Erkek şiddetine uğrayan kadınlar anlatıyor (9): “Polis boğazımdaki bıçak yarasına ‘ufak bir sıyrık’ dedi”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

İstanbul’da yaşayan Hülya Dağcı (41), Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesinde, iki kardeşi ve kuzeniyle birlikte akrabaları tarafından şiddete uğradı. Yaşadıklarını Medyascope’a anlatan Dağcı, “5 yıldır sürekli akrabalarımız bize şiddet uyguluyor, lütfen artık birileri sesimizi duysun”  diyor. 

Hülya Dağcı’nın ailesi ile halası ve halasının eşi arasındaki husumet 2015’te başlıyor. Aynı yıl Dağcı’nın eniştesi Şerafettin Kocabıçak, Hülya’nın kuzeninin evli olduğu kadını yaylada darp ediyor ve şikayetçi olmalarına rağmen Kocabıçak hakkında hiçbir işlem yapılmıyor. 2016 yılında Hülya’nın erkek kardeşinin iki çocuğunu darp ettiren Kocabıçak ailesi, Hülya’nın anlattıklarına göre yine ceza almıyor. 

“Beş yıldır şiddet görüyoruz, artık biri bizi duysun”

İlerleyen yıllarda husumetli oldukları aileler tarafından şiddet görmeye devam ettiklerini dile getiren Hülya, “Çok zor durumdayız, lütfen artık birileri bizi duysun. Beş yıldır Kocabıçak ailesi ve diğer amca çocuklarımız tarafından şiddet görüyoruz, çocuklarımıza da saldırıyorlar. 150 hayvanımızı katlettiler, devlet hiçbir şey yapmıyor” diyor.

“Eniştem, halamın verdiği bıçakla boğazıma saldırdı”

Hülya, 30 Ağustos’ta annesi rahatsızlandığı için memleketi Afyonkarahisar’ın Emirdağ ilçesine gidiyor. Kardeşleri Selim Dağcı (35), Mehmet Dağcı (36) ve amcasının kızı Sevim Dağcı ile birlikte 1 Eylül Salı günü gittiği Emirdağ Halk Pazarı’nda, Kocabıçak ve başka akrabaları tarafından şiddet görüyorlar. Hülya yaşadıklarını şu cümlelerle anlatıyor: “Bize saldırdılar. Eniştem tezgahta duran bıçağı eşinden istedi. Bıçakla bana saldırdı. Bu sırada yerden aldığım üzüm kovasını kendime siper ettim, böylelikle boynuma gelen bıçak darbelerini hafif atlattım. Sonra erkek kardeşim Mehmet’e saldırdılar. Ayrıca molozları bize doğru attılar.”

Boğazında kesik olduğunu anlatan Hülya, “Emniyet müdürü bana, ‘Bu ufak çizik, bıçak yok’ dedi. Bizi sopayla dövdüler. Amca kızımı, iki kardeşimi  ve beni 50 dakika boyunca darp ettiler. Emirdağ küçücük bir yer ama polis gelmedi” diyor. 

“İlla birimizin ölmesi mi gerekiyor?”

Kendisinin, kardeşlerinin ve amcasının kızının ağır yaralandığını söyleyen Hülya “Süleyman Kocabıçak’ı polisler kapıda karşılayıp, çay kahve ikram edip, giderken uğurladılar. Kendisi karakolda şahitlik yapmak isteyen bir kişiyi tehdit etti, polis hiçbir şey yapmadı” diyerek yaşadıklarını anlatıyor. Savcının kendileriyle görüşmediğini söyleyen Hülya, “İlla birimizin ölmesi mi gerekiyor? Can güvenliğimiz yok” diyor. 

Savcı saldırganlar için koruma kararı çıkarttı 

Kendilerine saldıran ailelerin siyasi bağlantılarının olduğunu anlatan Hülya şunları ekliyor: “Karşı tarafta yara bere yok. Bizim darp raporlarımız var. Ama bize saldıranlara koruma kararı verildi. Savcı bizimle görüşmeden, neye dayanarak karşı tarafa koruma kararı verdi?

Korku  içinde yaşadıklarını anlatan Hülya, “Biz herhangi bir ihtiyacımızı almak için Emirdağ ilçesine inemeyecek miyiz? Herhangi bir gözaltı kararı yok, tutuklama yok. Uzaklaştırma kararı bile çıkarmadılar bizim için. Benim isyanım buna. Bize daha ne olması gerekiyor?” diye soruyor. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus