10 Ekim Ankara Garı katliamının firari sanıkları için açılan dava ertelendi: Saldırıda oğlunu kaybeden babanın duruşmada “Adalet istiyoruz” demesi üzerine mahkeme heyeti salonu terk etti

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Ankara-Ulus’ta, 10 Ekim 2015 tarihinde Ankara Garı önündeki bombalı saldırının firari sanıkları için açılan davanın dokuzuncu duruşması bugün (10 Mart) yapıldı. Duruşmada gergin anlar yaşandı.  Katliamda oğlunu kaybeden Kemal Kılıç’ın “Adalet istiyoruz” demesi üzerine mahkeme heyeti, Kılıç’ın duruşma salonundan çıkarılmasını istedi. Aileler, Kılıç’ın mahkemeden çıkarılmasına itiraz edince heyet salonu terk etti. Duruşmanın 19 Mart 2021 tarihine ertelenmesine karar verildi.

Ankara-Ulus’ta, 10 Ekim 2015 tarihindeki Emek, Barış ve Demokrasi Mitingi’ne yapılan bombalı saldırı sonucu 103 insan hayatını kaybederken yüzlerce kişi yaralanmıştı. Ana davada sanıklar için farklı cezalar verilirken, firari sanıklar için yeni dava açıldı. Firari 17 sanık hakkında açılan davanın dokuzuncu duruşması ise bugün (10 Mart) yapıldı.

Duruşmaya, 10 Ekim 2015’teki mitingin düzenleyicilerinden Türk Tabipleri Birliği, (TTB) Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu, (KESK) ve Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK) yanı sıra Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, Mahmut Tanal, Orhan Sarıbal, Ali Şeker ve Ali Haydar Hakverdi, Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri Filiz Kerestecioğlu, Ali Kenanoğlu, Kemal Peköz, Türkiye İşçi Partisi (TİP) Milletvekili Erkan Baş ve bağımsız İstanbul Milletvekili Ahmet Şık da katıldı. 

Tanık Büşra Şahin: “Sanıkların hiçbirini tanımıyorum, 2014 yılında zorla Suriye’ye götürüldüm”

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tamamen dolu bir salonda yapılan duruşmaya, dava açıldıktan sonra tutuklanan ve davadaki tek tutuklu sanık olan Erman Ekinci, duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. İlk olarak bombalı saldırının düzenleyicilerinden olduğu iddia edilen firari sanıklardan Muhammed Zana Alkan‘ın dini nikahlı eşi Büşra Şahin‘in, firari sanıklarla ilişkisi hakkında tanık sıfatıyla ifadesi alındı. Şahin, diğer sanıkları tanımadığını ve katliama ilişkin bilgisi olmadığını iddia etti. Tanık Büşra Şahin, yaşadıklarını şöyle anlattı: 

“Sanıklarını tanımıyorum. Sadece Muhammed Zana Alkan’ı tanıyorum. 2014 yılında Mustafa Deniz Şahin eşimdi. Beni zorla Suriye’ye götürdü. Eşim orada ölünce, eniştem beni Mustafa Muhammed Zana ile evlendirdi. Zorla evlendirildim, bir yıl sonra zaten eşim öldü. Üç sene sonra ablam da orada vefat etti. Yanımda biri benim üçü ablamın dört çocukla oradan kaçtım. 2015’in ocak ayında eşim öldü, ben de Mustafa Zana Alkan ile evlendim, o da 2017’de öldürüldü. 2019 Şubat ayında buraya geldim.”

Davada tutuklu bulunan tek sanık Erman Ekinci’yi hiç görmediğini ve tanımadığını belirten Şahin, “Suriye’de Türkiye’den gelen başka biriyle tanışmadım. Suriye’de önce El-Bab sonra Tabka’ya geçtim. Bir kaçakçıyla Irak’a geçtim, pasaportum yoktu. Oradan da Türk Konsolosluğu aracılığıyla Habur’dan Türkiye’ye geldim. Sonra da Şırnak’tan uçakla Ankara’ya geldim. İlk eşim Mustafa Deniz Şahin, beni önce Kobani’ye götürdü, o orada öldü. Sonraki eşim Mustafa Zana Alkan da Tabka’da öldü. Ablam da hastalıktan öldü. Telefon ile buradaki ailemi aradım iyi olduğumu söyledim” diye konuştu.

“Adalet istiyoruz” diyen müşteki Kemal Kılıç’ın duruşmadan çıkartılması istendi, mahkeme heyeti salonu terk etti

10 Ekim Katliamı Avukat Komisyonu’dan Av. Senem Doğanoğlu’nun tanık Büşra Şahin’e soru sorması üzerine Büşra Şahin dinlenirken, sanık müdafii müdahale etti ve tanığın sorulara cevap vermemesi gerektiğini söyledi. Bu müdahaleye karşı salondan tepkiler yükselirken katliamda oğlunu kaybeden müşteki Kemal Kılıç, “Adalet istiyoruz” diyerek tepki gösterdi. Diğer ailelerin de tepki göstermesi üzerine mahkeme başkanı, Kemal Kılıç’ın salondan çıkarılmasını istedi. Ancak aileler ve milletvekilleri Kılıç’ın dışarı çıkarılmasını önledi. Bunun üzerine mahkeme heyeti duruşma salonunu terk etti. 

“Böyle bir talebi kabul edemeyiz”

Mahkeme heyeti, davanın müdahil avukatları ile görüştükten sonra müdahil avukat Murat Kemal Gündüz, mahkeme başkanının Kemal Kılıç’ı duruşma salonunda çıkarma ısrarını sürdürdüğünü belirtti. Gündüz, böyle bir talebi kabul etmeyeceklerini başkana ilettiklerini söyledi. 

“Bağıran kişi adalet istedi, size dönük bir hakaret etmedi”

Yaklaşık 45 dakikalık aranın ardından duruşma salonuna polisler kalkanlarıyla girdi. Bunun ardından duruşma salonuna dönen mahkeme heyeti, duruşmadaki son sözü aynı zamanda müdahil avukat olan CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’na verdi. Tanrıkulu, mahkeme heyetine seslenerek, “Burada adil bir yargılama ortamı yaratmak sizin göreviniz. Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşanan en büyük katliamın davası var. Bağıran kişi adalet istedi. Bu acıları anlamanız ve bu gerginliği yaratmamamız lazım. Size dönük bir hakaret etmedi. Bu gerginliğe gerek yok. Yargılama devam etmelidir, yoksa hukuka aykırılık olur. Acılı insanlarla inatlaşmak size yakışmaz” diye konuştu. Mahkeme heyeti, Kemal Kılıç’ın salonu terk etmemesi üzerine duruşmanın 19 Mart 2021’e ertelendiğini duyurdu. Kararın ardından izleyiciler sloganlar atarak mahkeme heyetine tepki gösterdi. HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu ise mahkeme heyetinin kendisine cevap vermemesi üzerine “35 yıllık avukatım, böyle bir yargılama görmedim” dedi.

“Ben 26 yaşındaki evladımı kaybetmişim, durmayacağım, mahşere kadar devam edeceğim”

Duruşmanın sona ermesinin ardından, katliamda çocuğunu kaybeden ve heyetin duruşmadan çıkarmak istediği Kemal Kılıç, “Ben 26 yaşındaki evladımı kaybetmişim. IŞİD denen yobazlar tarafından üniversite mezunu pırıl pırıl bir gencimi kaybettim. Ama IŞİD’liler bugün alkışlanıyor, ödülleniyor. Evlat acısı yaşanan babalar salon dışarısına çıkarılmak isteniyor. Bu hukuksuzluğa ve adaletsizliğe karşı isyanımdır, durmayacağım mahşere kadar devam edeceğim” dedi.

“Acıya saygı duyulmayan tutumla yeniden karşılaştık”

10 Ekim Katliamı Avukat Komisyonu ise adliye binası önünde açıklama yaptı. Müdahil avukatlarından Mehtap Sakinci Coşgun, “Sanki katliam yargılaması bugün başlamış gibi her şeyin değiştiği, acıya saygı duyulmayan tutumla yeniden karşılaştık. Duruşma salonlarında kimse seyirci değildir. Herkes 10 Ekim Katliamı’nın bileşeni olarak davayı takip etmektedir” diye konuştu. Avukat İlke Işık ise “Bugün yaşadıklarımız akıl alır şeyler değil. Bir katılan ‘Adalet istiyorum’ diye salondan çıkarılmaya çalışıldı. Hiçbir yerde bunun yeri yok. Katılan her aşamada söz söyleyebilir. Buna rağmen duruşma yapmayan bir heyet var karşımızda. 10 Ekim Ankara Katliamı’nı kimse unutmadı yeni gelen heyet de unutturamaz. ‘Adalet’ demekten asla vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

Ne olmuştu?

10 Ekim 2015 günü Ankara Ulus’taki Ankara Garı önünde Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) tarafından organize edilen ve Halkların Demokratik Partisi (HDP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Emek Partisi (EMEP), Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi ve Emekçi Hareket Partisi (EHP) gibi pek çok siyasî partinin katıldığı “Emek, Barış ve Demokrasi” mitingine düzenlenen canlı bomba saldırısı sonucunda 103 insan yaşamını yitirmiş, yüzlerce kişi ise yaralanmıştı. İki canlı bomba tarafından yapılan bu katliamı IŞİD üstlenirken saldırı kayıtlara, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kanlı saldırısı olarak geçti. 

Share on facebook
Share on twitter
Share on pocket
Share on email
Share on print

Medyascope internet sitesinde çerezlerden faydalanılmaktadır.

Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul edersiniz. Ayrıntılı bilgi için Gizlilik Politikası ve Çerez Politikası'nı inceleyebilirsiniz.

  • Medyascope
  • Medyascope Plus