Koronavirüs aşısının hafta sonundan önce uygulanmaya başlaması planlanıyor, aşılama randevu sistemi ile yapılacak: Sinovac aşısının Türkiye yolculuğu ve şu ana kadar yaşanan tartışmalar

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Haber: Okan Yücel

Koronavirüs salgını bir yıldan uzun zamandır dünyanın en önemli gündem maddesi. Resmî sayılara göre dünya genelinde yaklaşık iki milyon insan hayatını kaybederken Türkiye’de ise şu ana kadar (13 Ocak 2021) koronavirüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı yine resmî verilere göre 23 bin 152.

Farklı firmaların koronavirüs aşısı geliştirmesi ve bu aşıların kademeli olarak uygulanmaya başlamasıyla salgınla mücadelede de farklı bir döneme girilecek. ABD’li ilaç firması Pfizer ile Alman BioNTech’in geliştirdiği, Pfizer/BionTech aşısı, İngiliz-İsveç menşeili firma AstraZeneca ile Oxford Üniversitesi’nin geliştirdiği AstraZeneca/Oxford aşısı ve ABD merkezli Moderna’nın ürettiği koronavirüs aşıları dünyanın en çok sipariş edilen aşıları arasında. Türkiye ise ülke genelinde yaygın olarak Çinli ilaç firması Sinovac’ın ürettiği KoronaVac aşısını uygulamayı planlıyor. Aşı çalışmaları gündeme girdiğinden beri Sinovac’ın ürettiği aşının güvenilirliği ve etkinliğinin yanı sıra, Türkiye’ye kaç doz geleceği ve aşılama takvimi de tartışılıyor.

Mevcut durum

Mevcut aşamada Türkiye’nin elinde üç milyon doz Sinovac aşısı bulunuyor. Cumhurbaşkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, 11 Ocak Pazartesi günü yapılan kabine toplantısının ardından perşembe ya da cuma günü aşılamanın başlamasını öngördüklerini belirtmişti. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca da daha önce “Türkiye’de aşıyı yaptıran ilk kişilerden biri de ben olacağım” demişti.

Sinovac aşısının Türkiye’ye geliş tarihi bir kez ertelenirken ilk etapta Türkiye’ye gönderilen üç milyon doz aşı, 30 Aralık sabahı başkent Ankara’ya ulaştı. Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Aşı ve İlaç Deposu’na nakledilen aşıların iki haftalık test süreci bugün sona eriyor. Aşılardan rasgele alınan numunelerin Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’undaki (TİTCK) incelemelerinde bir sorun görülmemesi halinde “acil kullanım onayı” verilecek. Bu onayın ardından aşılar, Sağlık Bakanlığı’nın özel tasarlanmış araçlarıyla il depolarına yollanacak. Aşıların dağıtımı, iklimlendirme özelliğine sahip, eksi 20 ila artı 20 derecede ayarlanabilir sıcaklıkta, 60-90 metreküp hacminde frigorifik araçlarla yapılacak. Araçların yolculuğu, Sağlık Bakanlığı yetkilileri tarafından canlı takip edilecek.

Dört aşamalı plan

Aşının kademeli olarak toplumun tüm kesimlerine uygulanması için dört aşamalı bir plan ortaya konuldu. İlk aşamada sağlık çalışanları, daha sonra 65 yaş üstü vatandaşların yanı sıra yaşlı ve engellilerle bakımevlerinde kalanlar gibi kalabalık yerlerde yaşayan kişiler aşılanacak.

Aşı, ikinci aşamada kamu hizmetlerinin işleyişi için elzem sektörlerde ve yüksek riskli ortamlarda bulunan, kritik işlerde çalışan kişiler ile 50 yaş ve üzeri en az bir kronik hastalığı bulunanlara uygulanacak.

Üçüncü aşamada, 50 yaş altı en az bir kronik hastalığı bulunanlar, genç yetişkinler ve yüksek riskli grupta yer almayan sektör ve mesleklerde çalışanlar aşı olacak.

Dördüncü ve son aşamada ise ilk üç grubun dışında kalan tüm bireyler aşılanacak.

Aşılama randevu ile yapılacak

Aşılama işlemleri randevu sistemi ile ilerleyecek. Vatandaşlar, öncelik durumlarına göre kendilerine ulaşan bildirimlerin ardından Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) vasıtasıyla aile hekimleri ya da hastanelerden randevu alacak. Türkiye’deki aşı uygulamaları başta Aile Sağlık Merkezleri (ASM) olmak üzere kamu ve özel tüm hastanelerde yapılabilecek. 

Sinovac aşısının özellikleri

Çinli ilaç şirketi Sinovac ve Brezilya’daki Butantan Enstitüsü’nün geliştirdiği KoronaVac aşısı bir inaktif aşı, yani etkisizleştirilmiş virüsün vücuda enjekte edilmesiyle sonuç alınıyor. Zayıf bir virüs verilerek vücudun bu virüse karşı bağışıklık kazanması sağlanıyor. Sinovac’ın piyasada grip aşısı da dahil beş farklı aşısı bulunuyor. Klinik çalışmalarına Mayıs 2020’de geçilen aşının inaktif aşı olması, saklama ve lojistik açısından avantaj getiriyor. Bu sayede aşılar, normal buzdolabı sıcaklığında saklanabiliyor. Ancak etkisizleştirilmiş virüs kullanıldığı için virüsün çoğaltılmasında canlı hücrelere ihtiyaç duyuluyor. Bu da aşının Moderna ve BioNTech kadar üretim kapasitesi olmayacağı anlamına geliyor. 

Aşının klinik çalışmalarına hangi ülkeler katıldı?

KoronaVac için üçüncü faz klinik deneyler birkaç ülkede devam ediyor. Üçüncü faz deneyler temmuz ayında Brezilya’da dokuz bin gönüllü sağlık çalışanı ile başlatıldı. Ağustos ayında Bangladeş’te dört bin 200, Şili’de üç bin ve Endonezya’da ise bin 600 gönüllüye kademeli olarak uygulanmaya başladı. Ekim ayında ise Suudi Arabistan bu çalışmaya yedi bin gönüllü sağlık çalışanını dahil ederek katıldı. Türkiye’nin yanı sıra Brezilya, Şili, Endonezya ve Filipinler bu aşıdan sipariş etti. Türkiye’nin bu aşıya ne kadar para ödediği henüz açıklanmadı.

Sinovac aşısının faz 3 ara dönem sonuçları ilk olarak Türkiye’de açıklandı

Türkiye’deki faz 3 klinik deneyleri 14 Eylül 2020 tarihinde başlatıldı. Klinik çalışmalarda ortaya konan plana göre 12 bin 450 gönüllüye ulaşılarak bu kişilerin üçte birine boş aşı (plasebo), üçte ikisine ise gerçek aşı yapılacaktı. Sonraki süreçte ise koronavirüse yakalanan 40 kişi üzerinden veri analizi yapılması hedefleniyordu. Ancak Sağlık Bakanlığı’nın talebiyle kod kırıldı ve faz 3 çalışmasının ara sonuçları 24 Aralık 2020 tarihindeki Bilim Kurulu toplantısının ardından kamuoyu ile paylaşıldı. Klinik çalışmaların başındaki isim ve Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serhat Ünal, aşının yüzde 91,25 koruyuculuğa sahip olduğunu açıklarken bunun erken sonuç olduğunu ve ilerleyen süreçte bu yüzdenin artmasını beklediklerini söyledi.

“Aşının Türkiye’de kullanılması için aşının etkinlik ve güvenilirliğinden emin olduk”

Bu veriler ilk başta planlanan 12 bin 450 kişi yerine yedi bin 351 kişi, 40 koronavirüs hastası yerine ise 29 koronavirüs hastası üzerinden hesaplandı. Bu kişilere toplam 10 bin 828 doz uygulandı. Dört bin 759 gönüllü aşı kolunda (yüzde 64) iki bin 612 kişi (yüzde 35) de plasebo (boş aşı) kolunda yer aldı. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca bu verilerin açıklanmasıyla birlikte “Aşının Türkiye’de kullanılması için aşının etkinlik ve güvenilirliğinden emin olduk” diye konuştu. 

Diğer ülkelerdeki sonuçlar

Sonraki süreçte iki farklı ülkedeki sonuçlar da açıklandı. Endonezya’da bin 620 gönüllü ile tamamlanan çalışmaların ara dönem sonucuna göre aşının etkinliğinin yüzde 65 olduğu duyuruldu. 12 bin 400 ile en yüksek gönüllü sayısına ulaşan Brezilya’dan ise aşının etkinliğine dair iki açıklama geldi. Aşının üretiminde de rol oynayan Butantan Enstitüsü, geçen perşembe günü (7 Ocak 2021) yaptığı açıklamada, aşının virüsten kaynaklanacak ağır enfeksiyonu yüzde 100, orta ve hafif enfeksiyonları ise yüzde 78 oranında engellediğini açıkladı. Bu oran ise aşının “genel etkinlik oranı” olarak yorumlandı. Aynı enstitü dün (12 Ocak 2021) yaptığı açıklamada ise aşının Brezilya’daki faz 3 denemeleri sonucunda elde edilen genel koruma oranının yüzde 50,38 olduğunu duyurdu.

İlk iki faz sonucu kasım ayında The Lancet’te duyuruldu

Sinovac aşısının faz 3 çalışmalarının sonuçları henüz bilimsel bir dergide yayımlanmadı. Aşının güvenilirliğine ilişkin en detaylı veri ise kasım ayında tıp dergisi The Lancet’te yayımlanan bir makale ile kamuoyuyla paylaşıldı. Makale, ilk iki faz çalışmalarının sonucunda aşının yan etkilerinin oldukça düşük seviyede olduğunu, yani aşının güvenilirlik açısından sorunlu olmadığını ortaya koydu.

“Sinovac aşısı kasım sonu itibariyle Çin’de 350 bin kişiye yapıldı”

Sinovac aşısına Çin yönetimi tarafından acil kullanım onayı verildi. Aşının Türkiye’deki klinik çalışmalarında yer alan Prof. Dr. Murat Akova, 16 Aralık 2020 tarihinde katıldığı bir Medyascope yayınında Sinovac aşısının kasım sonu itibariyle Çin’de yaklaşık 350 bin gönüllüye uygulandığını söyledi. Öte yandan Çin’de yaygın kullanım için onay alan ilk aşı ise Sinopharm ilaç firmasının geliştirdiği koronavirüs aşısı oldu. Bu aşının etkinliği Birleşik Arap Emirlikleri tarafından yüzde 86 olarak açıklanırken bu ülkedeki gönüllülere uygulanmaya başladı.

Aşının siparişi ile ilgili tartışmalar: Sağlık Bakanı Fahrettin Koca aralık ayında 20 milyon doz aşının getirilmesinin muhtemel olduğunu söylemişti

Sinovac’ın geliştirdiği koronavirüs aşısının ne zaman ve kaç doz olarak Türkiye’ye geleceği de oldukça muğlak şekilde ilerliyor. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Sinovac firması ile 50 milyon doz için sözleşme imzalandığını belirtirken bakanlığın ilk açıklamalarına göre Türkiye 2020 sonuna kadar 10 milyon, 2021 yılı Şubat ayı sonuna kadar da 40 milyon doz aşı alacaktı.

Bakan Koca ise 1 Aralık 2020 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) yaptığı basın açıklamasında, “Aşılamaya, aralık ayında yoğun bir şekilde başlamak istiyoruz. Aralık ayında en az 10 milyon, ama muhtemelen 20 milyon gibi, temin etmiş olacağız. Ocak ayında 20 milyon, şubat ayında 10 milyon. Bu rakamları daha da artırma gayreti içindeyiz” diye konuşmuştu. Koca, aynı açıklamasında aşının 11 Aralık’ta sağlık çalışanlarına uygulanmaya başlayabileceğini de söylemişti. 

Bakan Koca, 9 Aralık’taki Bilim Kurulu toplantısı sonrası yaptığı basın toplantısında ise şubat ayı sonuna kadar 50 milyon doz aşının geleceğini belirterek, “Türkiye’nin ilk iki-üç ay içinde dünyanın birçok ülkesinden daha fazla aşıya sahip olduğunu sipariş veren ülkelere bakın görmüş olursunuz” demişti. Ancak aşının tedariki planlanan şekilde gerçekleşmedi ve 13 Ocak 2020 tarihi itibariyle Türkiye’nin elinde üç milyon doz aşı bulunuyor. 

İki doz arasında ne kadar süre olacak?

Sinovac aşısının klinik deneylerinde, tıpkı diğer koronavirüs aşılarında olduğu gibi iki doz, 14 günlük aralıkla yapılıyor. İlk dozdan 14 gün sonra antikor düzeyini artırmak için ikinci doz yapılıyor. Türkiye’de de birinci doz ve ikinci doz arasında iki haftalık süre olması planlanıyordu. Ancak Sağlık Bakanlığı 30 Aralık 2020 tarihindeki Bilim Kurulu toplantısının ardından yazılı bir basın açıklaması yaparak, ikinci dozun ilk dozdan 28 gün sonra yapılacağını duyurdu. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Salgının hızının yavaşlamış olması da göz önüne alınarak inaktif aşının 28 gün ara ile iki doz olarak yapılması uygun bulunmuştur.”

60 yaş üstüne aşı yapılacak mı?

Faz 3 çalışmaları 60 yaş üstü kişiler üzerinde yürütülmediği için 60 yaş üstü vatandaşların aşıyı yaptırmalarının riskli olup olmadığı da son dönemde sıkça tartışılan konulardan biri. Uzmanların bir kısmı bunun riskli olabileceğini belirtirken Bakan Fahrettin Koca, yaptığı açıklamada faz 1 ve faz 2 çalışmalarında 60 yaş üstü vatandaşlar için güvenlik testlerinin yapıldığını vurgulayarak, “Bilim Kurulumuz’da gündemdeki bir diğer konu olan 60 yaş üzeri kişilerin inaktif aşı ile aşılanması durumu da değerlendirilmiştir. Faz 3 deneylerinin 60 yaş üzeri kişilerde yürütülmediği için aşılamanın uygun olup olmayacağı ile ilgili yapılan değerlendirmede Faz 1 ve Faz 2’de 60 yaş üstü kişilerde güvenlik çalışması yapıldığı ve yeni gelen verilerin değerlendirmesi ile bu grupta da kullanılmasının önünde bir engel olmadığı anlaşılmıştır” dedi.  

Aşının getirilmesinde aracı firma tartışması

Koronavirüs aşısı tedarik edilirken üzerinde durulan bir başka konu ise “aracı firma” tartışmasıydı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Ankara Milletvekili Murat Emir, 9 Aralık’ta “Çin aşısı 10 gündür el altından AKP’li siyasilere, aile dostlarına, nüfuzlu kişilere ve tanıdıklara yapılmaya başlanmış bile” açıklamasını yaptı. Bunun üzerine Bakan Koca, “Bu kesinlikle doğru değil. Biz anlaşmamızı doğrudan Sinovac’ın kendisiyle yaptık. Devlet Malzeme Ofisi (DMO) ve Sinovac arasında herhangi bir aracı yok” cevabını verdi.

30 Aralık günü ise Türkiye’ye gelen ilk aşılar Çin’in başkenti Pekin’de gümrükteyken görüntülendi ve aşıların üzerinde ithalatçı firma olarak Keymen İlaç’ın isminin yazdığı ortaya çıktı.

Bunun üzerine Koca yazılı bir açıklama yaparak Keymen İlaç’ın yedi senedir Sinovac’ın distribütörü olduğunu ve anlaşmanın idari ve mali tüm koşullarının bu firmadan bağımsız olarak, ana üretici ile yapılan görüşmelerde belirlendiğini belirtti: “BioNTech ve Oxford aşısı dahil olmak üzere tüm aşı üreticileri ile devlet olarak bizzat aracısız görüştük. Devletimiz adına Devlet Malzeme Ofisimiz, Sinovac firması ile görüşmüş ve Türkiye’deki temsilcileri olan Keymen İlaç A.Ş. ile de lojistik süreci takip etmiştir. Sinovac firmasının Türkiye’deki tek yetkili distribütörü Keymen İlaç A.Ş. firmasıdır. Üstelik yedi yıldır bu durum böyledir. Sinovac firması iki şirketin bilgilerini verdikten sonra mektubunda şöyle söylemektedir: ‘Keymen Türkiye ve Azerbaycan’da tek yetkili distribütörümüzdür. Kovid-19 aşısına yönelik tüm görüşmeleri Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Azerbaycan Cumhuriyeti Sağlık Bakanlıkları ile Sinovac doğrudan müzakere ederek yürütmektedir. Keymen Sinovac’ı, DMO da Türkiye’yi temsil etmektedir.”

Aşının ücreti

Aşının maliyeti ve ne kadara ithal edildiği de en çok tartışılan konulardan biri. Bakan Koca, bu aşının maliyetinin yüksek olmadığını belirtirken 50 milyon doz için ne kadar para ödendiği henüz açıklanmadı. Öte yandan 26 Kasım’da yapılan yapılan Bilim Kurulu toplantısının ardından düzenlediği basın toplantısında aşı olacak yurttaşlardan herhangi bir ücret alınmayacağını açıklayan Koca, konuyla ilgili şunları söyledi: “Aşıyla ilgili genel yaklaşımımız şu: Bilim Kurulu’muz aşının kimlere öncelikli olarak yapılması gerektiği üzerinde çalışıyor. Dolayısıyla biz bu konudaki stratejimizi zaten netleştirmiş olacağız. Özellikle sağlık çalışanlarımızdan başlamak üzere riskli gruplar ve enfeksiyonu yayma potansiyeli yüksek olan kesimler, şoförler, berberler, kuaförler gibi hizmet sektörü de yer yer devrede olacak. Dolayısıyla bunun bir sınıflandırması yapılacak. Bu aşıyı yaparken biz vatandaşımızdan herhangi bir ücret asla almayacağız.”

Cevap bekleyen sorular

Türkiye’de koronavirüs aşılarının uygulanmaya başlaması için son aşamaya gelinse de çok sayıda soru hâlâ yanıt arıyor. Türkiye’nin en çok eleştirildiği konulardan biri tek aşıya yatırım yapmasıydı. Buna karşın Fahrettin Koca, 24 Aralık’ta yaptığı açıklamada mart sonuna kadar dört buçuk milyon doz, ocak ayında ise bir milyon doz Pfizer aşısı geleceğini duyurmuştu. Bu aşıların geliş takvimine ilişkin yeni bir açıklama yapılmadı. Bunun yanında Çin’den sipariş edilen diğer 47 milyon dozun ne zaman geleceği de henüz netleşmedi. Türkiye’nin kitlesel bağışıklığa ulaşması için en az 100 milyon doz aşı yapılması gerektiği belirtilirken kalan aşıların nasıl bir takvimle Türkiye’ye getirileceği de meçhul. En önemlisi ise, Sinovac aşısının faz 3 sonuçları hâlâ açıklanmadı. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print
  • Medyascope
  • Medyascope Plus