ABD Kongre baskınının simgesi: QAnon’cu Şaman Jake Angeli

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump’ın düzenlediği mitingde yaptığı konuşmanın ardından Trump destekçileri, Vaşington’da bulunan Kongre binası Capitol’ü bastı. Bazı protestocular Senato genel kurul salonuna kadar ulaşırken Temsilciler Meclisi’ne girmeye çalışan protestocular güvenlik güçleri tarafından ateş açılarak durduruldu. Bu baskında ön plana çıkan Trump destekçilerinden biri de kendisini QAnon Şaman olarak tanıtan Jake Angeli’ydi.

6 Ocak Çarşamba günü ABD Kongresi’nin 3 Kasım 2020’de yapılan başkanlık seçimlerinin sonuçlarını tescil etmek için toplandığı sırada, Trump destekçileri, Vaşington’da bulunan Kongre binasını bastı. Şiddet yanlısı Trump destekçileri Kongre binasına hücum ederken, bu kişilerin arasında bir kişi ön plana çıktı: QAnon’cu Şaman Jake Angeli. 

Trump destekçisi Angeli, çıplak vücudunu saran dövmeleri, kırmızı, beyaz ve mavi yüz boyası ve kafasındaki tüylü miğferleri ile vikinglere benzer giyinişiyle Kongre baskınının öne çıkan figürlerinden biriydi. Kimi aşırı sağcı gruplar sosyal medyada dünkü olayın lideri olarak Angeli’yi gösterdi. “QAnon Şaman” takma adıyla da bilinen 32 yaşındaki Angeli, kasım ayında Joe Biden’ın seçim galibiyetinden sonra düzenlenen ülke çapındaki protestolarda genellikle aynı kostüm içerisinde görülmüştü. Örneğin, Arizona Eyalet Meclisi Binası’nda da defalarca fotoğraflanan Angeli, şubat ayında Trump için düzenlenen bir miting sırasında “Q Sent Me” (Beni Q Gönderdi) yazan bir tabela tutarken görüntülendi.

QAnon’cu Şaman Angeli, Kongre binasında neler yaptı?

The New York Times’tan Kevin Roose’un tweet’ine göre, çarşamba günü eline bir mikrofon alan Angeli, öncelikle Kongre binasının dışındaki insanlara seslenerek eve gitmelerini söyledi. 

Elindeki megafonu ile Kongre binasında yürüyen Angeli, Kongre binasında zafer pozu verdi.  Sonrasında ise, Senato salonuna girerek, kürsüye ulaştı. Kürsüde ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence’e seslenen Angeli, “Göster kendini Pence!” dedi ve kürsüde poz verdi. 

Kongre baskınında QAnoncular adına bulunan tek kişi Jake Angeli değildi. Diğer bazı göstericiler de ellerine Q yazan bayraklar ya da giydikleri QAnon tişörtleri ile isyana destek verdi. Örneğin, Twitter’da Igor Bobic’in paylaşmış olduğu bir videoda, QAnon tişörtlü bir adamın Kongre binasına giren ilk kişilerden biri olduğu gözüküyor. 

Jake Angeli kimdir? 

Informant’ın editörü Nick Martin’e göre, 32 yaşındaki Jake Angeli, Arizonalı bir şarkıcı ve aktör. Trump taraftarlığı ile bilinen Angeli, sık sık sağ kanat mitinglere katılan ve bilinen bir sima. 

Arizona Merkez muhabiri BrieAnna J. Frank de Angeli’nin “azılı” bir Trump yanlısı ve QAnon destekçisi olduğunu söyledi. Frank, Angeli ile mayıs ayında yaptığı ve Angeli’nin Trump’u alkışladığı bir röportajı da sosyal medyada kamuoyu ile paylaştı. Röportajda, Başkan Trump’ın çalışmalarını alkışlayan ve medyayı eleştiren Angeli’nin sosyal medya hesabında Trump’ın avukatı Rudy Giuliani ile el sıkışırken çekilen bir fotoğrafı da bulunuyor. 

Angeli 2020 yılında Phoenix’te, Trump için düzenlenen bir mitingde, “Kartopu yuvarlanıyor ve daha da büyüyor. Artık ana akım biziz” sözleriyle dikkat çekti.

Komplo teorileri hareketi QAnon’un çıkış hikayesi

QAnon hareketi, 2017’nin Ekim ayında 4chan isimli internet sitesinde ortaya çıktı. İsmi belirsiz olan ve “Q” rumuzunu kullanan bu kişi, iddialarına ilk olarak Hillary Clinton’ın tutuklanacağına dair komplo teorileri ile başladı. “Q” mesajlarında, Trump’ın başkanlığındaki gizli bir soruşturma grubunun içinde yer aldığını iddia ediyordu.

Bu iddianın ardından belirli aralıklar ile şifreli olduğu söylenen paylaşımlar ve mesajlarda Trump’ın politikaları ve eylemleri savunulmaktaydı. Zaman içerisinde büyüyen ve kendini YouTube, Facebook, Twitter ve Reddit gibi platformlara taşıyan QAnon hareketinin temel çıkış noktası, Trump’ın devlet içindeki “şeytani, pedofil ve insan kaçakçılarından” oluşan “elit bir gruba” karşı savaş verdiği. QAnon’a göre bu grup içinde Demokrat Partililer ve Holywood’daki ünlüler de bulunuyor. Hareket, bu “derin devlet” grubunu da ancak Trump’ın dağıtabileceğini düşünüyor. 

Grubun takipçileri farklı alanlarda komplo teorileri üreten QAnon’a adeta bir tarikat üyesi gibi itimat ediyor. Kendilerine “inananlar” adını veren ve her türlü komployu savunan grup, dünyanın şeytana tapan insanlar tarafından yönetildiği ya da koronavirüsün insanları kontrol altına almak için yayıldığı gibi iddiaları da gündemde tutuyor. 

QAnon’un çocuk istismarı ve ünlü kişilerin yolsuzluk yaptığına dair yayınladığı haberler, takipçilerinin bu kişilere karşı sosyal medyada ciddi bir şekilde saldırmasına yol açıyor. Örneğin, Twitter’da 13,1 milyon takipçisi olan ünlü model ve televizyon sunucusu Christine Teigen, QAnon takipçileri tarafından çocuk istismarıyla suçlanarak yıllardır sosyal medyada hedef gösteriliyor. 2020 yılının başında ünlü sunucu Oprah Winfrey ve oyuncu Tom Hanks de QAnon komplolarının hedefi olanlar arasındaydı.

2019’un Mayıs ayında FBI, kimi gerçek şiddet olaylarının ardından QAnon grubunu potansiyel bir iç terör tehdidi olarak tanımlamıştı. 

Trump: “QAnon hakkında hiçbir şey bilmiyorum”

3 Kasım 2020’deki başkanlık seçimlerinden birkaç gün önce Trump, NBC’nin yayınına çıkmış ve moderatör Savannah Guthrie’nin QAnon isimli hareketi tanıyıp tanımadığına yönelik sorusunu, “Onlar hakkında hiçbir şey bilmiyorum” diyerek geçiştirmişti. Moderatörün ısrarlı bir şekilde soruyu yöneltmesi üzerine Trump, QAnon’u sadece pedofiliye karşı savaşan bir oluşum olarak tanıdığını söylemişti. 

Fakat Trump’ın seçim sonuçlarını reddettiği zaman zarfında, “sahte seçmen” iddiaları hakkındaki birçok iddianın kaynağı QAnon hareketiydi. Hem Donald Trump hem de oğlu Eric Trump, sosyal medya hesapları Twitter’da QAnon hareketinin birçok içeriğini retweet etti

Facebook, Twitter ve Instagram, QAnon’u temsil eden hesaplara karşı önlem almıştı

QAnon’un internet ortamında en çok konuşulan komplo teorisyenlerinden biri haline gelmesi üzerine Facebook ve Instagram gibi sosyal medya ağları, grupla bağlantılı tüm hesapları “yanlış bilgi yayılımını engellemek amacıyla” kaldırmaya başladığını açıklamıştı

Facebook 3 Kasım seçimlerinden önce yaptığı açıklamasında, “QAnon’u temsil eden tüm Facebook sayfalarını, gruplarını ve Instagram hesaplarını şiddet içeren içerikler paylaşmış olmasalar dahi kaldıracağız” demişti. Daha öncesinde QAnon grubunu öven, destekleyen veya temsil eden reklamları yasaklayan Facebook, grup üyelerinin sosyal medya üzerindeki aktivitelerini tamamen engelleyememiş ve bu yüzden gruba uygulanan yasakların artırılacağını duyurmuştu. 

Twitter da temmuz ayında komplo teorisi üreten 7 bin QAnon hesabını kapatacağını ve 150 bin kadar hesabı etkileyecek geniş bir kısıtlama getireceğini duyurmuştu. Twitter bu karara gerekçe olarak, “gerçek anlamda zarara yol açma potansiyeli olan davranışlara” karşı politikalarını göstermişti.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus