Kemal Kılıçdaroğlu altıncı kez CHP genel başkanı seçildi: “En geç 2023’te cumhuriyeti, demokrasi ile taçlandıracağız”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) iki gün sürecek 37. Olağan Kurultayı bugün başladı. İlk kurultayını Sivas Kongresi olarak belirleyen CHP’nin 37. Kurultayı, Bilkent Odeon Gösteri ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştiriliyor. CHP Kurultayı’nda bugün yapılan genel başkanlık seçimine tek aday olarak giren Kemal Kılıçdaroğlu bin 356 delegenin bin 251’inin oyunu alarak altıncı kez CHP Genel Başkanı seçildi. Bu sonuçla Kılıçdaroğlu şu ana kadar yapılan genel başkanlık seçimlerindeki en yüksek oyunu aldı.

Kılıçdaroğlu oylamanın ardından yaptığı teşekkür konuşmasında şunları söyledi: “Cumhuriyeti kuranlar bu rejimin demokrasi ile taçlanmasını hep istemişlerdir. Dördüncü devrime hep birlikte hazır olacağız. En geç 2023’te cumhuriyeti demokrasi ile taçlandıracağız. Kimseyi kırmadan, herhangi bir şekilde kimseyi ötekileştirmeden, 83 milyon insanı kucaklayarak, onlara huzuru anlatarak yola çıkacağız. Bütün Ortadoğu’yu bir barış havzasına döndürme sözü verdik. Gerekirse 24 saat çalışacağım ve bu taahhütlerimizi dostlarımızla birlikte yerine getireceğiz. Demokrasiden ve insan haklarından yana olan herkesi kucaklayacağız. Bize her türlü baskı gelir. İktidar oldu diye sadece cebini düşünenler ve başkalarını ötekileştirerek iktidarını korumak isteyenler bize karşı olabilirler. Linç girişimi düzenleyebilirler. Ne yaparlarsa yapsınlar inancımızdan vazgeçmeyeceğiz.”

Sabah saat 10.00’da başlayan kurultayda koronavirüs salgını nedeniyle geniş önlemler alındı. Kurultay salonunda sosyal mesafeye uyulurken içeri izleyici alınmadı. Aynı zamanda salon içinde maske takmanın da zorunlu hale getirildiği kurultaya sınırlı sayıda basın mensubu kabul edildi.

Bin 356 delegenin katıldığı genel başkanlık seçiminde oy vermek için 132 kabin ve 44 sandık hazırlandı. Salona delegelerin yanı sıra dokuz il başkanı, beş belediye başkanı ve dört eski genel başkan kabul edildi. Divan başkanlığına ise Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu seçildi. 

Kurultay öncesi parti genel başkanlığı için Kemal Kılıçdaroğlu dışında Tolga Yarman, Aytuğ Atıcı ve İlhan Cihaner aday olacaklarını açıklasalar da aday olmaları için gereken 68 imza sayısına ulaşamadılar. Böylece Kemal Kılıçdaroğlu genel başkanlık seçimine tek aday olarak girdi. 

Kemal Kılıçdaroğlu: “Türkiye, cumhuriyet tarihinin en ağır buhranını yaşıyor”

Kurultayın açılış konuşmasını Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu yaptı. Kılıçdaroğlu konuşmasında şunları söyledi: “Bu kurultay sosyal, kültürel, siyasal ve ekonomik buhrandan nasıl çıkacağımızı anlatacağımız kurultaydır. İnanıyorum ki bu çıkış yolu tüm dünyaya örnek olacaktır. Türkiye, cumhuriyet tarihinin en ağır buhranını yaşıyor. Bu buhran yönetim buhranıdır. Bu buhran demokrasi buhranıdır. Bu buhran ekonomi buhranıdır. Bu kadar ağır bir buhranın içinden geçiyorsak hiçbir vatanseverin, özellikle de hiçbir CHP’linin umutsuzluğa kapılma hakkı da yoktur yetkisi de yoktur.”

Kılıçdaroğlu konuşmasında 2017’deki Adalet Yürüyüşü’ne de özel bir parantez açarak, “Adalet Yürüyüşü’nü hiç kimse unutmasın. Adalet Yürüyüşü’nün son gününde Maltepe’de ‘Bu bir son değil, bu bir yeni başlangıçtır’ demiştim. ‘Önümüzdeki duvarı yıkacağız’ demiştim. 31 Mart yerel seçimlerinde duvarın arkasına geçtik. O duvarı şimdi dostlarımızla birlikte ve milletimizin ferasetiyle parça parça yıkacağız” dedi.

“Saray yargıya talimat veriyor: Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş hapiste kalacak”

Kılıçdaroğlu konuşmasında ülkenin sorunlarına da değindi: “Birinci sorunumuz demokrasi sorunu. Üzülerek söylüyorum, 21. yüzyıl Türkiye’sinde yasama, yargı ve medya bir kişinin vesayeti altındadır. Demokrasi sadece kağıt üzerinde kalan bir sözcük haline gelmiştir. Öyle bir noktadayız ki saray ne diyorsa yargı onu yapıyor. Egemen güçler ne diyorsa saray da onu yapıyor. Örneğin, saray talimat veriyor: Osman Kavala içeride kalacak, yargı gereğini yapıyor. Örneğin, Selahattin Demirtaş içeride kalacak, hapse atacaksınız. Beraat mi? Boşverin onu, içeride kalacak. Gereği yapılıyor, içeride kalıyor. Cezaevlerinde onlarca gazeteci var. Buradan cezaevinde olup kalemini satmayan, özgürce gazetecilik yapan bütün gazetecilere selamlarımızı saygılarımızı gönderiyoruz. Egemen güçler talimat verince saray da onların gereğini yapıyor. Örnek; çok sık unutuyoruz, unutmayacağız. Trump, saraya talimat verdi Rahip Brunson’ı derhal serbest bıraktılar, mahkeme falan hepsi hikâye.”

“Şehit olan 36 askerimizin sorumlusu kim?”

Kılıçdaroğlu İdlib’de öldürülen 36 askeri hatırlattı ve “27 Şubat 2020’de ne oldu? Suriye’de 36 askerimiz şehit oldu. Sorumlusu kim? Sorduk mu? 36 askerimizin kanı yerde duruyor. Şehidin hakkını biz savunuyoruz, gazinin de hakkını biz savunuyoruz. Kendi toprağını terk edeceksin, başkalarına bırakacaksın, şehitlerimiz olacak, şehide sahip çıkamayacağız. Askerlerimizi şehit edenlerin sizden özür dilemesini beklerken siz koşa koşa Moskova’ya gideceksiniz. Ben ettim, sen etme diyeceksiniz. Böyle bir dış politikayı asla kabul etmiyoruz. Böyle bir dış politikanın kesinlikle onuru yoktur” diye konuştu.

“Bu sorunları Millet İttifakı ile birlikte çözeceğiz”

Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz bu sorunları sizlerle, yol arkadaşlarımla çözeceğiz. Bir araya gelecek çözeceğiz. İki dostlarımızla yani Millet İttifakı’nı oluşturan dostlarımızla birlikte çözeceğiz. Özgürlük isteyen gençlerimizle çözeceğiz. Bu sorunu her gün öldürülen, katledilen kadınları, hakları elinden alınmak istenen kadınlarla beraber çözeceğiz. Bu sorunu kalemini satmayan gazetecilerle, aydınlarla, bilim insanlarıyla, sanatçılarla, ahlaklı sporcularla birlikte çözeceğiz. Alın terinin karşılığını alamayan işçilerle, emekçilerle çözeceğiz. İşsizlerle beraber çözeceğiz. Siftahsız kepengini kapayan esnafımızla çözeceğiz.”

“İlk seçimde iktidar olacağız”

Kılıçdaroğlu yapılacak ilk seçimde CHP’nin iktidara geleceğini söyledi: “Şunu hiç kimse unutmasın. Önümüzdeki ilk seçimde dostlarımızla birlikte iktidar olacağız. Maltepe’nin izdüşümü, önümüzdeki ilk seçimlerde iktidar olacağız. Bunu bir tarafa yazacağız. Firavunların iktidarını yıkıp, halkın iktidarını kuracağız. Defalarca söyledim; bir kez daha ifade edeyim. Her firavunun bir Musa’sı, her Nemrut’un bir İbrahim’i vardır.”

 “Gün kavga günü değil”

Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sonlandırdı: “Tarihin bir dönüm noktasındayız. Tarihin bize yüklediği ağır sorumluluklar var. Gün kavga günü değil, gün Türkiye Cumhuriyeti devletini ekonomik, siyasal ve sosyal bir buhrandan çıkartma günüdür. Her birimizin tek tek, partili olsun olmasın; her vatanseverin bayrağını, milletini ve vatanını seven herkesin birlik ve beraberlik günüdür.”

Üç aday adayı içinde ise ilk konuşan Prof. Dr. Tolga Yarman oldu. Aynı zamanda Kurultay Onur Üyesi olan Yarman, “Genel başkanımız doğruları söyledi ama bütün doğruları söylemedi. Biz birbirimizi severiz ve saygımız vardır. Sarayda oturan diplomasız oturuyor mu? İnşallah yanılıyorumdur. Neden diplomasız cumhurbaşkanının üzerine gitmediniz. Anayasal bir suç işlenmiştir. Neden buna geçit verdiniz?” dedi.

İlhan Cihaner: “1934 yılında 18 kadın milletvekilimiz vardı, yüzüncü yılı bitiriyoruz hâlâ 18 milletvekili var”

Perşembe günü genel başkanlığa aday olduğunu açıklayan CHP Parti Meclisi (PM) Üyesi İlhan Cihaner ise sözlerine, “Bu bir iktidar kurultayı mı? Bu bir parti içi iktidar kurultayı. Şuradaki ciddiyetsizlik bile her şeyi gösteriyor. Genel başkan gitmeseydi, parti yöneticileri gitmeseydi, bu salondan hiç kimse gitmezdi. Buradan selfie çekerek gittiler. Sözde tüzüğümüze göre demokrasimizin geleceği tartışılacaktı. Buradan bir karar çıkacaktı, biz de geleceğimizi kuracaktık. Neredeler? Bu ciddiyetsizlikle nasıl iktidara gideceğiz?” diyerek başladı.

Kadınlara partide yeteri kadar yer verilmediğini belirten Cihaner, “1934 yılında 18 kadın milletvekilimiz vardı, yüzüncü yılı bitiriyoruz hâlâ 18 milletvekili var. Önseçimi kaldırdık. Neymiş milletvekillerini halk seçecekmiş. Siyasi Partiler Yasası, genel başkanı bile halkın seçmesi için bir engel teşkil etmiyor” dedi.

“Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday göstermek mi marjinallik yoksa buna karşı çıkmak mı?”

İlhan Cihaner sözlerine şöyle devam etti: “Bana genellikle sekter, marjinal, ütopik derler. Ben size başka bir marjinallik anlatıyım. CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olarak bir siyasal İslamcıyı, Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday göstermek mi yoksa buna karşı çıkmak mı marjinallik? Biz karşı çıktık. İmza vermeyen 20 milletvekilinden birisi benim.”

“14 robot milletvekili dokunulmazlığa evet diyerek bugünkü rejim değişikliğinin müsebbibi oldular”

Cihaner, 2016 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) yapılan dokunulmazlıklar oylamasına da dikkat çekerek, “Dokunulmazlığın bizim milletvekillerimizi de vuracağı açıktı. Robot 14 milletvekili dokunulmazlığa evet diyerek Türkiye’nin bugünkü rejim değişikliğinin müsebbibi oldular. Genel başkan, İhsanoğlu için de dokunulmazlık için de ‘Yine olsa yine evet veririm’ diyor. Bu mu marjinallik yoksa buna karşı çıkmak mı?” dedi.

“En büyük derdimiz sahte sol”

Cihaner eleştirilerini şöyle sürdürdü: “En büyük derdimiz sahte sol. Burada sahneye çıkan herkes Atatürk diyor, Deniz Gezmiş diyor. Bu divanda bir arkadaşımız, Afrin’e atılan bombaların üzerine ismini ve imzasını attı, o ağızla çıkarak Deniz Gezmiş’i savundu. Peki Afrin meselesinden dolayı Kürt halkı ittifaka nasıl oy verecek?”

“Ekonomiyi batıran Babacan ile mi, dış politikayı yıkıma uğratan Davutoğlu ile mi ittifak kuracağız?”

İlhan Cihaner yeni kurulan partilerle girilmesi muhtemel bir ittifak ilişkisine de değindi. Cihaner, “İttifak diyoruz. Şu andaki ekonomiyi batıran Ali Babacan ile mi demokrasi ittifakı kuracağız? Türkiye’deki kamu varlıklarını yok eden, uluslararası şirketlere satan bir adam bizim ekonomimizi mi kurtaracak? Türkiye’nin yaşadığı dış politika yıkımının sorumlusu kim? Stratejik derinliğin sorumlusu kim? Davutoğlu yeni ittifak ortağımız. Bunlarla mı Türkiye’yi ikinci yüzyıla götüreceğiz?” diye konuştu.

“Dün ortaçağa gittik. Laikliğin cenaze namazı kılındı”

Cihaner dün Ayasofya’da kılınan cuma namazı ve cami içinde yapılan konuşmaları da değerlendirdi: “Dün ortaçağa gittik. Laikliğin cenaze namazı kılındı. Ayasofya’da kılınan cenaze namazına hepimiz ortak olduk. Atatürk’e dün en üst düzeyden lanet okundu.”

“AKP’nin hangi politikasına engel olabildik?”

İlhan Cihaner CHP’nin muhalefet tarzını ve yöntemini de eleştirerek, “18 yıldır biz neredeydik? Biz muhalefetteydik. Bu politikalar takip edildiği halde AKP’nin hangi hamlesine engel olduk? Kazdağları’nın yağmalanmasına mı? Kadın cinayetlerine mi engel olduk? İşsizlikle ilgili ne yapabildik? Yüzlerce siyasi tutsağın haksız yere içeride tutulmasına engel mi olduk? Baro yasası çıktı ve iki gün Meclis’te geciktirdik diye muhalefet ettik mi sanıyoruz? Meclis kürsüsünde konuşarak, Anayasa Mahkemesi’ne giderek, tweet atarak, AKP’lilere kapak yaparak ve salı günleri bağırarak mı çözeceğiz bu sorunları? Bu şekilde AKP’nin hangi politikasına engel olduk?” dedi.

Son olarak adaylık için yaptığı imza çalışmalarıyla ilgili de konuşan Cihaner delegelere şöyle seslendi: “İmza toplanmasında beni en çok rahatsız eden sizin üzerinizdeki baskı. Siz imzayı Ekmeleddin’e verdiniz. Dokunulmazlıklara, savaş tezkeresine verdiniz. Bu politikanın sorunlarında artık sizin de payınız var. Geleceğin sorumluluğu sizin omuzlarınızda.”

Cihaner, kurultaya iki gün kala aslında 100’ün üzerinde imza topladıklarını belirterek belediye başkanları ve parti yöneticilerinin imza veren delegeyi işle, aşla tehdit ederek imzaları çektirdiğini söyledi. Cihaner, “Perinçek için imza toplayan sizler bir yoldaşınız için imza verirken tehdit edildiniz” dedi.

Aytuğ Atıcı: “Seçmenimiz bize yeter ki cumhurbaşkanlığını kazan, adayın isterse laiklik karşıtı ve Atatürk düşmanı olsun demiyor”

Genel başkanlığa adaylığını açıklayan 24, 25 ve 26. Dönem Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı ise konuşmasında CHP’nin kimliğini kaybetmekte olduğunu vurguladı. Atıcı şunları söyledi: “CHP, cumhuriyetin kurucu değerlerini temsil eder. Altı ok da bunları temsil eder. CHP bu doğrultuya göre siyaset üretmek zorundadır. Seçmenimiz bize ‘Sen tek başına iktidar olamadığın halde cumhuriyetten ve altı oktan vazgeçme’ diyerek oy veriyor. Buna saygı duymak zorundayız. Seçmenimiz ‘Ne olursa olsun iktidar ol’ demiyor. Yeter ki cumhurbaşkanlığını kazan, adayın isterse laiklik karşıtı ve Atatürk düşmanı olsun demiyor. Seçmenimiz ‘Başkası olma kendin ol, böyle çok daha güzelsin’ diyor.”

Kurultayın ikinci gününde yani yarın ise CHP Parti Meclisi (PM) seçimleri yapılacak.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus