Miriam Rodríguez: Meksika’da kızını öldüren kartel üyelerini yakalama mücadelesi verirken yine kartel üyeleri tarafından öldürülen bir annenin hikayesi

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Meksika’da 70 binden fazla insan kayıp. Büyük bir kısmı kartel üyeleri tarafından fidye için kaçırılan kurbanlardan bir daha haber alınamıyor. Polisin kurbanları bulmak için yeterince çaba göstermemesi yüzünden Meksika’da pek çok insan kaybolan aile bireylerini kendi başına arayıp bulmaya çalışıyor. 2017 yılında Anneler Günü’nde San Fernando’daki evinin önünde öldürülene kadar Miriam Rodríguez de yerel bir kartelin üyeleri tarafından kaçırılıp öldürülen kızının katillerinin peşindeydi.

Rodríguez’in kızı Karen, 2014 yılında, Meksika ordusundan ayrılan eski özel kuvvetler üyeleri tarafından kurulduğu bilinen Zetas karteli üyeleri tarafından kaçırıldı. 23 Ocak 2014’te yola çıkmak üzere aracına doğru ilerleyen Karen, yanına yaklaşan iki kamyon tarafından köşeye sıkıştırıldı. Silahlı adamlar, Karen’le birlikte aracını da alarak gözden kayboldu. 

Kızını kaçıran kartel üyeleri, Miriam Rodríguez ve ailesini defalarca arayarak onlardan fidye istedi, parayı ödedikleri takdirde kızlarını serbest bırakacaklarına dair sözler verdi. Başka çıkar yol bulamayan Rodríguez ve ailesi, fidye ödemeleri için kredi öneren bir bankadan parayı çekerek kartel üyelerinin söylediği her şeyi yaptı.

Yine de kızına kavuşamayan ve kaybedecek bir şeyi olmadığını düşünen Rodríguez, Zetas üyelerinden biriyle yüz yüze görüşmeyi teklif etti. Teklifini kabul ettiklerinde de çok şaşırdı. Zayıf, genç bir adamla şehir merkezindeki bir restoranda buluşan Rodríguez, ondan kızını serbest bırakmalarını istedi. Israrla kızının nerede olduğunu bilmediklerini söyleyen kartel üyesi, Karen’i bulmasına yardım etmek için Rodríguez’den 2 bin dolar istedi. Rodríguez parayı ödedi ancak bir hafta sonra aynı adam telefonlarına cevap vermemeye başladı. Daha sonra aileyi başkaları aradı, kızlarına kavuşmak için 500 dolar daha göndermeleri gerektiğini söyledi. Karen’i geri getireceğine inanmasalar da parayı ödediler. 

Aradan zaman geçtikçe kızına kavuşma umudunu kaybeden Rodríguez, bir gün Karen’in ablası, büyük kızı Azalea’ya, “Karen’in asla dönmeyeceğini, büyük ihtimalle öldüğünü biliyorum ama kızımı benden alanları bulmadan da içim rahat etmeyecek” dedi.

New York Times’tan Azam Ahmed, Meksika’nın kuzeyindeki San Fernando kentinde bir annenin acısının öfkeye ve intikam alma isteğine dönüşme sürecini, aynı annenin cezasız kalan suçlular yüzünden korkuyla yaşayan bir kentin insanlarına umut verişini ve mücadelesi devam ederken acımasızca öldürülüşünü kaleme aldı

Miriam Rodríguez’in, şimdi kocasına ait olan evin duvarında asılı portresi.
Fotoğraf: Daniel Berehulak, New York Times 

Kızını kaçıran kartel üyelerinin peşine düşen bir annenin adalet arayışı 

Miriam Rodríguez, sabah saatlerinde kalabalığı yararak Teksas Köprüsü’ne doğru ilerlerken çantasına bir silah sıkıştırmış, heyecandan hızlanan nefes alıp verişini yavaşlatmaya çalışıyordu. Elindeki fotoğrafa, şimdi köprüde çiçek satan kartel üyesinin fotoğrafına bir kez daha baktı. Bir yıl boyunca izini sürmüş, internetten onu takip etmiş, birlikte çalıştığı suçlularla konuşmuş, hatta sırf nerede olduğunu öğrenebileceği umuduyla, kartel üyesinin hiçbir şeyden haberi olmayan akrabalarıyla arkadaşlıklar kurmuş, sonunda bir ipucu bulmuştu. Ona telefon eden bir kadın, kartel üyesinin Teksas sınırında çiçek sattığını söylemişti. 

Rodríguez, 2014’te 20 yaşındaki kızı Karen’i kaçıran ve öldüren kartel üyelerinin izini sürüyordu. Yetkililerin başaramadığını başarmış, titizlikle izlerini sürdüğü suçluları teker teker yakalayıp adalete teslim etmişti. Kartel üyelerinin yarısı Rodríguez sayesinde hapisteydi. 

Dedektif gibi çalıştı

Bu süreçte bir dedektif gibi çalışan Rodríguez birçok kez saçını kesti, boyadı. Suçluların adres bilgilerine ulaşmak, nerede olduklarını tespit etmek için zaman zaman anketör, zaman zaman seçim görevlisi kılığına girdi. Kartel üyelerinin aile bireyleriyle arkadaşlık kurdu, küçücük de olsa bilgi edinmek için onların kuzenleriyle, büyükanneleriyle konuştu. Edindiği her bilgiyi bir kenara yazdı. Notlar aldı. 

O kadar uzun süre ipuçları topladı ki kartel üyelerinin alışkanlıklarını biliyor, arkadaş çevrelerini, ailelerini, çocuklarını tanıyordu. Peşine düştüğü çiçekçinin, Zetas karteline katılmadan önce sokakta çiçek sattığını ve kızı Karen’in kaçırılmasında parmağı olduğunu da biliyordu. Aynı adam, kartelden kaçıyordu ve yeniden köprüde çiçek satmaya başlamıştı. 

Köprüye vardığında gözü çiçekçiyi aradı. Adam o gün güneş gözlüğü satıyordu ama Rodríguez onu yine de tanıdı. Yakınına gitti ama adam kaçmaya başladı. O zaman 56 yaşında olan Miriam Rodríguez, peşinden koştuğu adamı gömleğinden yakaladı ve tabancasını sırtına dayadı. “Kıpırdarsan seni vururum” dedi. Yaklaşık bir saat boyunca silahını adamın sırtından indirmeden polisin gelip adamı tutuklamasını bekledi. 

Rodríguez, üç yıl içinde kızı Karen’in kaçırılıp öldürülmesinde parmağı olan ve hâlâ hayatta olan kartel üyelerinin hemen hemen hepsini, kartelden ayrılıp “yeniden doğmuş” bir Hıristiyan, taksi şoförü, araba satıcısı, bebek bakıcısı olarak yeni bir hayata başlamaya çalıştıklarını iddia eden haydutlar çetesini yakaladı ve adalete teslim etti. 

Rodríguez, peşine düştüğü son birkaç isimden birini daha yakalayıp adalete teslim ettikten haftalar sonra, 10 Mayıs 2017’de, tam da Anneler Günü’nde evinin önünde silahla başından vurularak öldürüldü. Rodríguez’in üç yıl boyunca bıkmadan sürdürdüğü mücadelesi, Meksika’nın kuzeyinde suç oranının çok yüksek olduğu ve güvenlik güçlerin kartel üyeleriyle baş etmekte başarısız olduğu San Fernando kentinde pek çok aileye umut vermişti. Onun ölümü ise aynı kaderi paylaştığı insanlara, “Dikkatli olun, yoksa sonunda canınızdan olursunuz” gibi ürkütücü bir mesaj verdi. 

Mücadelesi kulaktan kulağa yayıldı

Miriam Rodríguez’in inanılmaz mücadelesi, dava dosyalarında, tanık ifadelerinde, takip ettiği suçluların ve akrabalarının itiraflarında, polis memurları ve arkadaşları arasında geçen konuşmalarda sık sık anıldı, kulaktan kulağa yayıldı. San Fernando sakinleri, onun mücadelesine yürekten inandı ve öldüğünde çok öfkelendiler. Ölümünün ardından kent merkezine onun adını yaşatmak için bronz bir plaket yerleştirildi. Rodríguez’in oğlu Luis, annesinin bir araya getirdiği, sevdikleri kaçırılan, kaybolan pek çok kent sakininden oluşan grubun liderliğini devraldı. Yetkililer, bu ailelere sevdiklerinin katillerini yakalayacaklarına dair söz vermek zorunda kaldı.  

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus