüştürmek, bir canlı akışın ne zaman çekildiğini belirlememizi sağlar.”

Facebook canlı yayınından duyulan silah sesleri referans noktası oldu

Waters ve ekibi Facebook canlı yayınlarını dikkatle inceledi:

“Facebook canlı yayınlarının neredeyse tamamı bize dikkate değer bir şey göstermedi, ancak geçici işaretler olarak hareket eden ayrıntılara ulaşmamızı sağladı.”

Yayınlardan birinde silah sesleri duyuluyordu. Waters, “Farklı sesler, birden fazla videoda zamansal işaretçiler olarak kullanılabilir ve bir ilişki kurulabilir” dedi ve silah sesleri referans noktası olarak belirlendi:

Atışların karşılaştırılması ve Muhammed Gülzar’ın vurulması.

İzlenen videolardaki sesler “zamansal işaretçi” olarak kullanıldı

Bellingcat ekibi sesler sayesinde zaman çizelgesini daha da kesinleştirmeyi başardı. Böylece videoları sıralamak mümkün oldu.

Yatay bloklar video, mavi çizgiler ise zamansal işaretler.

Yapılan çalışma “yanlışları” bile düzeltti

Nick Waters, “Yaptığımız zaman çizelgesi, başka bir fotoğrafçının kamerasındaki EXIF ayarlarını yanlış ayarladığını bile kanıtladı” diyerek çalışmanın doğruluğunu vurguladı. Öte yandan, sınırın Yunan tarafından, çitin arkasına dizilmiş Yunan askerlerini gösteren iki fotoğraf belirleyen Waters, belirtilen EXIF (Exchangeable Image File) verilerinden yola çıkarak fotoğrafların Türkiye saatiyle 11:32’de çekildiğini ortaya koydu. Değiştirilebilir görüntü dosyası EXIF, içinde fotoğrafın çekildiği tarih, yer, boyut, ekipman bilgilerine kadar ve hatta çekim ayarlarına kadar birçok bilgiyi barındıran dosyadır.

Sınırdaki Yunanistan askerleri – Fotoğraf: Socrates Baltagiannis

Yukarıdaki fotoğrafı çeken Socrates Baltagiannis’in fotoğraf makinesinin EXIF ayarlarının olması gerekenden 50 dakika ilerde olduğunu belirleyen Waters, Baltagiannis’ten makinesinin ayarlarına tekrar bakmasını istedi.

Socrates Baltagiannis’in fotoğrafında görülen iki erkek, başka görüntülerdeki kişilerle eşleştirildi.

Görüntüler, zaman çizelgesine oturtulduktan sonra, yaklaşık 40 dakika içinde yedi kişinin yaralandığı tespit edildi. Olaylar Türkiye saatine göre, 10:20’yle 10:57 arasında gerçekleşti. Yaralılar, dört farklı yerde vuruldu:

Yaralı “6”: Saat 10:27. Konum bilinmiyor.

Muhammed Gülzar, Muhammed Hantou ve Zishan Omar: Saat 10:30. Konum: 41.651439, 26.492400

Yaralı “1” ve Yaralı “5”: Saat 10:39 – 10:42 arasında. Konum: 41.648675, 26.495926 civarında

Yaralı “4”: Saat 10:57. Konum 41.647304, 26.497158

Bellingcat, yaralıların taşındıkları sırada oluşturdukları rotaları görebileceğimiz bir Google Harita da hazırladı:

Dördüncü aşama: Sesleri inceleyerek silaha ulaşmak

Mülteci ifadeleri ve görüntüler tersini söylese de Yunanistan, 4 Mart’ta sınırda ateş açmadıklarını duyurdu. Muhammed Gülzar’ın ölüm raporundaysa 5,56 mm’lik mermiyle vurulduğu yazıldı. Bu, Bellingcat için yeni bir ipucu oldu.

5,56 mm’lik bir merminin iki ayrı ses ürettiğini belirten Waters, bu seslerin, namlu ağzı sesi ve mermiden gelen şok dalgası olduğunu söylüyor: “5,56 mm’lik bir mermi sesten daha hızlı gittiği için, ateş hattında kişinin duyduğu ilk şey, merminin şok dalgasının neden olduğu bir ‘çatlak’ ve ardından namludan gelen ‘patlama’ sesidir.”

Yapılan incelemede toplanan bazı videoların açılan ateşin “sesli imzasını” içerdiği anlaşılıyor. Bunun üzerine videolardaki sesler adli tıp uzmanı Steven Beck’e gönderildi. Gönderilen videoların çoğu ses analiz için yeterli değilken aşağıdaki videodaki silah seslerinin, “ayırt edici akustik imza” içerdiği fark edildi.

“Ayırt edici akustik imza” teşkil eden seslerin tespit edildiği video.

Yukarıdaki video “Yaralı 4″‘ün yaralandığı saat olan 10:57’de çekildi. “Yaralı 4″‘ün vurulmasına ait ikisi Türkiye, ikisi Yunanistan tarafında olmak üzere farklı açılardan dört ayrı video tespit edildi. Ancak bu video olaya en yakın açıdan çekilmiş görüntüleri içeriyor. Saat 10:52’de muhtemelen göçmenlerin çiti kırmaya çalışması sonucu bir yangın çıkıyor. Yunan polisi ve askerleri, güvenliğini sağlamak için o noktaya geldiklerinde, bir itfaiye arabası da olay yerine geliyor.

Video, itfaiye aracı geldiğinde başlıyor. Yaylım ateşi duyuluyor ve kameraman “Yunanistan ordusundan silah sesleri… Vurulan birini gördüm!” diye bağırıyor. Ses adli analizi ile canlı ateş olarak tanımlanan bu ateşin adı yaylım ateşi.

Her kesikli kırmızı çizgi bir atışı vurguluyor. (Kaynak: Beck Audio Forensics)
Kırmızı çerçeveler sesten hızlı bir merminin “çatlamasını” vurgularken, sarı çerçeve namlu “patlamasını” vurguluyor.

Nick Waters, yapılan ses spektogram çalışmalarında yola çıkarak “Merminin namlu ağzından çıkış sesi ile mikrofona geçen mermi sesi arasındaki kısa zaman nedeniyle, atıcı kameraya yaklaşık 40-60 metre yakın olmalıdır. Mermilerin şok dalgası enerjisi, mermilerin bir tüfekle ateşlendiğini gösteriyor. Bu yarıçap içinde tanımladığımız tek kişi, bu tür ateş edebilen tüfekler veya makineli tüfekler ile donatılmış olmalıydı” dedi.

Yunan askerlerinin, çekim yapan kameranın ve olayın gerçekleştiği yerin krokisi ve 60 metre çapının uydu görüntüleri yardımıyla gösterimi.

Olay günü sınır hattında Türk devriyesi yoktu

4 Mart sabahı çekilen görüntülerde, sınır karakolunun yakın çevresi dışındaki çit hattı boyunca herhangi bir Türk güvenlik gücü tespit edilemedi. Waters, “Ancak, Yunan askerleri ve polisi, o sabah sınır çiti boyunca mevcuttu. Birçoğu, M4 ve M16 tüfekleri ve hafif makineli tüfeklerle silahlandırıldı, bunların hepsi Gülzar’ın ölümcül yaralanmalarına neden olduğu iddia edilen 5,56 mm’lik mermi türlerini ateşledi” dedi.

4 Mart günü Yunan kuvvetleri tarafından taşınan ve 5,56 mm’lik mermileri ateşleyebilen silahlar.

Nick Waters ve ekibi 4 Mart’tan önce ve sonra emin oldukları görüntüleri kullandıklarını belirti. Ayrıca Waters, doğrulayamadıkları ya da farklı bir tarihten olayları gösteren görüntüleri kullanmadıklarını söyledi.  

Örneğin, yukarıdaki videoda bir Yunan askerinin hafif makineli tüfeğini sınırın arkasındaki göçmenlere doğru ateşlediği görülüyor. Nick Waters, videonun, Pazarkule sınır kapısında çekildiğini coğrafi konum belirleyerek doğrulandığını, ancak çekildiği tarih veya saat hakkında emin olunamadığı için soruşturma sürecine dahil edilmediğini söylüyor.

Benzer şekilde, tabancaları olan insanların olduğu yukarıdaki videoda, Türkiye tarafındaki insanların silah atışlarında korundukları görünüyor. Bellingcat bu görüntünün de coğrafi konumunu belirleyemedi, zaman çizelgesine oturtamadı. Video dikkatle incelendiğinde zaten görüntünün 4 Mart’ta çekilmediği anlaşılıyor. 4 Mart 2020’de hava kapalıyken, bu videoda güneş var.

Sonuç: Muhammed Gülzar Yunanistan tarafından açılan ateşte vuruldu

Toplanan kapsamlı açık kaynak kanıtları, tanık ifadeleri ve uzman değerlendirmeleri toplu olarak ele alındığında, 4 Mart’ta Yunanistan-Türkiye sınırında askerler tarafından ateş açıldığı, birden fazla kişinin yaralandığını açıkça gözüküyor. Bu insanlardan biri olan Muhammed Gülzar, hastaneye kaldırıldıktan sonra öldü.

10:57’deki olayda, genç bir adamın (Yaralı 4) yaralandığı tespit edildi. Bir tüfekten 40-60 metre mesafeden ateş edildi ve Yunan askerleri bu menzil dahilindeydi. Sınırın Türkiye tarafındaki videolara rağmen, insanların yaralandığı 40 dakikalık süre boyunca Türkiye sınır hattı boyunca tüfekli kimse tanımlanamadı.

Birden fazla görgü tanığı, Yunan kuvvetlerinin o gün çit hattı boyunca ateş açtığını iddia etti. Bu, Gülzar’ın Yunan kuvvetleri tarafından vurulduğunu iddia eden tanıkların ifadesini ve 5.,56 mm’lik bir kurşunla öldürüldüğünü iddia eden ölüm belgesini yansıtıyor.

Nick Waters, “Muhammed Gülzar’ın öldürülmesinden kimin sorumlu olduğunu belirlemek için Yunan makamları tarafından bu olayla ilgili tam bir soruşturma yapılmasını istiyoruz” diyerek Yunan yetkilileri göreve çağırdı.

Bellingcat araştırmasının nasıl yapıldığını anlatan video:

The Killing of Muhammad Gulzar from Forensic Architecture on Vimeo.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus