Uber ile başladı, İBB ile devam etti: Taksicilerin hedefinde bu kez “Martı” var

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İstanbul halkının taksicilerle imtihanı ve taksicilerin alternatif ulaşım araçlarıyla kavgası yıllardır bitmiyor.

Kısa mesafe, indi-bindi tartışmaları, turistlerin taksiciler tarafından dolandırılması, dünyanın ulaşım devlerinden Uber’e yönelik şiddet, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) yeni plaka projelerine itiraz ve süregelen taciz-yüz kızartıcı suç davalarından sonra “sarı öfke” bu kez de “Martı” tartışmasıyla gündemde.

Kısa mesafe ulaşım aracı olan ve akıllı telefon üzerindeki uygulamayla kullanılan “elektrikli scooter” projesi “Martı”, geçen şubat Twitter üzerinden hedef gösterildi.

Taksi Hakları Derneği’nin sosyal medya hesabındaki paylaşımda, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’nın yanı sıra İBB gibi ilgili kurumlar da etiketlendi.

Martı’nın giderek yaygınlaştığı ve şehir içi ulaşımda ciddi bir alternatif oluşturduğu bu günlerde ise Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu Martı ile ilgili düzenlemeye gidileceğini açıkladı. Karaismailoğlu, “Mutlaka bir düzenleme gelecek. Sonuçta yolcu taşıyorlar. ‘Ben vergi veriyorum’ demekle olmuyor” dedi.

Değişmeyen baş düşman Uber

Taksi plakası sahiplerinin son üç yıldır en ciddi düşmanı ise Uber’di. Dünya üzerinde 70’ten fazla ülke ve 500’ün üzerinde şehirde vergi mükellefi olarak hizmet veren Uber’e karşı en büyük suçlama ise “yolcuların çalındığı”ydı.

Taksici dernek ve kooperatifleri, akıllı telefonlar için üretilen taksi uygulaması Uber’e karşı “mücadele” etmek için düzenledikleri toplantıda Uber’i FETÖ’ye benzetti. İstanbul Taksi Sahipleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Fahrettin Can, Uber’in, haklarını ve yolcularını gaspettiğini savundu: “Biz ülkemizde paralel polis, paralel savcı duymuştuk ama paralel taksicilik olacağı aklımıza gelmemişti. Bunlar tıpkı FETÖ gibi. Onların sistemlerine benzer sistemi var. O sistem sayesinde yönlendirme yapıyorlar. Piyasada gördüğünüz siyah arabaların yüzde 90’ı alenen taksicilik yapıyor.”

İstanbul Taksiciler Birliği Başkanı İrfan Öztürk de verdiği röportajda “Uber, San Francisco’da doğmuş, bugün benim askerime silah sıkan, Afrin’de askeri şehit eden hainlerin ürediği yerdir. Uber’e binen de kullanan da vatan hainidir” demişti.

Uber tartışmalarının sürdüğü günlerde Habertürk’ün haberine göre, İstanbul’da bir grup taksici, mobil uygulama aracılığıyla müşteri gibi Uber’i çağırarak şoförünü darp etti.

Uber Türkiye’de tarihe karıştı

2018 yılı ortasında ise Ulaştırma Bakanlığı, taşıma yönetmeliğinde yaptığı değişiklikle birlikte Uber gibi D2 belgesiyle taksicilik yapanlara ağır yaptırımlar getirdi. Düzenleme ile taşıtlarını akıllı telefonlar için geliştirilen uygulama üzerinden taksicilik faaliyetleri için kullandıran için ilk tespitte 50 uyarı cezası verilmesi, bu uyarıların ise 3 bin lira para cezasına çevrilmesi kararlaştırıldı. Ayrıca sürücünün bir yıl içinde iki defa aynı ihlali gerçekleştirdiği tespit edilirse, D2 yetki belgelerinin iptal edileceği ve aynı faaliyeti iki yıl boyunca yapmalarının yasaklanacağı da açıklandı. Yani Uber XL denilen, D2 belgesi sahibi altı ila yedi kişilik araçların sonu geldi. Şirketin en kârlı ve ünlü ulaşım seçeneği de böylece kaldırıldı.

İstanbul Otomobilciler Esnaf Odası ve Birleşik Taksiciler Derneği’nin “haksız rekabete yol açtığı” gerekçesiyle açtığı davadan sonra Türkiye’deki faaliyetleri mahkeme kararıyla durdurulan Uber’e 22 Aralık 2019’dan itibaren erişim de engellendi. Türkiye’de internet üzerinden Uber’e erişim de Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından yasaklandı.

Plaka sahipleri İBB’ye de karşı

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, belediye olarak 5 bin taksiyi kiraya vereceklerini ve bu plakaların belediyenin öz malı olarak kiralama sistemiyle hizmete sunulacağını açıkladı. İmamoğlu’nun açıklamalarının ardından adeta kıyamet koptu.

İmamoğlu’nun projesinin ardından taksi plakası sahiplerinden “İstanbul’da trafiği kilitleyecekleri” tehdidi geldi. Taksi şoförlerinin değilse de plaka sahiplerinin savunması, plaka fiyatlarının bu projeyle düştüğü iddiasıydı.

İstanbul Taksiciler Odası Başkanı Eyüp Aksu, İmamoğlu’nun projesini kabul etmediklerini belirterek, “Biz İETT, tramvay, metrobüs değiliz. Devletten bu plakaları parayla aldık” dedi. İstanbul’da 17 bin 395 taksi bulunduğunu söyleyen Aksu, “Türkiye’de siyasetin de kaderini değiştirecek bir topluluğuz” diye konuştu.

İstanbul Taksiciler Odası Başkanı Eyüp Aksu

Kamuoyunda uzun zamandır yüksek sesle dile getirilen “taksici lobisi” fikrinin, yanlış bir algı olduğunu söyleyen Aksu, taksicileri şu sözlerle savundu: “Arsanızı, evinizi nasıl bir emlakçı aracılığıyla alıp satıyorsanız, bizim ticari araçlarımızın alım satımı ve komisyonculuğu da Bağcılar’da komisyoncuların olduğu bir merkez var, orada yapılıyor. Burada işini yanlış yapan esnaf var. Onların da düzeltilmesi lazım.”

Buna karşılık İmamoğlu, “İstanbul halkının taksi ihtiyacı olup olmadığına karar verecek makam, Bağcılar Oto Galerisi’ndeki birkaç taksi galericisi değildir. Bunun bir kere altını çizelim. Sakın bizi başka şeylerle tehdit etmeye çalışmasınlar” açıklamasıyla geri adım atmayacaklarını açıkça belirtti.

Ancak İBB’nin teklifi Ulaştırma Koordinasyon Merkezi (UKOME) kararıyla reddedildi ve alt komisyona sevk edildi. Karar plaka sahipleri tarafından şimdilik sevinçle karşılandı. Teklif bir sonraki UKOME toplantısında tekrar görüşülecek. Ancak UKOME’de çoğunluk İBB’de değil.

Resmî Gazete’de 19 Şubat 2020 tarihinde yayımlanan yönetmelik değişikliğine göre, UKOME’deki belediye temsilcisi sayısı 11 olurken toplam üye sayısı 27’ye çıkarılmıştı. Eski haliyle UKOME’de 11’i İBB, 10’u hükümet tarafından belirlenen 21 üye bulunuyordu ve belediye çoğunluktaydı. Ancak yapılan değişiklikle Milli Eğitim Bakanlığı, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da UKOME bünyesine dahil edilerek üye sayısı hükümet lehine 27’ye çıkarıldı.

Toplantı sonrası İBB Meclisi CHP Grup Sözcüsü Tarık Balyalı konuyu Medyascope’a değerlendirmişti. Balyalı, kararın siyasi olduğunu şöyle anlatmıştı: 

Tecavüz, yüz kızartıcı davranışlar ve haksız kazanç suç değil!

Geçten hafta ise İstanbul’da taksiciler yeniden gündemdeydi. İstanbul Otomobilciler (Taksiciler) Esnaf Odası, tecavüz gibi yüz kızartıcı davranışlarda bulunulması ve haksız kazanç sağlanması durumunda “Toplu Taşıma Aracı Kullanım Belgesi”nin süresiz iptal edilmesini sağlayan yasal düzenlemelerin iptali istemiyle yeniden İBB ile karşı karşıya geldi.

Sözcü’den Özlem Güvemli’nin haberine göre, İstanbul 3. İdare Mahkemesi’ne başvuran esnaf odası, UKOME kararı ile düzenlenen Toplu Ulaşım Hizmet Kalitesi Değerlendirme Sistemi’nde (TUDES) yer alan bazı maddelerin iptalini ve yürütmesinin durdurulmasını istedi.

Mahkeme, 11 Haziran 2020 tarihinde dava konusu işlemin yasal dayanaklarının sorulmasına, davalı İBB’den savunma alındıktan sonra inceleme yapılmasına karar verdi.

İBB daha önce, Beyoğlu’nda tartıştığı vatandaşa cinsel organını göstererek taciz eden taksi şoförünün “Toplu Taşıma Aracı Kullanım Belgesi”ni iptal etmişti.

İBB Sözcüsü Murat Ongun, Twitter üzerinden yaptığı paylaşımla iptal istemine tepki gösterdi.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus