Büyükada davasında sona gelindi: Karar duruşması yarın

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

11 insan hakları savunucusunun yargılandığı Büyükada davasının karar duruşması 3 Temmuz 2020 tarihinde İstanbul Çağlayan Adalet Sarayı’nda yapılacak. Sanıklar, “silahlı terör örgütüne üye olma” ve “silahlı terör örgütüne yardım etme” suçlamalarıyla yargılanıyor. Saat 10:00’da başlayacak duruşma İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılacak ve duruşmadan bir saat önce adliye önünde insan hakları örgütleri, ortak bir basın açıklaması gerçekleştirecek.

Son duruşmada neler olmuştu?

Bugüne kadar davada 11 duruşma görüldü. 19 Şubat 2020 tarihinde görülen son duruşma saat 10:00’da başlamış, 17:00’de son ermişti. Duruşmada sanıklar savunmaları okudu, sanık  avukatları söz aldı ve karar beklenen duruşmada mahkeme heyeti duruşmanın uzayacağını belirterek yargılamanın 3 Nisan 2020 günü saat 10:00’da görülmesine karar verdi. Koronavirüs salgını nedeniyle duruşma 3 Temmuz 2020 tarihine ertelendi. 

27 Kasım 2019’da mütalaasını açıklayan savcı, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi’nin kurucu üyesi Taner Kılıç için “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan; Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Direktörü İdil Eser, avukat, akademisyen ve Uluslararası Af Örgütü Üyesi Günal Kurşun, yazar, çevirmen, aktivist ve Uluslararası Af Örgütü’nde medya direktörü ve yönetim kurulu başkanı olarak görev yapan Özlem Dalkıran, İnsan Hakları Gündemi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve Uluslararası Af Örgütü Üyesi Veli Acu ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın kurucu üyesi Nejat Taştan için “silahlı terör örgütlerine yardım etme” suçundan ceza verilmesini istedi. Sanıklar suçlu bulundukları takdirde 15 yıla kadar hapis cezasına mahkûm edilebilir.

“En iyi senaryonun gerçekleşmesini umuyoruz, ancak en kötüsüne de hazırız”

Davada yargılanan insan hakları savunucularından Uluslararası Af Örgütü’nün eski direktörü İdil Eser, karar duruşmasıyla ilgili açıklama yaptı. Haklarında açılan davanın siyasi bir dava olduğunu belirten Eser, “Bu yargılamalar, suçlanan kişileri susturmayı ve toplumun geri kalanına şu mesajı iletmeyi amaçlıyor: İnsan hakları için mücadele ediyor ve gerçekleri söylüyorsanız, başınıza geleceklerden siz sorumlusunuz. En iyi senaryonun gerçekleşmesini umuyoruz, ancak en kötüsüne de hazırız” dedi. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus