Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi Keyfi Tutukluluk Çalışma Grubu, 15 Temmuz darbe girişiminde yer alan askeri okul öğrencisine dair başvuruya yanıt verdi: “Tutukluluk keyfi, öğrenci serbest bırakılmalı”

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Avukat Sumru Aktaş’ın, Hava Harp Okulu öğrencisi iken 15 Temmuz 2016 darbe girişiminde tutuklanan ve hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen müvekkili için başvurduğu Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi Keyfi Tutukluluk Çalışma Grubu, “tutukluluğun keyfi olduğu” kararını vererek öğrencinin serbest bırakılması gerektiğini söyledi.

Avukat Sumru Aktaş, Hava Harp Okulu son sınıf öğrencisi Ahmet Dinçer Sakaoğlu’nun yargılama sürecini, BM İnsan Hakları Konseyi Keyfi Tutukluluk Çalışma Grubu’na başvurudaki iddialarını, kendilerine ulaşan kararı Medyascope’a anlattı.

“2015’ten bu yana Silivri Cezaevi’nde”

Müvekkilinizin yargılanma süreci hakkında bilgi verir misiniz?

Ahmet Dinçer Sakaoğlu (21), Hava Harp Okulu son sınıf öğrencisiydi, mezuniyetine 40-45 gün kalmıştı. 16 Temmuz 2016’da gözaltına alındı, 19 Temmuz’a dek gözaltında tutuldu. Bu sırada gözaltında yararlanması gereken haklardan yararlanamadı. Ailesi de bu üç gün boyunca kendisinden haber alamadı. 94 kişi, 19 Temmuz 2016’da Sulh Ceza Hakimliği’ne çıkarılıp tutuklandı. O günden beri Silivri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda. 19 Ocak 2018’de İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi, “Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçlamasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesine, “FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği” suçlamasından ise ceza verilmesine yer olmadığına karar verdi.

Gerekçeli kararda “Digitürk işgaline bilerek isteyerek iştirak ettiği” yazıyor ancak bireysel, çağrıldığı yere gitmek dışında eylem sunulmamış. Komutanın WhatsApp grubuna attığı “Gelin” mesajına da “Gelmesem olmaz mı?” demiş. Komutanı da “Bir şekilde gel” yanıtı vermiş. 40 gün sonra mezun olacak bir öğrencinin “Gelmiyorum” deme imkanı var mı? “Darbe yapmaya gidiyoruz” dememişler, “Terör saldırısına engel olmaya gidiyoruz” demişler. Aksini söyleyen bir tanık da yok.

Mahkemenin kararına itiraz edildi, istinaf kararı onayladı, dosya Yargıtay’da.

“Süreç daha hızlı işlediği için BM’ye başvurduk”

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi Keyfi Tutukluluk Çalışma Grubu’na başvuru gerekçenizi, iddialarını anlatır mısınız?

Müvekkilim, hakkındaki ihlali kısa sürede tespit ettirmek istediği için Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi Keyfi Tutukluluk Çalışma Grubu’na başvurduk. Anayasa Mahkemesi (AYM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) süreci daha uzun sürüyor. AİHM ayrıca maddi tazminata da hükmediyor, BM’nin Çalışma Grubu ise tutukluluğun keyfi olup olmadığına dair tespit yapıp, maddi olarak kayıplarının tazmin edilmesini söylüyor ancak bir miktar belirtmiyor. Müvekkilim, tazminat isteği olmadığını sadece özgürlüğünü istediğini belirtince daha hızlı olacağı için BM’yi tercih ettik. Şubat 2019’da Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi Keyfi Tutukluluk Çalışma Grubu’na başvurduk.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi Keyfi Tutukluluk Çalışma Grubu’nun kendi yönergesi var. Tutukluluğun keyfi olup olmadığını beş kategori altında inceliyor. Biz, bu beş kategoriden üçü hakkında iddialarımızı ilettik.

İlki “Tutuklamanın hukuki temelinin bulunmaması” ile ilgiliydi. Uzun gözaltı süresi, ailenin haberdar edilmemesi gibi alt başlıklarla bu iddiamızı belirttik.

İkincisi “Adil yargılanma güvencelerinden yararlandırılmama” ile ilgiliydi. Burada haklarında yapılan haberlerle masumiyet karinesinin ihlal edildiğini, sağlıksız bir yargılama yapıldığını iddia ettik.

Üçüncüsü de tutuklamanın ayrımcılık temelli olduğuna dairdi. Erler ile ilgili benzer dosyada komutanlarının emirlerini uyguladıkları, rütbeleri ve yaşlarının darbe olduğunu anlamaya yetmeyeceği yönündeki kararı sunarak aynı statüde, zincirin en alt halkasında olan askeri okul öğrencilerinin ceza almasının ayrımcılık olduğunu belirttik.

“BM ‘tutukluluk keyfi’ dedi”

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi Keyfi Tutukluluk Çalışma Grubu’nun kararı size ne zaman ulaştı, karar ne yönde oldu?

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi Keyfi Tutukluluk Çalışma Grubu kararı 18 Şubat 2021’de bize ulaştı. Kararı kendi formatlarına göre düzenlenmiş hali yakında sitelerinde yayımlanacak ancak karar uygulansın ve mağduriyet artmasın diye hükümete ve avukatlara gönderiyorlar.

Çalışma Grubu, üç başlıktaki iddialarımızı kabul ederek tutukluluğun keyfi olduğuna karar verdi. Mağduriyetin giderilmesinin yolunun müvekkilin en kısa zamanda serbest bırakılması olduğunu, koronavirüs koşullarında daha da erken eyleme geçilmesi gerektiğini, zararların tazmin edilmesi ve mağduriyete yol açan memurlara karşı gerekli işlemler yapılması için de Türkiye Cumhuriyeti hükümetinden rapor vermesi bekleniyor.

Bu kararın bağlayıcılığı nedir?

Kararda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nde yer alan hakların ihlal edildiği belirtiliyor. Bu sözleşmelere imza atarak sözleşme hükümlerine uyacağımızı belirtmişiz. Anayasa’nın 90. maddesi de insan haklarına ilişkin konularda sözleşmeler ve kanunlar çeliştiğinde sözleşmeye üstünlük veriyor. Dolayısıyla bu anlamda karar bağlayıcıdır. Öte yandan hükümet, Çalışma Grubu’nun istediği yanıtlara dair savunma göstermiş, bu da bu kurumu kabul ettiğini gösteriyor.

Şimdi hangi adımın atılmasını bekliyorsunuz?

Yargıtay süreci bir yıldan fazla süredir devam ediyor. Tahliye konusunda yetkili olan Yargıtay. Biz kararı Yargıtay’a göndereceğiz ancak Çalışma Grubu’nun istediği gibi hükümetin de ihlalin düzeltilmesi için kararı Yargıtay’a göndermesi, sonucu takip etmesi ve Çalışma Grubu’na ihlali düzelttiğini bildirmesi gerekiyor.

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus