Atina’nın ilk resmi camisi, Noel’de kaldırılan koronavirüs kısıtlamaları sonrasında tekrar ibadete açılıyor

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Yunanistan’ın başkenti Atina’da kasım ayında açılan ülkenin ilk resmi camisi, koronavirüsle mücadele kapsamında alınan kısıtlamalar gereği birkaç gün sonra kapatılmıştı. Ancak Noel için kaldırılan kısıtlamalar sonrasında cami yeniden ibadete açılacak. Kararla birlikte Yunan Ortodoks kiliselerinde Noel günü ayin düzenlenmesi ve caminin de ibadete açılması cemaat tarafından coşkuyla karşılandı.

Yunanistan koronavirüs salgını nedeniyle geçen aylarda kapanma kararı almış ve başkent Atina’da yeni açılan cami de dahil olmak üzere ibadethaneler kısıtlamalar gereği kapatılmıştı. Atina hükümeti, Noel günü için kısıtlamaları gevşetme kararı aldığını ve yılbaşında ibadethanelerin açılacağını söyledi.

Yunanistan Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Genel Sekreteri Yorgos Kalantzis, Guardian gazetesine verdiği demeçte, “Cemaatler 25 kişiyle sınırlı olduğu sürece her ibadet yerinin hiçbir ayrım gözetmeksizin açık olmasına karar verildi” dedi.

Yapımı on yıllar sürdü

Atina’da açılan ilk cami aslında Yunanistan’da yaşayan birçok Müslüman tarafından, ülkenin bağımsızlığını kazanmasından bu yana talep ediliyordu. Koronavirüs salgınından önce Yunanistan’da yaşayan Müslümanlar hâlâ işgalle ilişkilendirildiği ve Rum Ortodoks Kilisesi’nin İslam dinini işgalcilikle suçlayan protestolar düzenlenmesi nedeniyle caminin yapımı uzunca bir süre ertelenmişti. Atina’daki cami, uzun yıllardır süren tartışmaların ardından geçen kasım ayında açılmış ancak koronavirüs salgını nedeniyle birkaç gün sonra ibadete kapatılmıştı.   

Caminin Yunan hükümeti tarafından atanan imamı Muhammed Sissi Zaki, kısıtlamaların gevşetilmesi ile ilgili “Kasım ayının başında nihayet açıldığımızda beş gün açık kalabildik ve sadece bir cuma namazı kıldık. Koronavirüs kısıtlamalarından sonra yeniden açılacak olmamız bizim için çok büyük bir nimet. Büyük bir mutluluk, memnuniyet ve rahatlıkla burada olduğumuzu söyleyebiliriz” dedi.

Mimarisi eleştiri konusu

Cami ilk ibadete açıldığı zaman yapısı nedeniyle eleştirilerin hedefi olmuştu. Caminin minaresinin olmaması ve yapının tam olarak camiye benzememesi bazı hak savunucuları ve Müslüman topluluğu tarafından eleştirilmişti.

Caminin mimarisine yönelik eleştirilerde bulunanlar arasında Yunanistan Müslüman Derneği Başkanı ve Mısırlı iş insanı Naim el Ghandour da vardı. Ghandour cami ile ilgili “Bunun için onlarca yıl harcadık ve minaresi olmayan bir ibadethane ortaya çıktı. Depo gibi görünen kare bir kutuda dua etmek istemiyoruz. Sadece gerçekten cami gibi görünen bir yerde dua ettiğimiz zaman mutlu oluruz” demişti.

Atina’da 250 bin Müslüman yaşıyor

55 yaşındaki İmam Zaki, Atina’da uzun yıllar resmi bir cami olmaması sebebiyle genellikle bodrum katlarında cemaat oluşturduklarını ve namaz kıldıkları anlattı. Ancak merkez sağ Yunan hükümetinin, bodrum katlarında yapılan ibadetler için izin alınması şartını getirdiğini belirten Zaki, “Şu anda Atina’da faaliyet gösteren 70 ibadethaneden yalnızca 10 tanesinin izni var. Güvenlik riski oluşturuyor” diye konuştu.

Geçmişte bodrum katlarında bulunan camilere aşırı sağcı Altın Şafak gruplarının protestolarıyla sık sık baskın yapıldığını belirten Zaki, Yunan polisinin bugünkü tavrını ise memnuniyetle karşıladığını söyledi. Zaki, 350 kişi kapasiteli camide kadınlara 70 kişilik yer ayrıldığını belirterek, “Yaz aylarında dışarıda daha fazla insan namaz kılabilir” dedi.

Atina’da Türkler dışında Pakistanlı, Suriyeli, Afgan ve Bangladeşli yaklaşık 250 bin Müslüman yaşıyor.  

“Atina’da her zaman camiler vardı ancak bağımsızlığımızı kazandıktan sonra onları hafızamızdan silmeyi seçtik”

Paris merkezli Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu’na da başkanlık eden, Panteion Üniversitesi siyaset bilimi ve tarih profesörü Dimitris Christopoulos, ülkesindeki bu gelişmeyi şöyle yorumladı: “Bu olay sadece insan hakları ve binlerce Müslüman’ın dini özgürlükleriyle ilgili değil. Yunan kimliğini, 400 yıllık Osmanlı idaresini içeren tüm rengi ve karmaşıklığıyla yeniden düşünmek ve yeniden keşfetmekle ilgili. Atina’da her zaman camiler vardı ancak bağımsızlığımızı kazandıktan sonra onları hafızamızdan silmeyi seçtik. Geleneksel olarak İslam karşıtı bir kimlik algımız var. Fakat bu klasik Avrupa İslamofobisiyle ya da Türk düşmanı duygularla ilgili değil. Bu caminin hikayesiyle ilgili.”

Derleyen: Meryem Zelal Direkci

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus