TELE1 Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ ve OdaTV Editörü Fethi Yılmaz, gazetecilerin gözaltına alınmasını değerlendirdi: “Gözaltı ile gözdağı arasında fark var, bu bir gözdağı operasyonu”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

TELE1 Ankara Temsilcisi İsmail Dükel ile OdaTV Ankara Haber Müdürü Müyesser Yıldız sabah saatlerinde gözaltına alındı. Dükel ve Yıldız’ın, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın TCK’nın 328. maddesine istinaden başlattığı “siyasal ve askeri casusluk” soruşturması kapsamında gözaltına alındıkları öğrenildi. 

TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ ve OdaTV Editörü ve köşe yazarı Fethi Yılmaz gazetecilerin gözaltına alınmasını Medyascope’a değerlendirdi. Yanardağ“İsmail Dükel başka bir Ankara gazetecisi Müyesser Yıldız ile telefon görüşmeleri gerekçe gösterilerek gözaltına alınıyor. Bu durumda gözaltıyla, gözdağı arasında bir fark var. Bu bir gözdağı operasyonudur” dedi. Yılmaz ise, “Suç denilen şey gazetecilik faaliyetidir. Müyesser Yıldız’ı yazdıkları için değil yazmadıkları için mahkûm ediyorlar” diye konuştu.

“Gözaltı ile gözdağı arasında fark var, bu bir gözdağı operasyonu”

Yanardağ, gazetecilerin evlerine yapılan baskın sonrası gözaltına alınmalarına ilişkin, “Demokratik ülkelerde insanlar neden gözaltına alındıklarını bilirler ancak İsmail Dükel’in evine saat 06.30’da gidip neden gözaltına alındığını söylemiyorlar. ‘Dosya savcılıkta gidince öğrenirsin’ diyorlar. Tabii gözaltı ile gözdağı arasında fark var. Bu operasyonla bağımsız yayın kuruluşlarına, iktidardan farklı düşünen gazetecilere gözdağı vermek istedikleri açık” yorumunu yaptı.

“Bağımsız yayıncılık yapan mecraları susturma girişimi”

2019 yılının Kasım ayında açılan soruşturma dosyasına İsmail Dükel’in 2020’nin Haziran ayında dahil edildiğini belirten Yanardağ, Dükel’in Müyesser Yıldız ile yaptığı telefon görüşmeleriyle suçlandığını aktardı. Yanardağ, “İki Ankara gazetecisinin telefon görüşmesi yapması kadar normal bir şey olamaz. Bunun bir bahane olduğunu düşünüyorum. Bu, son dönemde yılların büyük sermaye gruplarına ait televizyonlarının yerine TELE1 gibi bağımsız mecraların ilgi görmesi sebebiyle yapılan bir susturma girişimi” dedi.

“Dosyanın ayrıntılarını avukatlardan öğrenemiyoruz ancak iktidara yakın gazeteler bütün ayrıntıları yazıyor”

OdaTV’den Fethi Yılmaz ise, dosyanın ayrıntılarını avukatlardan öğrenemediklerini, “iktidara yakın medya kuruluşlarının yazdıklarından” öğrendiklerini belirterek şunları söyledi: “Bu çok komik bir durum. Bir gazeteci herkesle görüşür, mukayese eder, bilgileri doğrular, doğrulayamazsa yazmaz ya da bir suç unsuru içeriyorsa yazmaz. Yani bu bir gazetecilik faaliyetidir. Suç denilen şey gazetecilik faaliyetidir. Müyesser Yıldız’ı yazdıkları için değil yazmadıkları için mahkûm ediyorlar.”

“Geçmişte gözaltı kararlarını Fetullahçılar yazıyordu, şimdi de iktidara yakın medya dosyanın ayrıntılarını yazıyor”

Yılmaz, tutuklu gazeteciler Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan’ın 24 Haziran’da duruşmaları olduğunu hatırlatarak, “Barış’ların da Müyesser Yıldız’ın da dosyaları bomboştur, gözdağı vermeye çalışılıyor. OdaTV bu süreçte yedi kere kapatıldı. Biz yazmaya devam edeceğiz. Müyesser Yıldız dokuz yıl önce de gözaltına alınmıştı. O gün nasıl ki Fetullahçılar bir operasyon yaptığında bazı gazeteler ve gazeteciler avukatların bile öğrenemediği bilgileri yazıyorsa, bugün de aynı gazeteciler hatta aynı kişi, Müyesser Yıldız ile ilgili bilgileri yazıyor ve biz oradan öğreniyoruz. Biz bir tekerrür olduğunu görüyoruz” dedi.

Merdan Yanardağ ile yaptığımız söyleşinin tamamı için:

Fethi Yılmaz ile yaptığımız söyleşinin tamamı için:

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus