İSTANBUL (Medyascope) – CHP’deki kriz derinleşirken gözler Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel ve yargı sürecine çevrildi. Haftaya Bakış’ın bu bölümünde Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır ve Kemal Can, CHP’de mutlak butlan tartışmalarını, olası kurultay senaryolarını, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarını ve Ankara kulislerinde konuşulan gelişmeleri değerlendirdi.
Medyascope Yayın Yönetmeni Ruşen Çakır ve Kemal Can “CHP krizi sürüyor” başlıklı yayında mutlak butlan sonrası CHP krizini tartıştı. Bu krizin sadece CHP’nin meselesi olmadığını söyleyen Can, bütün siyaset alanını çeşitli biçimlerde etkilediğini söyledi. Can, Erdoğan’ın “bu işin hiçbir yerinde yokuz” lafının inandırıcılığı olmadığını söyleyerek “Mesele yalnızca yargı eliyle bir operasyonun yürütülüyor olması değil. Bu operasyonun ardından verilen tepkiler, farklı aktörlerin bu süreçte edindikleri ya da edinebilecekleri pozisyonlar gibi pek çok boyut da söz konusu. Bütün bunlar, Türkiye siyasetinin genel seyriyle ve CHP’nin geleceğiyle doğrudan ilgili. Bundan sonra yakın dönemde yaşanacak gelişmelerin de büyük ölçüde bu çerçevede şekillenmesi ve benzer bir minvalde ilerlemesi beklenebilir” diye konuştu. Ruşen Çakır ise Yüksek Disiplin Kurulu’nun aldığı kararları hatırlatarak, Kemal Kılıçdaroğlu’nun devlet ve yargı desteğiyle parti içinde yeni hamleler yapmaya çalıştığını ifade etti. Çakır, “Kılıçdaroğlu, devletin ve yargının desteğiyle bir şeyler yapmak istiyor. Mevziler kazanmak istiyor” dedi.

“Yargı kararları uygulansın diye niye çıkıp bize söylüyorsun?”
MHP lideri Devlet Bahçeli’nin son dönemde CHP’ye ilişkin yaptığı açıklamaları değerlendiren Can, Bahçeli’nin çıkışlarının doğrudan kamuoyuna değil, iktidarın karar mekanizmalarına yönelik mesajlar içerdiğini söyledi. “Yargı kararları uygulansın diye niye çıkıp bize söylüyorsun? Defalarca konuştuğun Erdoğan var. Cumhur İttifakı’nın ortağı ve sonuçta yürütmenin başında” diyen Can, Bahçeli’nin kamuoyuna yaptığı açıklamaların süreci değiştirmekten çok bazı tartışmaların önünü açtığını ifade etti.
Bahçeli’nin CHP’ye ilişkin tutumunun farklı aşamalardan geçtiğini söyleyen Can, “Feragat açıklamasından önce de ‘Bu CHP’yi fazla kurcalamamak lazım, CHP önemli bir partidir’ anlamına gelebilecek şeyler söyledi. Sonra Kılıçdaroğlu feragat etsin dedi. Daha sonra orta yol bulunmasını istedi. Şimdi ise gelinen noktada bir tür ‘Özgür Özel bu işleri bıraksın’ çizgisine geldi” dedi.
Bahçeli’nin temel kaygısının toplumsal muhalefetin siyasetin merkezine yerleşmesi olduğunu savunan Kemal Can şöyle konuştu:
“Toplumsal dinamikler meselesinin siyasetin merkezine doğru ilerlemesinden duyduğu rahatsızlığı ifade ediyor. Siyasetin asıl öznesinin toplum olduğu bir yere doğru gitmesinin hayırlı olmayacağını düşünüyor”
“Yeni parti bir an önce kurulsun diye köpürtüyorlar”
Kemal Can, iktidar çevrelerinde ve Kılıçdaroğlu’na yakın bazı isimlerde yeni parti kurulması fikrinin giderek daha fazla dillendirildiğini belirterek, “Bu artık ‘acaba’ denilemeyecek kadar netleşmiş durumda. Çok açık biçimde yeni parti bir an önce kurulsun diye köpürtüyorlar, kışkırtıyorlar ve çağırıyorlar” dedi.
Kılıçdaroğlu ekibinin de benzer bir hesap içerisinde olabileceğini söyleyen Can, “Parti bize kalsın, zaman bizim lehimize gelişir, yeniden teşkilatlanma sürecinde geri dönenler olur diye düşünüyor olabilirler” diye konuştu
Ruşen Çakır, iktidara yakın çevrelerde bu konunun bilinçli şekilde gündemde tutulduğunu belirtti. Televizyon yorumcuları ve bazı siyasi aktörlerin sürekli yeni parti ihtimalini dillendirdiğini söyleyen Çakır, “İktidar adına konuşan bir takım televizyon yorumcuları sürekli yeni parti fikrini pompalıyor. Belli ki bir yerden işaret almışlar” diye konuştu.
CHP’de olası bir bölünmenin iktidarın lehine sonuç verebileceğini savunan Çakır, “İktidarın amacı ayrılsınlar, yeni parti kursunlar şeklinde bir strateji izlemek” dedi.








