Kemal Can ile 5 Soru 10 Cevap (247) : CHP’nin olmayan CHP meselesi | Son durumda gelinen nokta ne? 

İSTANBUL (Medyascope) – CHP krizi nereye gidiyor? Muhalefette yeni bir siyasi dönem mi başlıyor? 5 Soru 10 Cevap’ta bu hafta Kemal Can, CHP’de gelinen son noktayı, MYK tartışmalarını, Ekrem İmamoğlu faktörünü, “devlet aklı” tartışmalarını ve yeni parti iddialarını değerlendirdi.

Kemal Can “CHP’nin olmayan CHP meselesi: Son durumda gelinen nokta ne?” başlıklı videoda şu soruları ele aldı:

1- Son durumda gelinen nokta ne? 

2- Son tabloya göre denge nasıl oluştu?

3- Kılıçdaroğlu meselesi nereye gidiyor?

4- Devlet aklı meselesinin aslı astarı nedir? 

5- Yeni parti meselesinde nasıl motivasyonlar var?

CHP’nin olmayan CHP meselesi
Kemal Can ile 5 Soru 10 Cevap (247) : CHP’nin olmayan CHP meselesi | Son durumda gelinen nokta ne? 

Son durumda gelinen nokta ne? 

CHP’deki tartışmaların artık yalnızca parti içi bir mesele olmadığını belirten Can, mutlak butlan kararı sonrası CHP’deki gerginliğin siyasetin bütünü ile ilgili olduğunun altını çizdi.

“CHP meselesi, CHP’nin iç meselesi olmaktan çok önce çıkmış durumda” diyen Kemal Can, bayram sürecinde yaşanan gelişmelere dikkat çekti. Can, “Hemen bayramın öncesinde zaten o butlan kararı çıktı. Peşinden parti genel merkezi polis tarafından basıldı. Ardından aynı gün iki bayramlaşma programıyla çok ilginç bir kontrast ortaya çıktı. Hem eşitsizlik anlamında hem içerik anlamında. Çok hareketli geçti bayram” diye konuştu.

CHP grup toplantısının güçlü bir siyasi mesaj içerdiğini belirten Can şunları söyledi: “Hakikaten pek çok izleyen gazeteci arkadaşımın da anlattığı gibi tarihi sahnelere tanıklık etti pek çok insan. Pek çok eski CHP milletvekilinin, güçlü bir ekseriyetinin, çeşitli teşkilat yöneticilerinin bulunduğu kalabalık bir ziyaretçi topluluğu eşliğinde bir toplantı yapıldı. Bu önemliydi. Hem Meclis’teki grup toplantısından güçlü bir mesaj verilmesi hem de orada Özgür Özel’in ağırlığının yeniden vurgulanması önemliydi.” 

Devlet aklı meselesinin aslı astarı nedir? 

Devlet aklı ya da derin devlet gibi kavramların istismara açık tarafları olduğunu ifade eden Kemal Can, “Devlet aklı meselesini ‘öyle bir şey yok ki’ diyerek tartışmaya başlamak bana çok problemli geliyor. Devlet aklı diye bir şey vardır, yoktur tartışması anlamsız değil ama önemli olan bunun hangi bağlamda ve kimler tarafından nasıl bir referansa dönüştürüldüğüdür” dedi.

Can, bu kavramların Türkiye’de üretilmiş yeni kavramlar olmadığını belirterek, “devlet aklı, devletin hikmeti” kavramlarının siyasi kültürde bir yeri olduğunun altını çizdi.

Yeni parti meselesinde nasıl motivasyonlar var?

Muhalefet içinde yeni parti konusunda farklı motivasyonlar bulunduğunu vurgulayan Can, “Bir an önce yeni parti seçeneğinin daha görünür, somut bir alternatif haline dönüşmesini isteyen epey kalabalık bir çevre var. Onlar CHP’nin tabanında da var, CHP seçmeninde de var, genel olarak muhalefet kamuoyunda da var. Ama her türlü olayda yeni bir şeye başlamak, var olan bir şeyden vazgeçmek anlamına geliyor. Dolayısıyla her vazgeçmenin bir alternatif maliyet içerdiğini de unutmamak gerekiyor” dedi.

Yeni parti tartışmasının iktidar çevreleri tarafından da teşvik edildiğini savunan Can, sözlerine şöyle devam etti:

 “En başta tabii ki iktidar ve Kılıçdaroğlu ekibi. Özellikle medyadaki ekip ve trolleri çok yoğun bir faaliyet içerisinde. ‘Hadi artık gidin, daha ne istiyorsunuz’ havasında bir faaliyet yapıyorlar. Bir de CHP’ye akıl vermeyi çok seven ama aslında CHP’yi de pek sevmeyen başka ekiplerin aktif olduğunu düşünüyorum” 

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.