Lübnan’da başbakan ve cumhurbaşkanının, Beyrut limanındaki patlayıcıların tehlikesi hakkında temmuzda bilgilendirildiği ortaya çıktı

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Üst düzey güvenlik yetkililerinin ve Reuters’ın ulaştığı raporlara göre, Lübnan’da başbakan ve cumhurbaşkanı, temmuz ayından beri Beyrut limanındaki patlayıcıların ne kadar tehlikeli olduğunun farkındaydı. Harekete geçmekte çok geç kalan Başbakan Hasan Diyab ve hükümeti istifa kararı aldı. Yerel kaynaklara göre, Beyrut’ta geçen hafta gerçekleşen patlama en az 160 kişinin ölümüne, yaklaşık 6 bin kişinin yaralanmasına ve 6 bin civarında binanın yıkılmasına neden oldu. Sızıntı ihtimalini değerlendiren kimyagerler bölgede detaylı çalışmalarını sürdürüyor. Liman yakınında sanıldığından fazla tehlikeli kimyasal madde bulunuyor. Patlamanın ardından hükümetten yeterli destek göremeyen Lübnan halkı ise yaralarını sarmak için kenetlendi. 

Reuters’ın özel haberine göre, Lübnan Devlet Güvenlik Genel Müdürlüğü’nün Beyrut’taki patlamaya yol açan gelişmelere ilişkin hazırladığı rapor, 20 Temmuz’da Cumhurbaşkanı Michel Aoun ve Başbakan Hasan Diab’a gönderilen özel bir mektuba atıfta bulundu. Mektubun içeriğine dair detaylar ise gazetecilerle paylaşılmadı. Ancak Reuters’a konuşan üst düzey bir güvenlik yetkilisi, mektubun ocak ayında başlatılan ve kimyasalların derhal daha güvenli bir yerde muhafaza edilmesi gerektiği sonucuna ulaşan yasal soruşturmanın bulgularını içerdiğini belirtti. 

Cumhurbaşkanı ve başbakanın konuyla ilgili bilgilendirildiğini doğrulayan güvenlik raporu, daha önce gizli dosyalar arasında tutuluyordu. Reuters’a konuşan bir yetkili, “Sözkonusu patlayıcı maddelerin çalınması ve terörist grupların eline geçmesi, Lübnan halkına saldırı amacıyla kullanılması riski vardı” dedi. 

“Patlayıcıların Beyrut’u yok edebileceği konusunda onları uyardım”

İsminin açıklanmasını istemeyen güvenlik yetkilisi, patlayıcı maddelere ilişkin soruşturmanın sonunda, Başsavcı Ghassan Oweidat tarafından, hükümet yetkililerine gönderilmek üzere bir rapor hazırlandığını belirtti. Yetkili, bu raporun liman güvenliğinden sorumlu ekipler tarafından cumhurbaşkanı ve başbakana gönderilen mektupta yer aldığını ekledi. “Bu patlayıcıların ne kadar tehlikeli olduğu ve Beyrut’u yok edebileceği konusunda onları uyardım” şeklinde konuştu. 

Öte yandan, patlama bölgesinde çalışmalarını sürdüren Fransız kimyagerler liman çevresinde tehlike teşkil eden en az 20 kimyasal madde içerikli konteyner daha bulunduğu bilgisini paylaştı. Görevi icabı kimliğini açıklamak istemeyen Fransız kimyager, sızıntı tespit edilmesinin ardından itfaiye ekiplerinin ve kimya uzmanlarının bölgede yoğun çalışmalarını sürdürdüğünü, olası bir patlamanın önüne geçmeye çalıştıklarını belirtti. 

Beyrut’ta geçtiğimiz hafta yaşanan patlamaya yol açan olaylar zinciri, bundan tam 7 yıl önce başladı. Rusya tarafından kiralanan, Gürcistan’dan Mozambik’e amonyum nitrat taşıyan, Moldova bayraklı bir gemi, kaptanın ifadesine göre 2013 yılında Beyrut limanına yanaştı. Detaylı güvenlik raporlarına göre, Mayıs 2014’te denize açılmaya elverişsiz olduğu tespit edilen geminin yükü, Ekim 2014’te “Hangar 12” olarak bilinen, geçtiğimiz hafta patlamanın gerçekleştiği depoya boşaltıldı. Aynı raporlar, geminin 2018 yılında battığı bilgisini içeriyor. 

Lübnan Başbakanı Hasan Diyab

Lübnan’da Başbakan Hasan Diyab liderliğindeki hükümet istifa etti

Lübnan Başbakanı Hasan Diyab ve liderliğindeki hükümet istifa kararı aldı. Cumhurbaşkanı Michel Aoun, hükümetin istifasını kabul etti. Diyab hükümeti, yeni kabine kuruluncaya kadar görevde kalacak. 

Hükümetin istifasından önce, kabineden dört bakan istifa etmişti. Pazartesi günü Adalet Bakanı Marie-Claude Najm’ın istifasını açıklamasının ardından Maliye Bakanı Gazi Vezni’nin de istifasını sunduğu bildirilmişti. Vezni, Lübnan’ın mali krizden çıkışı için Uluslararası Para Fonu (IMF) ile yürütülen müzakerelerde önemli bir rol oynuyordu.

İstifa ettiğini açıklarken 4 Ağustos’taki patlamadan yolsuzluğa bulaşmış siyasileri sorumlu tutan Diyab, Beyrut limanındaki “tehlikeli” depo ile ilgili 2014’ten bu yana uyarı yapıldığını belirtmiş, sorumluların cezasız kalmayacağına dair söz vermişti. Ancak patlamadan sonra yetkililerin art arda yaptığı açıklamalar, halkın öfkesini dindirmedi. Ekonomik krizin üzerine Beyrut’ta patlama meydana gelince, halk sokaklara döküldü. Hafta sonundan beri devam eden eylemlerde, “hükümet istifa” sloganları yankılanıyordu. 

Hükümetten beklentisi olmayan Lübnan halkı yaralarını birlikte sarmaya çalışıyor

Beyrut’ta yüzlerce gönüllü, süpürgeleri ve kürekleriyle, geçtiğimiz haftaya kadar birilerinin evi ya da işyeri olan döküntüleri temizlemek için işe koyuldu. Lübnan’ın başkentinin büyük bir kısmının yerle bir olduğu patlamanın ardından hükümetten bekledikleri desteği göremeyen halk, kentin toparlanması için el ele verdi ve birlikte çalışıyor. Terk edilmiş evlere, işyerlerine giren gönüllüler, duvardaki kan lekelerini temizleyip kırık cam parçalarını süpürüyor. 

Yaşlı bir kadının neredeyse yıkılmak üzere olan evini temizlemek için bir arkadaşıyla birlikte çalışan Marwan (33), “Merdivenlerde kana bulanmış el ve ayak izleri gördük. Kaçıp kurtulmaya çalışan insanların ardında kalan izler. Daha küçük, çocuklara ait izler de vardı,” diyerek anlatıyor durumun vehametini. 

Gönüllülerin temizlediği evlerin sahipleri bazen hiçbir yerde bulunamıyor, bazen de geri dönüyor, evlerinin temizlenmiş, toparlanmış olduğunu görüp şok oluyorlar. Adam (32), bir zamanlar giriş kapısının bulunduğu delikten eve girdiğinde  gördüklerine çok şaşırıyor. “Neredeyse yıkılmak üzere diyerek kurtarma ümidimi kaybettiğim evimi, her geldiğimde biraz daha temiz, biraz daha derli toplu buluyorum,” diyor. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus