ABD’de okuyan uluslararası öğrenciler, okulları çevrimiçi eğitim verirse ülkeyi terk etmek zorunda kalacak

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Federal göçmenlik makamları tarafından yayımlanan yönergelere göre uluslararası öğrenciler, eğer okulları çevrimiçi eğitim verirse Amerika Birleşik Devletleri’den (ABD) ayrılmak ya da üniversite değişikliği yapmak zorunda kalacak.

ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza İdaresi tarafından yayımlanan yönergeler, koronavirüs salgınının genç yetişkinler arasında kolayca yayıldığına dair endişelerin oldukça arttığı bir dönemde, üniversiteler üzerinde yeniden açılmaları için baskı yaratıyor. Harvard Üniversitesi de dahil olmak üzere bazı akademik kurumlar, tüm sistemlerinin ve hizmetlerinin çevrimiçi olacağına dair bir karar yayımladı.

ABD Başkanı Donald Trump, akademik kurumların mümkün olan en kısa sürede yüz yüze eğitime geçmeleri konusunda ısrarcı davranıyor. Yönergeler yayımlandıktan kısa bir süre sonra Trump, Twitter‘da okulların önümüzdeki sonbaharda yeniden açılması gerektiğini tekrarladı ve Demokratlar’ın okulları sağlık nedenleriyle değil, politik nedenlerle kapalı tutmak istediklerini söyledi.

Güncellenen kurallara göre uluslararası öğrenciler, derslerinin en azından bir kısmını yüz yüze almak zorunda. Tamamen çevrimiçi olan okullarda veya programlarda öğrencilere yeni vize verilmeyecek. Ayrıca önümüzdeki sonbaharda yüz yüze ve çevrimiçi dersler veren okullarda, uluslararası öğrencilerin, tüm derslerini çevrimiçi almaları engellenecek. Bu, geçen bahar döneminde koronavirüs salgını sebebiyle okulları çevrimiçi eğitim veren uluslararası öğrenciler için bir ikilem yaratıyor. Çevrimiçi eğitime devam edecek okullarda eğitim gören uluslararası öğrenciler, yönergelere göre ya ülkeyi terk etmek ya da yüz yüze eğitim veren başka bir okula geçiş yapmak zorunda.

Üniversite rektörlerini temsil eden Amerikan Eğitim Konseyi, yönergelerin dehşet verici olduğunu söyledi. Sonbahar döneminde, salgın nedeniyle okulların yeniden çevrimi eğitime zorlaması durumunda, öğrenciler bu kuraldan muaf olmayacak. Konsey bu durumun son derece endişeli olduğunu söylüyor. Konseyin Kıdemli Başkan Yardımcısı Terry Hartle, ”Öğrenci, bu yönerge doğrultusunda ülkesine dönmek zorunda kalırsa ve kendi ülkesinde seyahat kısıtlamalarıyla karşılaşırsa ne olacağı belli değil. Bu büyük bir karışıklığa ve belirsizliğe sebep olacak. ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza İdaresi salgın koşullarında mümkün olup olmayacağına bakmaksızın, kurumların yeniden açılması için açıkça baskı uyguluyor” dedi.

Uluslararası Eğitimciler Birliği (NAFSA) ise okullara kendi kampüsleri için doğru kararlar alma yetkisinin verilmesi gerektiğini bildirdi. Ayrıca bu kuralların uluslararası öğrencilerin ve tüm yükseköğrenim topluluklarının sağlığını ve refahını tehlikeye attığını belirtti.

ABD’deki üniversiteler önümüzdeki sonbaharda uluslararası kayıtlarda keskin düşüşler bekliyor. Ancak tüm uluslararası öğrencileri kaybetmek bir felakete sebep olabilir. Birçok okul gelirlerini genellikle normale göre daha yüksek ücret ödeyen yabancı öğrencilerden sağlıyor. Geçen yıl ABD’de yaklaşık 1,1 milyon uluslararası öğrenci eğitim gördü.

Muhaliflerler ise yönergeleri eleştirdi. Vermont Senatörü Bernie Sanders konuyla ilgili, ”Beyaz Saray zulmü sınır tanımıyor. ‘Uluslararası öğrenciler, hayatınızı riske atıp okula gidin veya sınır dışı edilin’ denilerek tehdit ediliyor. Trump’ın bağnazlığına karşı durmalıyız. Öğrencilerimizi güvende tutmalıyız” dedi.

Çok sayıda okul, önümüzdeki sonbaharda en azından bazı dersleri yüz yüze verecek fakat bazıları bunun çok riskli olduğunu düşünüyor. Güney Kaliforniya Üniversitesi, geçen hafta derslerin öncelikli veya tamamen çevrimiçi olarak düzenleneceğini açıkladı. Pazartesi günü Harvard Üniversitesi, birinci sınıf öğrencilerini kampüste yaşamaya davet edeceğini, ancak derslerin çevrimiçi kalacağını belirtti.

Yayımlanan yönerge, Trump yönetiminin yasal göçle mücadelesindeki salgınla ilgili son hamlesiydi. Geçen ay yetkililer, ABD dışındaki pek çok kişiye yeşil kart yasağı koydu. Bu yasak, ileri teknoloji şirketleri ve çokuluslu şirketler de dahil olmak üzere geçici çalışma izinlerini de içerecek şekilde genişletildi. Yönetim uzun zamandır yasal göçü durdurmanın yollarını arıyordu fakat koronavirüs salgınından önce bunu başaramamıştı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus