Kocaeli’de Baldur metal işçileri, gözaltılara ve grev kırıcılara rağmen greve başladı: “Hangi işveren bizi kavgaya davet ediyorsa, davetleri kabulümüzdür”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Kocaeli Çayırova’daki Baldur Süspansiyon fabrikasında işçiler greve hazırlanırken patronun grev kırıcılığına karşı direnen beş işçi gözaltına alındı. Gözaltılara rağmen grev başladı.  

Kocaeli Çayırova Şekerpınar Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Baldur Süspansiyon fabrikasında Birleşik Metal-İş Sendikası’na üye işçiler bu sabah greve başladı.  

Birleşik Metal-İş Sendikası’na üye oldukları gerekçesiyle İspanya sermayeli Baldur Süspansiyon fabrikasından çıkarılan üç işçinin, işlerine geri dönmek için fabrika önünde başlattığı eylem devam ederken sendika, üyelerinin yeniden işbaşı yapması, işçilerin sendika ve toplu iş sözleşmesi hakkının tanınması için grev kararı aldı. 

Sabah saatlerinde fabrikaya “grev kırıcılar” getirildi

İşçiler greve çıkmaya hazırlanırken, işveren saat 04.00’te fabrikada daha önce çalışmayan 15 kişilik bir ekibi fabrikaya sokup çalıştırarak grevi kırmaya çalıştı. Baldur işçileri patronun bu tavrının grev kırıcılık olduğunu belirterek işçilerin fabrikaya girip çalışmasını engelledi. 

İşverenin çağırması üzerine fabrika önüne çok sayıda polis ekibi geldi.  Grev kırıcılığına karşı direnen Erkan Kaya, Serkan Yolcu, Soner Aygün ve Levent Kılıç ile Birleşik Metal-İş Gebze 2 No’lu Şube Başkanı Necmettin Aydın sabah saat 05.00’te gözaltına alındı. Gözaltına alınan işçiler, öğlen saatlerinde serbest bırakıldı. 

İşten çıkarıldığı için 56 gündür direnişte olan Serkan Yolcu’ya, fabrika önünde beklediği için 3 bin TL para cezası da kesildi.

“İşçinin mücadelesine engel getiriyorlar”

Birleşik Metal-İş Sendikası bu sabah saat 10.00’da fabrika önünde açıklama yaparak greve başladı. Burada konuşan Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu, “Dün İstanbul’daydık, HSK Systemair işçilerinin sorunlarını dile getirmeye çalıştık. Çorum’da sendikalaşan 90 işçi yasak olmasına rağmen tazminatsız işten atılıyor, işsizlik sigortasından yararlanamıyor. Ama ‘İşten çıkarmayı yasakladık’ diye caka satanlar bunları görmezden, duymazdan geliyorlar. Birkaç hafta önce Gebze’den Ankara’ya bir yürüyüş düzenlemek istemiştik. İşgüzar vali önümüze engel çıkardı. İşçinin mücadelesine engel getiriyorlar. Geçenlerde Bilecik’te de aynısını yaşadık. İşçilere karşı günübirlik yasak getiriyorlar” dedi. 

“Salgını fırsata çeviriyorlar”

Salgının fırsata çevrildiğini söyleyen Serdaroğlu, “Sokakları salgın sürecinde de aşındırıyoruz. Başka şansımız yok. Mahkemeye verdik yıllardır bekledik, beş sene sonra yetkiyi aldık, işveren yine saygı göstermiyor. Aylarca prosedürü yürüttük, işveren bizimle görüşmedi. Bunlar hep salgın fırsatçılığı ile yapılıyor” diye konuştu.

Baldur fabrikasında sabah saatlerinde yaşananları da aktaran Serdaroğlu, “Sayısını bilmediğimiz grev kırıcısını getirdiler. Sabah 04.00’te buraya geldiler. Biz gece yarısı itibariyle grev uygulama kararımızı aldık. Siz yasadışı bir şekilde grev kırıcılığı yapıyorsunuz. Bunu engellemeye çalışan arkadaşlarımız suç işlemiş oluyor. İşveren aylardır suç işliyor, ona bir şey yok ama bizim şube başkanımızla beraber arkadaşlarımız gözaltına alınıyor” dedi.

Bakan yardımcısı grevi yasak sanıyor

Açıklamada Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı ile telefonda yaptığı görüşmeyi de anlatan Serdaroğlu şunları söyledi: “Bakan yardımcısı ile görüştüm, ‘Yarın greve gidiyoruz, işveren sizin verdiğiniz yetki belgesini kabul etmiyor, görmezden geliyor’ dedim. ‘Pandemi sürecinde grev yasak değil mi?’ diye bana soruyor. ‘Yok, yasaklamayan bir o kaldı’ dedim. Ama gerek yok, sendikamız en çok grevi yasaklanan sendika. Son yıllarda her grevimiz yasaklandı.” 

“Hangi işveren, hangi devlet yetkilisi bizi kavgaya davet ediyorsa, davetleri kabulümüzdür”

Türkiye’de artık işçi sınıfının yasa tanımazlara karşı birlikteliğini, gücünü ortaya koyması gerektiğini belirten Serdaroğlu, hükümetin işçi sınıfını tanımadığını söyledi: “Salgın sürecinde kârlarına kâr katan patronlara karşı üç maymunu oynuyorlar, kimse kimsenin yanlışına müdahale etmiyor. Neden mi? Türkiye Cumhuriyeti’ni yöneten kabinenin bakanlarının çoğu patronlardan oluşuyor çünkü. Buralardan biz işçi lehine kararlar beklemiyoruz, çıkmaz çünkü. Bunlar ‘Çarklar dönsün’ diyenlerden güç alıyor. Anayasayı takmıyor, saygı duymuyorlar. Patronlar da güçlerini buradan alıyor. Bu ülkede artık işçi sınıfı yasa tanımaz işverenlere karşı birlikteliğini, mücadelesini ortaya koymalıdır. Hem canımızdan oluyor hem de açlık sınırının altında çalışmaya mahkûm ediliyoruz. Bunun için direneceğiz artık. Meydanı onlara bırakmayacağız. Hangi işveren, hangi devlet yetkilisi bizi kavgaya davet ediyorsa, davetleri kabulümüzdür. Biz işçilere güveniyoruz, başımızın tacı emek dostlarımıza, kendi yüreğimize güveniyoruz.”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus