TCK 103 Çocuk Cinsel İstismar Affına Karşı Kadın Platformu, çocuk istismarcılarına af ve İstanbul Sözleşmesi hakkında açıklama yaptı: “İnsan hakları müzakereye açık bir konu değildir”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

TCK 103 Çocuk Cinsel İstismar Affına Karşı Kadın Platformu, çocuk istismarcılarına yönelik af girişimi ve Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekileceği yönündeki tartışmalara ilişkin açıklama yaptı. Platform, çocuk ve kadınlar aleyhine alınan her türlü karardan vazgeçilmesi gerektiğini vurguladı ve “İnsan hakları müzakereye açık bir konu değildir” dedi.

276 kadın örgütü ve 91 destekçi kuruluşun oluşturduğu TCK 103 Çocuk Cinsel İstismar Affına Karşı Kadın Platformu‘nun düzenlediği toplantıya çok sayıda basın mensubu ve kadın örgütü katıldı.

2016 yılında çocuk istismarı suçunu düzenleyen Türk Ceza Kanunu’nun 103. maddesinde değişiklik yapılmak istenmiş fakat bu değişiklik kamuoyu ve kadın örgütlerinin tepkisiyle karşılaşınca karardan vazgeçilmişti. Konu, nisan ayında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde İnfaz Yasası görüşülürken de gündeme geldi. Fakat muhalefetin ve kadın örgütlerinin tepkileriyle bu girişim yine ertelendi.

TCK’nın 103. maddesi’nde değişiklik yapılması durumunda neler olacak?

Bu maddede yapılmak istenen değişiklik gerçekleşirse çocuğa yönelik cinsel istismarda, istismarcıların affı söz konusu olacak. 13 yaşındaki kız çocuğuna istismardan yargılanan hatta mahkumiyet kararı kesinleşip cezaevine konan kişilerin resmi nikah yapıldığı takdirde serbest bırakılmaları sözkonusu olacak. Bu evliliğin beş yıl sürmesi halinde ise ceza tamamen ortadan kalkacak. Üç-dört yaş farkı olan akran kavramı değiştirilerek 15 yaş fark bile akran olarak kabul edilecek.

AKP Grup Başkanvekili Avukat Özlem Zengin ve AKP MKYK Üyesi Osman Nuri Gülaçar, bayramdan sonra ya da 15 Temmuz’da meclis kapanmadan önce bu affın çıkacağını açıklamışlardı. Bu kararın geçmesi durumunda, platform üyeleri yasaya karşı TBMM’yi takip edecekler.

Platform adına konuşan Avukat Hülya Gülbahar bu değişiklik yapılırsa tecavüz suçlularının cezasız bırakılacağını ve milyonlarca kız çocuğunun geleceğinin tehlike altında olacağını söyledi.

“İstanbul Sözleşmesi’ne karşı çıkmak şiddetçi erkeklere teşvik, tüm kadınlara tehdittir

2 Temmuz günü AK Parti Genel Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Numan Kurtulmuş, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çıkması için hazırlık yapıldığını duyurmuştu. Platformun açıklamasında, İstanbul Sözleşmesi’nin ve ona bağlı 6284 Sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun zaten etkin bir biçimde uygulanmadığı, üst düzey yöneticilerin söylemlerinin şiddete maruz bırakılan kadınların devlet mekanizmalarına başvurmada cesaretini kıracağı, şiddet uygulayan erkekleri teşvik edeceği ve yargının af propagandasından etkilenerek daha çok beraat vereceği belirtildi.

Bu kararın yürürlüğe girmesiyle kız çocuklarının erken evliliğinin ve okulu bırakmalarının sözkonusu olacağını belirten platform, af girişiminin ertelenmekle kalınmaması, ülkenin gündeminden tamamen çıkarılması gerektiğinin de altını çizdi.

“Her gün en az üç kadının öldürüldüğü ülkede kadınlar erkek şiddetiyle yapayalnız kalacak”

İstanbul Sözleşmesi ve 6284 Sayılı Yasaya hem kadınların hem kız çocuklarının başvurabildiklerini hatırlatan Gülbahar, bu sözleşmeden çekilinmesi durumunda şiddet gören kadınların çaresizlikle baş başa bırakılacağını belirterek “Her gün en az üç kadının öldürüldüğü ülkede kadınlar, erkek şiddetiyle yapayalnız kalacaklar” diye konuştu.

Toplantıda iktidar partisinin içindeki çekişmeler sebebiyle kadın ve çocukların kurban olduğu söylenirken, bu kararlardan vazgeçilmesi için muhalefet partilerinin de kadın örgütleriyle işbirliği yapmaları gerektiğine vurgu yapıldı. Şu ana kadar İYİ Parti, Gelecek Partisi ve Halkların Demokratik Partisi’nden destek alındığı da paylaşıldı.

“Alanlarda olacağız”

Platform, kadınların Türkiye’nin birçok ilinde 11 Temmuz Cumartesi günü alanlarda olacağını ve eşzamanlı basın açıklaması düzenleyeceğini de açıkladı. İnsan hakları konusunun müzakere yapılacak bir konu olmadığı belirten platform, “İnsan hakları konusu müzakereye açık bir konu değildir. Hakkımız olanı alacağız, hakkımız olanı koruyacağız” dedi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus