Prof. Dr. Selim Badur: “Daha son aşamaya gelmiş değiliz, ‘Tamam, aşı hazır’ yaklaşımı doğru değil”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Pfizer ve BioNTech firmasının geliştirdiği koronavirüs aşısının yüzde 90 oranında koruyucu etkiye sahip olduğu açıklandı. Viroloji uzmanı Prof. Dr. Selim Badur, şu anda son aşamanın başlangıcında olunduğunu belirterek Türkiye gibi ülkelere aşının en erken 2021’in ikinci yarısında geleceğini öngörüyor.

ABD merkezli Pfizer ve Türkiye kökenli bilim insanları Prof. Dr. Uğur Şahin ve Dr. Özlem Türeci’nin şirketi Almanya merkezli BioNTech, geliştirdikleri koronavirüs aşısının geçen hafta yüzde 90’a varan etkililik oranına ulaştığını duyurmuştu. Aşıyla ilgili son analizi yapan yetkililer, koronavirüs aşısının yüzde 95 oranında koruyucu etkiye sahip olduğunu açıkladı. Pfizer, birkaç gün içinde aşının ABD’de tescilinin çıkarılması için başvuru yapacaklarını duyurdu.

Bu açıklamaların ardından Pfizer’ın hisseleri yüzde 2,7 artarken, BioNTech’in hisseleri de yüzde 7,3 oranında arttı. Geçen hafta Pfizer ve BioNTech 94 gönüllü üzerindeki verileri paylaşmıştı, bugün paylaşılan verilerde ise klinik testlere 43 bin 500 kişinin katıldığı açıklandı. 

Özlem Türeci ve Uğur Şahin

“Son aşamanın başlangıcındayız”

Fransa Bilimler Akademisi Üyesi, viroloji uzmanı Prof. Dr. Selim Badur, geliştirilmekte olan aşıların hazırlık sürecinde geldikleri noktanın elbette sevindirici olduğunu belirtirken “Tamam, aşı hazır” yaklaşımını doğru bulmadığını söylüyor: “Bana kalırsa son aşamanın başlangıcındayız. Açıklanan etkinlik düzeyi yüzde 90’dan yüksek olan üç aşıdan bahsediliyor; Almanya’da, Rusya’da ve ABD’de geliştirilen aşılar. Ancak her üç aşı da çalışmalarını sonlandırmış değiller. Henüz Faz 3 çalışmaları tamamlanmış değil; açıklamalar ara-rapor şeklinde değerlendirilmeli. Eğer her şey yolunda giderse 2021 yılının ilk aylarında onay aşamaları geçilir ve seri üretime başlanır. Tabii daha sonra aşının gerekli ülke ve gruplara ulaştırılması, bu aşamada lojistik konularının halledilmesi gerekiyor. Kısacası daha son aşamaya gelmiş değiliz ve bu bağlamda ‘Konu kapanıyor’ demek için zamanın çok erken olduğunu düşünüyorum.”

Türkiye’deki aşıya yönelik pilot çalışmalara da değinen Badur, “Ülkemizdeki aşı çalışmalarının hayvan deneyleri aşamasında olduğunu sanıyorum. Sanıyorum çünkü konu ile ilgili olarak bilimsel bir veriye ne yazık ki sahip değiliz. Ancak pilot çalışmalarda uygun sonuçlar alınsa da kitlelere gerekecek miktarda üretim olanakları konusunda bazı soru işaretleri bulunuyor. Ben açıkçası, bilimsel açılardan gayet değerli bulduğum bu çalışmaların, ürün olarak karşımıza çıkacağını düşünmüyorum. Umarım ve dilerim gelişmeler beni yanıltsın” diyor.

“En erken 2021’in ikinci yarısında gelebilir”

Bir diğer önemli konu da aşı üretildiği takdirde ülkelere dağıtımı ve ülkeler arası rekabet. Badur, gelişmekte olan ülkelere aşının en iyimser tahminle 2021’in ikinci yarısında gelebileceğini söylüyor: “Mayıs ayından başlayarak, henüz aşı çalışmalarının çok erken safhalarında, gelişmiş ülkeler, olası aşılar için siparişler vermeye, kontratlar imzalamaya başladılar. Türkiye’nin bu konuda bir girişimde bulunduğunu kesin olarak duymadık. Hem sipariş aşamasında hem lojistik açıdan var olan sorunlar göz önüne alındığında, gelişmekte olan ülkelere aşının ulaşımı ancak 2021 yılının ikinci yarısında sözkonusu olabilir. Bu bile çok iyimser bir tarih. Bu arada aşı bir ülkede kullanıma hazır olduğunda bile, aşı karşıtı düşünceler nedeni ile toplumda aşının ne oranda kabul göreceğini bilemiyoruz.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus