TEMA raporunda Kaz Dağları’nın varoluş mücadelesi: “Yörenin yüzde 79’u maden ruhsatlı”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma (TEMA) Vakfı pazar günü “Kaz Dağları Yöresinde Madencilik” raporunu yayımladı. Raporun temel bulgusuna göre Kaz Dağları’ndaki madencilik faaliyeti, yörenin tüm ekolojik, kültürel ve ekonomik yapısını büyük ölçüde tahrip edecek.

TEMA Vakfı raporuna göre, Kaz Dağları yöresinin yüzde 79’u maden ruhsatlı ve orman varlığının yüzde 80’i madencilik yapılabilecek alan olarak belirlenmiş durumda.

Kaybedilen doğa, tarım, kültür ve su varlıkları

Vakıf bu raporu, ülke genelinde doğa ve tarım alanlarının madencilik tehdidini ortaya koymak için hazırladı: “Rapor, Maden Kanunu’nun mevcut haliyle Kaz Dağları örneğinden yola çıkarak ülke genelinde doğa ve tarım alanlarının, su varlıklarının ve kültürel mirasın madencilik nedeniyle karşı karşıya kaldığı tehditleri ortaya koyma amacıyla hazırlandı.”

Raporda maden faaliyetlerinin tarımsal değerleri, biyolojik ve kültürel zenginlikleri tahrip ettiğini vurgulanıyor: “Milyonlarca yılda oluşmuş doğal varlıkların ve binlerce yıllık kadim kültürün söz hakkı raporda gösterilen madencilik ruhsatlarının faaliyete geçmesiyle yok olacaktır.”

Kaz Dağları 1994 yılında milli park, 1998 yılında ise tahribat koruma alanı ve 3 bin 232 hektarlık bölümü de gen kaynaklarını koruma sahası ilan edildi. TEMA raporunun değerlendirmesine göre Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarında 21 kez değiştirilen Maden Kanunu’na yapılan her değişiklik ile daha fazla doğa ve tarım alanı, su varlıkları ve kültür mirası madencilik faaliyetlerine açık hale geldi.

Bugüne kadar tespit edilen ve sadece Türkiye’de bulunan 77’si endemik, 101 familyaya ait 800 civarında bitki, Kaz Dağları’nda bulunuyor. Kaz Dağları yöresi aynı zamanda Truva efsanesinden İlyada destanına, dünyanın ilk felsefe okuluna kadar sayısız kültürel ve tarihi zenginliğe ev sahipliği yapıyor.

Bu değerlerin korunması için maden faaliyetlerinin durdurulması çağrısında bulunan rapor, doğru yönde adımlar atılmadığı sürece doğal varlıkların yok olacağını belirtiyor:

“Milyonlarca yılda oluşmuş doğal varlıkların ve binlerce yıllık kadim kültürün söz hakkı, raporda gösterilen madencilik ruhsatlarının faaliyete geçmesiyle yok olacak.”

Su ve Vicdan Nöbeti’nin birinci yılı

2019 yılında çok sayıda vatandaş, Kaz Dağları’nda altın madeni arama çalışmalarına tepki gösterdi. Siyanür kullanarak yapılacak altın madeni arama çalışmalarına tepki olarak başlatılan Su ve Vicdan Nöbeti‘nde “Kaz Dağları hepimizin”, “Doğayı katledenler vatan hainleridir”, “Kaz Dağları’nın üstü altından değerlidir”, “Suyuma ve toprağıma dokunma” pankartları açılmıştı.

Cumartesi günü bu eylemlerin birinci yılı için açıklama yapmak isteyen çevre aktivistlerine Çanakkale Valiliği izin vermedi. Doğa katliamına dikkat çekmek için toplanan çevrecilere polis müdahale etti. Polisler yaklaşık 20 kişiyi kötü muamele ile gözaltına aldı.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus