Danıştay’daki Ayasofya duruşması sona erdi: Karar 15 gün içinde açıklanacak, gözler Erdoğan’da

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Ayasofya’nın müze statüsünde kalıp kalmayacağına ilişkin dava bugün Danıştay’da görüldü. Mahkeme, kararını 15 gün içinde açıklayacağını bildirdi. Danıştay savcısı ise “Şu anda da Ayasofya’nın açılması cumhurbaşkanının takdirindedir. Dava reddedilmelidir” açıklamasıyla nihai karar için Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Ayasofya’nın ibadete açılıp açılmayacağı sorusuna “Karar çıkması halinde ibadete açarız” yanıtını vermişti. Danıştay 10. Dairesi, Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle açılan davayı bugün görüştü. Ancak mahkeme kararını açıklamadı. Danıştay 15 gün içinde kararını açıklama yetkisini kullandı.

Mahkemeden notlar

Duruşmaya, Sürekli Vakıflar Tarihi Eserlere ve Çevreye Hizmet Derneği ile Cumhurbaşkanlığı taraf olarak katıldı. Habertürk’ten Fevzi Çakır’un haberine göre, dernek avukatı Selami Karaman konuyla ilgili olarak “Ayasofya, Fatih Sultan Mehmet’in şahsi mülküdür. 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile mülkiyet hakkı görmezden gelindi. Bakanlar Kurulu kararının iptalini istiyoruz” dedi.

Yine Çakır’ın haberine göre Cumhurbaşkanlığı Hukuk Müşaviri de konuya ilişkin “Mahkemenin takdirine sunuyoruz” derken Danıştay savcısı “O tarih itibarıyla işlem hukuka uygundur. Bakanlar Kurulunun takdirindedir. Şu anda da Ayasofya’nın açılması cumhurbaşkanının takdirindedir. Dava reddedilmelidir” değerledirmesinde bulundu. Danıştay 10. Dairesi Başkanı Yılmaz Akçil de “Duruşma bitti, kararı daha sonra açıklayacağız” dedi.

Ayasofya hakkındaki ilk dava değil

Ayasofya’nın ibadete açılması tartışmaları farklı dönemlerde gündeme gelirken Sürekli Vakıflar Tarihi Eserlere ve Çevreye Hizmet Derneği 2005 yılında da mahkemeye gitmişti. Dernek, 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararının iptalini ve yürütmenin durdurulmasını talep etmişti. Danıştay 10. Dairesi, sözkonusu kararın yürütmesini durdurma talebini reddetmiş ve 2008’de Ayasofya’nın müze olarak kullanılmasında hukuka aykırılığın sözkonusu olmadığına hükmetmişti.

Sürekli Vakıflar Tarihi Eserlere ve Çevreye Hizmet Derneği, ayrıca 2016 yılında, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuruda bulunarak Danıştay’a karşı dava açmıştı.

Ayasofya’nın ibadete açılması yönündeki talebin reddedilmesinin din ve vicdan hürriyetinin ihlal ettiği iddiasıyla yapılan başvuru incelenmeksizin “kişi bakımından yetkisizlik” açıklamasıyla geri çevrilmişti.

Öte yandan dernek, her davada 1934 yılındaki Bakanlar Kurulu kararının altında yer alan Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’e ait imzanın sahte olduğunu savunuyor.

Tartışmalar nasıl yeniden alevlendi?

İstanbul’un fethinin 567. yıldönümünde yapılan kutlama törenleri kapsamında 29 Mayıs’ta Ayasofya’da Fetih Suresi okundu. Bununla beraber Ayasofya’nın ibadete açılması tartışmaları yeniden alevlendi.

Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesi için Danıştay 10. Dairesi’nde açılan dava öncesi Medyascope’tan Fırat Fıstık Ayasofya tarihini, önceki davaları ve yapılan açıklamaları derledi.

Yeniden gündeme gelen tartışmalara ilk uluslararası tepki Yunanistan’dan geldi. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı, Ayasofya’da Kur’an ayetleri okunmasına “Hıristiyanlar’ın dini duygularına hakaret anlamına geliyor” diyerek tepki gösterdi ve konunun uluslararası boyutuna dikkat çekti: “Bu eylem uluslararası topluma hakarettir ve bir kez daha Türkiye’yi ifşa etmektedir. Türkiye, hem Dünya Kültürel ve Doğal Mirasın Korunması Sözleşmesi’ne hem de üyesi olduğu Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’ne (UNESCO) saygı göstermekle yükümlüdür. Ayasofya tüm insanlığa aittir.”

ABD Dışişleri Bakanlığı da dünya çapında dini kısıtlamaların ve azınlıkların durumunu değerlendirdiği Uluslararası Dini Özgürlükler Raporu’nda, Ayasofya tartışmaları üzerinden”Türkiye’de dini özgürlüklerin endişe verici bir boyutta seyrettiği” değerlendirmesini yaptı. Raporda, “Erdoğan, İstanbul’da Türkiye’nin ilk Süryani kilisesi olduğu belirtilen ibadethanenin temel atma törenine katıldı. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan diğer yandan, tarihi Ortodoks bazilikası olan ve 1935 yılından bu yana müze statüsündeki Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesi yönünde birçok kez çağrıda bulundu” ifadelerine yer verildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ayasofya ile ilgili sarf ettiği sözlere UNESCO’dan da bir cevap gelmişti. UNESCO yetkilileri, Ayasofya’nın müze statüsünün değiştirilebilmesi için UNESCO’nun izninin gerektiğini açıklamıştı.

Prof. Dr. Levent Köker: “Topu yargıya atıp, işin içinden çıkma yolunu arıyorlar”

Prof. Dr. Levent Köker, bugün alınan Ayasofya kararını Medyascope’a değerlendirdi. 2008 yılında kararı alan mercinin de bugün davayı gören Danıştay 10. Dairesi olduğunun altını çizen Köker farklı bir karar çıkmasını beklemediğini söyledi: “Danıştay 10. Dairesi’nin bu konudaki eski kararı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından da onanmış. Bu durum karşısında Danıştay’ın önceki kararlarından farklı bir karar çıkmayacağını ve 1934 tarihindeki Bakanlar Kurulu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı hükmünü tekrar edeceğini tahmin ediyorum.”

Anayasa hukukçusu Köker, “Ayasofya’nın cami olarak ibadete açılması kararı Türkiye’yi uluslararası düzeyde zor duruma düşürür; o yüzden ben cumhurbaşkanının da böyle bir şey istemeyebileceğini düşünüyorum” dedi. Köker, Ayasofya hakkında söz sahibi hükümet olsa da Ayasofya’nın açılmasının Danıştay kararına bağlandırılmasının da “siyasi” olduğunu belirtti: “Tekrar edeyim ki bu karar, bugün Bakanlar Kurulu yerine geçen cumhurbaşkanının bir kararla Ayasofya’yı camiye çevirmesine engel olmayacaktır. İşin zorluğu siyaseten Ayasofya’yı camiye çevirmenin uluslararası alanda yaratacağı Türkiye aleyhtarı hava ve bunun sonuçları ile Atatürk zamanında verilmiş ve altında Atatürk’ün imzası bulunan bir Bakanlar Kurulu kararının aksine karar almak ile ilgilidir. Sanırım hükümet bu iki hususta zorlandığı için topu yargıya atıp, işin içinden çıkma yolunu aramaktadır. Danıştay eski kararını tekrarlarsa, hükümetin Ayasofya’yı camiye çevirmesi, yapılan hamasi siyaset edebiyatına rağmen, hayli zor görünmektedir.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus