Gri Bölge kuruldu: “‘Birbirimizi dinleyelim’ gibi basit bir çağrının bile bu kadar sert bir şekilde karşılanması, doğru bir yolda olduğumuzu gösterdi”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Geçen hafta içinde 28 gencin kurduğu Gri Bölge inisiyatifi, bir anda sosyal medyada eleştiri yağmuruna tutuldu. Medyascope‘a konuşan Gri Bölge kurucuları, gençlerin gündelik yaşamda deneyimlediği sorunları özgürce tartışabilecekleri bir kamusal ortam yaratmayı istiyor.

Kamera & kurgu: Sedat Elbasan

İnisiyatifin kurucularının profillerine bakıldığında çoğunun 20’li yaşlarındaki gençler olduğu görülüyor. Üniversitede ve lisede eğitimlerine devam eden öğrencilerden oluşan Gri Bölge ekibi, 28 kişiden oluşuyor. 28 kurucunun 20’si ise kadın.

Yazılı olarak sorularımızı ilettiğimiz Gri Bölge ekibi haklarında merak edilenleri yanıtladı. Gri Bölge ekibine bu konuda sorularımızı yazılı olarak iletmenin haricinde bugün kurucuları arasında yer alan Zeynep Naz Türkmen ve Enes Sayın ile yaptığımız görüşmelerde Gri Bölge’nin ne olduğunu, neden bir araya geldiklerini, kurucular arasında nasıl profillere sahip olduklarını, herhangi siyasi bir angajmanları olup olmadığını, haklarındaki eleştirileri nasıl değerlendirdiklerini sorduk.

Kurulduktan hemen sonra sosyal medyada haklarında en çok yapılan eleştirilerden biri bu grubun bir siyasi bağlılığı olduğu ya da geçmiş dönemde büyük tartışma yaratan Genç Siviller’e benzediği yönündeydi.

İnisiyatifin kurucularından Galatasaray Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümü’nden Zeynep Naz Türkmen ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Syracuse Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’den Enes Sayın ile konuştuk. Gençler, hiçbir siyasi bağlılıkları olmadığını söyledi.

Hem Sayın hem de Türkmen kendilerine karşı yapılan apolitiklik eleştirisini kabul etmediklerini, Gri Bölge’nin kutuplaşmaya ve tartışmanın olmadığı ortama karşı gençlerin kurduğu yeni bir kamusal mecra olduğunu belirtti.

Türkmen, kendi aralarında üniversitede uzun zamandır tartıştıklarını ancak bunu artık kamusal mecraya dökmek istediklerini söyledi. Sayın, “Nasıl bir Türkiye hayal ediyorsunuz?” sorusuna ise kimsenin kimliğinden dolayı dışlanmadığı ve hukuk kurallarına saygı duyulan bir Türkiye hayal ettiklerini söyledi.

Gri Bölge ekibine ayrıca yazılı olarak sorularımızı ilettik:

“Neden bir araya geldiniz?”

Bir araya gelişimizin yegâne sebebi aslında Türkiye’de kendine kuvvetli bir zemin bulmuş, toplumsal kutuplaşmanın gençler üzerindeki etkilerine yönelik gözlemlerimiz oldu. Gençler, arkadaş gruplarında bir araya geldikleri organizasyonlarda, tartışmaların rasyonel bir düzlemde kalabildiği, karşılıklı anlayışa yönelen fikir alışverişlerinde bulunmanın değerli olduğunu düşünüyorlar. Biz de bu empati temelli tartışma ortamını daha geniş bir platforma taşımak ve gençlerin kendi hayatlarındaki tecrübelerini, siyaset gündemince ele alınan veya alınmayan birçok sorun hakkındaki görüşlerini özgürce paylaşabilecekleri bir inisiyatif kurmaya karar verdik. Gri Bölge’de gençler kendilerini kalıplaşmış kimliksel yargılardan uzakta rahatça ifade edebiliyor, fikir ve söylemlerinin kendisini dinleyenlerce anlaşıldığını biliyor, bu da karşılıklı iletişimin gelişmesini ve farklı düşünce mekanizmalarının anlaşılmasını sağlıyor.

Eleştirileri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Eleştiri, geçerli ve sağlam temellere dayandığı takdirde aslında muhatabı için son derece faydalı olabilir. Biz de bu yönüyle eleştiriler almayı ve bu eleştirileri değerlendirmeyi bekliyorduk. Kuruluşumuzu açıkladıktan sonra birçok pozitif tepki ve destek mesajları ile karşılaştığımız gibi, bize yönelik çok ağır ithamlarla da karşılaştık. Açıkçası bu ithamların birçoğu bize hedeflediklerimizi gerçekleştirebilmek adına neden çaba harcamamız gerektiğini bir kere daha hatırlatır nitelikteydi. Fakat özellikle kurucularımızın kıyafetlerinden, adlarından, görünümlerinden dolayı etiketlenmelerini, yaftalanmalarını, ailelerimize, kişilik haklarımıza ağır hakaretler edilmesini asla beklemiyorduk. Bizim arkamızda kimse yok, 20-25 yaşında gençleriz, bu hakaretlerin üzerimizde oluşturduğu manevi üzüntü çok ağır fakat bir yandan da “Birbirimizi dinleyelim” gibi basit bir çağrının bile bu kadar sert bir şekilde karşılanması bizim ne kadar doğru bir yolda olduğumuzu da bir kez daha gösterdi.

Herhangi bir siyasi bağlılık taşıyor musunuz?

Bir siyasi partinin uzantısı olduğumuz yönündeki iddialar bize yöneltilen eleştirilerden biriydi. Her şeyden önce bir siyasi ideolojiye indirgenemeyecek kadar heterojen olduğumuzu belirterek başlamak gerekiyor. Bu sebeple Gri Bölge’nin herhangi bir siyasi partinin güdümünde olduğu ya da bir organizasyonca fonlandığı iddiaları gerçekleri yansıtmıyor. Aslında birbirlerini üniversiteden, katıldıkları turnuvalardan veya ortak arkadaşları aracılığıyla tanıyan gençlerin bir araya gelip çevrimiçi toplantı yapıp belli konular hakkında tartışabilmesi için bu şekilde bir yönlendirme ya da fonlamaya ihtiyaç duymadığı da gayet açık. 

Size yapılan “apolitik” eleştirileri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Bir taraf tutmadığımız ya da muhalif olmadığımız gerekçeleri ile eleştirildik. Aslında bu yaklaşım bir yandan kuruluş amacımızın haklılığını gösteriyor. 2020 yılında Türkiye’de hemen hemen her kesimin, tabiri caizse her mahallenin, kendine ait bir sözcüsü var. Zaman zaman bu gruplaşma, kişiyi o grup içinde eriyerek kendi düşüncelerini grupla uyumlu hale getirmeye itiyor. Bu şekilde sürekli benzer düşüncelerden beslenerek kendini bir grubun karşısında konumlandırma durumu, kişiyi karşıt düşüncelere karşı tahammülsüzlüğe, “karşı grup” hakkında genellemelere ve önyargılara yöneltiyor. Bunun doğal sonucu olarak kişi, karşı tarafla henüz bir diyaloğa girmeden, onu bir grubun üyesi olarak görüp genellemelere kurban edebiliyor.

Bu sebeple bir grup adına irade açıklamasında bulunan organizasyonlardan farklı olarak değişik kimliklerin bir araya gelerek karşısındakinin perspektifini anlamaya çabaladığı, kişinin kendi düşüncelerini ifade ederken dinleyenlerin gözünde bir önyargının ya da genellemelerin kurbanı olmayacağını bildiği, düşündüklerini yalnızca kendisine yakın hissettiği kimselerin yanında ve kendi güvenli alanında değil, farklı düşüncelere sahip kimselerin yanında da rahatça söyleyebileceği bir ortam yaratmak bir ihtiyaçtı. Bu yönüyle Gri Bölge aslında bir kişinin sahip olduğu kimliği nedeniyle bir gruba yönelik genel yargılarda erimiş yönünü değil, kişinin kendisine ait düşüncelerini ön planda tutmayı yeğliyor. Yani tabiri caizse Gri Bölge mikrofonu mahalle sözcüsüne değil, mahalleliye uzatıyor ve mahalleli sonunda kendi adına konuşma imkanı buluyor. Dinleyen de karşısındakinin hakkında kolay yargılara varılabilir bir grup olmadığının, kendisi gibi bir birey olduğunun farkında olarak dinliyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus