Cumartesi Anneleri 827. haftada gözaltında kaybedilen Ebubekir Deniz ve Serdar Tanış için adalet istedi – Ebubekir Deniz’in kızı Ceylan Deniz, “Babalarımızın yaşam hakkı elinden alındı”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Cumartesi Anneleri, Galatasaray Meydanı’nın yasaklanmasının 128. haftasında, koronavirüs salgını nedeniyle sosyal medya hesabından açıklama yaptı. 827. haftanın moderatörlüğünü gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun’un kızı Besna Tosun üstlenirken açıklamayı, Cumartesi İnsanı Hülya Demir Duru okudu. Açıklamada, 2001 yılında Şırnak Silopi’de gözaltında kaybedilen Ebubekir Deniz ve Serdar Tanış için adalet istendi. 

Gözaltında kaybedilen Serdar Tanış’ın babası Şuayip Tanış, “Serdar Tanış, Silopi HADEP ilçe başkanıydı. Yaşadığımız sürece, kanımızın son damlasına kadar, sağ oldukça kemiklerine yahut mezarına ulaşıncaya kadar vazgeçmeyeceğiz. Söyleyecek çok şey var, saatlerce anlatsak bitmez. Davacıyız, vazgeçmiyoruz. Kanımızın son damlasına kadar canımız sağ oldukça bu davayı sürdüreceğiz. Olayın faili bellidir. Birinci derece sorumlu olan Jandarma Alay Komutanı Levent Ersöz’dür” dedi. 

Serdar Tanış’ın annesi Rabia Tanış da “20 yıldır oğlum kayıp, haber alamıyorum” diye konuştu.

“Tam 20 yıldır babamın geleceği günü bekliyorum”

Gözaltında kaybedilen Ebubekir Deniz’in kızı Ceylan Deniz, yaşadıklarını şöyle anlattı: “Herkesin yaşam hakkı vardır, bu bizim babalarımızdan alındı. Babalarımızın ne taziyesi kuruldu ne de bir mezarı var. Bir mezar taşından bile mahrumuz. Tam 20 yıldır babamın geleceği günü bekliyorum. Kaç yıl geçerse geçsin babamızı aramaktan, faillerin yargılanmasından vazgeçmeyeceğiz.” 

Bu haftanın açıklamasını okuyan Cumartesi İnsanı Hülya Demir Duru, “Türkiye, hiçbir zaman hukuk devleti olmamıştı. Ancak denge ve denetimden tümden uzaklaşmış yeni hükümet sistemi ile hukukun tamamen dışına çıktı. Hukukun üstünlüğüne, demokratik hesap verebilirliliğe ve adalete kapalı bu sistemde bireyin temel hak ve özgürlükleri korumasız kaldı. Şiddet ve yaygın hak ihlalleri yoluyla varlığını sürdüren siyasi rejim, hakikat ve adalet talebimizi varlığına bir tehdit olarak gördü ve karşılıksız bıraktı” dedi. 

Silopi Jandarma Komutanlığı yetkililerinin beş gün boyunca Tanış ve Deniz’i görmediklerini söylediklerini dile getiren Duru, hukuki sürece ilişkin şu bilgileri paylaştı: “Dosya etkin bir soruşturma yürütülmeden 2015 yılında takipsizlik kararı ile kapatıldı. Takipsizlik kararına yapılan itiraz ise Cizre Sulh Ceza Mahkemesi tarafından reddedildi. Bunun üzerine aileler 17 Ağustos 2015 tarihinde Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Anayasa Mahkemesi, 18 Temmuz 2019 tarihinde başvuruyu süre aşımı gerekçesiyle reddetti. Oysa 2001 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşınan davada mahkeme, ‘Yerel mahkemeler tarafından ayrıntılı bir adli inceleme veya bağımsız bir soruşturma gerçekleştirilmemiş olmasını üzüntü ile karşılamaktayız’ diyerek Tanış ve Deniz’in kaybedilmesinden devletin sorumlu olduğu sonucuna varmış ve Türkiye’yi oybirliği ile mahkûm etmişti.” 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus