Kürtaj olan kadınlar anlatıyor (6): “Yürütülen politikalara rağmen kürtaj azalmadı, çatır çatır kürtaj oluyoruz. Sadece bizim için güvencesizleşti”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Zeynep 33 yaşında, Muğla’da masaj terapisti olarak çalışıyor ve düzenli bir ilişkisi var. Zeynep’in yaklaşık üç ay önce regli gecikiyor. Partneriyle ilişkilerinde korunuyor olsa da regli geciktiği için hamile olma ihtimali olduğunu düşünüyor. Zeynep, gebelik testi yapıyor ve hamile olduğunu öğreniyor: “Uzun süre ‘değildir, değildir’ diye test yapmayı erteledim. Fakat testi yaptıktan sonra acı bir şekilde öğrendim. ‘Allah kahretsin gecikmenin nedeni gerçekten buymuş, başka bir şey değilmiş’ dedim.”

“Hastaneleri aradığımızda ‘Maalesef kürtaj yapamıyoruz’ cevabını aldık”

Zeynep doktor araştırmaya başlıyor ve bir arkadaşı vasıtasıyla kürtaj işlemini gerçekleştirecek doktorla tanışıyor. Zeynep, çocuk sahibi olmayı hiç istemediğini bu yüzden kürtaj kararı almanın kendisi için zor olmadığını anlatıyor. Kürtaj kararını aldıktan sonra, yaşadığı Muğla’daki devlet hastanelerini hastaneleri tek tek arıyor ve hepsi kürtaj yapmadıklarını söylüyor:

“Kürtajı ille de devlette yaptırmak gibi bir kararım yoktu. Zaten devlet hastanelerinde çok özel gerekçeler olmaksızın kürtaj yapılmadığını biliyorum. Çünkü iki sene önce bir arkadaşım da gebelik yaşadı. Gerçekten özel hastaneyi karşılayabilecek durumu yoktu. Borç alarak kürtaj yaptırdı. Muğla’da kürtaj yapabilecek bütün hastaneleri tek tek aradığımızda hepsinin verdiği yanıt aynıydı: Maalesef yapamıyoruz.”

Zeynep, İstanbul’da partnerinin yanındayken hamile olduğunu öğrendiği için orada bir doktor aramaya başlıyorlar.

Medikal düşük yapmak için kullanılan ilaç Türkiye’de yok

Zeynep aslında ikinci seçenek olarak kürtajı düşünüyor. İlk düşündüğü şey hapla medikal düşük yapmak: “Hapla medikal düşük yapmayı düşündüm. Türkiye’de hapın karaborsadan falan bulunması imkansız değil. Medikal düşük için iki ilacın alınması gerekli. Biri gebeliğin sürmesini sağlayan hormonu kesen bir ilaç. Önce onu alıyorsun. Sonra embriyonun vücuttan atılmasını sağlayan ikinci bir hap alıyorsun. İki ilacı birden almak en sağlıklı ve en güvenli olanı.”

Fakat, Zeynep’in bahsettiği ilk ilaç Türkiye’de hiçbir şekilde bulunmuyor. İkinci ilaç ise başka hastalıklar için sadece hastane eczanelerinde bulunabiliyor. Doktorlar bile bu ilaçları vaka başına alabiliyor.

Zeynep, istese bu ilaca ulaşabileceğini fakat yine de bu yöntemi denemediğini söylüyor: “Bu ilacın da karaborsası var. Ama onun da ne kadar güvenli olabileceğini bilemedim. Orada birkaç şey devreye girdi. Biri bu hapın ne kadar güvenli olacağı, ikincisi ise bu hapa çok rahat ulaşsam bile iki adımlı olan prosedürün sadece ikinci aşamasını yapacak olmak hiç içime sinmedi. Bunun için Bulgaristan’a gitmeyi düşündüm. Çünkü çift vatandaşım. Öğrendim ki orada da durum çok benzermiş. Önceden böyle değildi.”

Zeynep’in bahsettiği ilaca Bulgaristan’da da ulaşmak çok zor çünkü ilaç orada da yasak. Ancak el altı yöntemlerle bulunabiliyor.

“Kadınlara, gebeliği sonlandırma yöntemleriyle ilgili bilgi verilip ardından bu seçimde onlar tamamen özgür bırakılabilirdi”

Zeynep, hangi kürtaj yöntemiyle gebeliği sonlandırmaya karar verdiğini ise şöyle anlatıyor: “Bir yandan partnerimle ya da eşimle dostumla ya da evde tek başıma, hap sürecini yürütmekten korktum. Kontrolsüz bir kanama olursa ne yapacağımı bilemedim. Dolayısıyla ilk başta ikinci tercihim olan operasyonu tercih ettim. Halbuki kadınlara gebeliği sonlandırma yöntemleriyle ilgili bilgi verilip ardından bu seçimde onlar tamamen özgür bırakılabilirdi. Hepsi legal ve hepsi güvenceli olabilirdi. Bunlar kürtaj sayısını ne azaltacak ne artıracak şeyler. Sadece ve sadece kadınların yaşam standartlarını artıracak bir şey ama buna olan kasıtlarından dolayı bin bir takla atmak zorundayız.”

“Korktuğum şey kürtaj değil anesteziydi”

Zeynep, kürtaj olmaktan çok, işlem sırasında anestezi almaktan korkuyor: “Benim korktuğum şey kürtaj değil anesteziydi. Bir zaman dilimi için birilerinin senin bilincin kapalıyken bedenine müdahale etmesi düşüncesi beni ürkütüyordu. Fakat doktorumla konuşup anestezi kısmının o kadar da ürkütücü bir şey olmadığına ikna olunca operasyona da ikna oldum.”

“Operasyondan yarım saat sonra lahana sarması yemeye gittik”

Zeynep, kürtaj yaptırmaya partneriyle birlikte gidiyor. Operasyondan yarım saat sonra ise yürümeye başlıyor ve birlikte yemek yemeye gidiyorlar: “Kürtaja partnerimle gittim. Çıkınca nerede, nasıl lezzetli şeyler yiyeceğimizi konuşuyorduk. Operasyondan bir iki saat önce hastaneye gitmemiz gerektiği için bir iki saat önce gittik. Ardından beni operasyona aldılar. Sonra hayal ettiğim gibi, lahana sarması yemeye gittik. O kadar iyiydim ki yürüyerek gittik. Operasyondan yarım saat sonra yürüyordum. Hiçbir şeyim yoktu. Kürtaj olmamışım da gitmişim bir saat ders dinlemişim gibi. Ağrım sızım, hiçbir şeyim yoktu.”

Zeynep’in hastane odasından ameliyathaneye gitmesi, operasyon, operasyondan sonra tekrar odaya dönmesi hepsi toplam 12 dakika sürüyor.

“Benim için gebelik süreciyle kurulmuş duygusal bir bağ hiç olmadı”

Zeynep, “Kürtajdan psikolojik olarak etkilendin mi?” sorusunu şöyle cevaplıyor: “Bundan hiçbir zaman emin olamıyorum. Benim için gebelik süreciyle kurulmuş duygusal bir bağ hiç olmadı. Bu benim için halledilmesi ve kurtulmam gereken bir şeydi. Kesmem gereken tırnak gibi. Bu anlamda bir zorluğu olduğunu sanmıyorum. Ama gebelik süresi ve kürtaj sonrasında bir süre ekstra duygusal zamanlar geçirdiğimi hatırlıyorum. Ama bunun ne kadarı kürtajla ilgili onu kestiremiyorum.”

Zeynep, kürtajdan bir hafta sonra kontrole gidiyor. Hiçbir sorun olmadığı anlaşılınca da Muğla’ya dönmek üzere ertesi gün yola çıkıyor.

“Yirmilik dişimi çektirdim, etkisi haftalarca sürdü ama kürtajdan sonra yürüyerek yemek yemeye gittim”

Zeynep, kürtaj konusunu arkadaşlarıyla konuştukça da durumun kendisi için normalleştiğini söylüyor. Kürtaj olmayı düşünen kadınlara ise şunları söylüyor: “Kimsenin çocuk sahibi olma tercihiyle ilgili bir şey söylemek istemiyorum. Ama kürtaj konusunda kaygılanmasınlar derim. Kasım ayında yirmilik dişimi çektirdim. Haftalarca etkisi sürdü. Ama kürtajdan çıktığımda yürüyerek lahana sarması yemeye gittim. Bir deneyimden geçmiş olmak bana iyi geldi. Kendime dair bir şey daha biliyorum. Bir halimi daha biliyorum. Çekinecek bir şey yok, kadınlara bunu söyleyebilirim.”

“Benim için kürtajla ilgili konuşulacak şey, anestezi etkisindeyken çekilmiş komik videom”

Zeynep geriye dönüp baktığında yaşadığı kürtajla ilgili şunları paylaşıyor: “O hikaye benim için hayatımın bir döneminde partnerimle ‘Bir de şöyle de bir şeyimiz oldu’ diye anlatacağım bir anı oldu. Varlığını bile unutmuşum, ara ara aklıma geliyor. Bu konuyla ilgili en çok gündeme gelen şey şuydu: Ben anesteziden çıktıktan sonra partnerim benim o komik hallerimi videoya almış. İnsan yarı sarhoş gibi oluyor. Çok komikmişim. Durumla ve kendimle dalga geçen bir halim varmış. Arkadaşımla bu videoyu izleyip güldük. Kürtajla ilgili bugünden dönüp bakınca benim için konuşulacak şey, o videonun komikliği.”

“Kürtaj azalmadı, sadece bizim için güvencesizleşti”

Zeynep, hükümetin kadınların kürtaj yapmasını engellemeye yönelik politikalarını eleştiriyor: “Ne oldu? Azalmadı kürtaj. Gayet çatır çatır oluyoruz. Sadece güvencesizleşti bizim için. Kadınların lehine alınan hiçbir karar olmadığını biliyorum. Hiçbir önemimizin olmadığını biliyorum. Var olan önemimiz de potansiyel tehdit oluşturduğumuz zaman ortaya çıkıyor. Kendi bedenlerimize, kendi hayatlarımıza karar verme iddiasına büründüğümüzde bu tehdidi oluşturuyoruz. Ancak o zaman bir anlamımız var. Bu her şeyde böyle olduğu gibi kürtajda da böyle.”

Güvenli jinekolog listesi

Zeynep birkaç aktivistin hazırladığı ayrımcı, homofobik ya da kadın düşmanı olmayan jinekolog listesinin varlığından da bahsediyor. Fakat bu listeyi açıktan paylaşmanın yasal problemlere yol açabileceğinden dolayı yayınlanmadığını, sadece belli gruplarda paylaşıldığını söylüyor. Zeynep kadınların, güvenli bir jinekoloğa ulaşmak için “iletisim@lgbtisagligi.org” adresine yazabileceğini belirtiyor.

“Kürtaj sadece kadınlara ait bir dert değil”

Zeynep, sadece “kadınların” kürtaj olmadığını da belirtiyor: “Bütün röportaj boyunca fark etmediğim bir şeyi fark ettim. Hep ‘kadınlar’ diye konuştum ama kürtaj sadece kadınlara ait bir dert değil. Trans erkeklerin de ihtiyaç duyabileceği bir durum. Bütün kadınlar dediğim yerleri kürtaj olmuş insanlar olarak değiştirmeyi isterdim.”

*Röportaj yapılan kişinin ismi değiştirilmiştir.

Türkiye’de kürtaj 1983 yılında yasallaştı. Her ne kadar 10 haftaya kadar kürtaj yapılması kanunen yasal olsa da birçok devlet hastanesi kürtaj yapmıyor. Uzmanlar, 2012 yılında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı “Kürtaj cinayettir” açıklamasının ardından fiili bir yasak başladığını belirtiyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus